Şiir Defteri

TURİZM DENİLEN DELİLİK YA DA AHLAKSIZLIK (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
07.07.2019 / 05:12
172 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Yazımın konusu kuşkusuz ki ahlaka uygun turizım(turizim, turizm) değil; sütyen-külotlu yani bikinili, mayolu yani ahlaka aykırı yani genelev utanmazlığına ya da giyecek birşey bulunmayan, çıplak ilkel çağlara özenmiş gibi görünen turizm. Açık ki ya küresel birileri ya da küresel birmerkez(bir merkez) insanlığı ve dünyayı akıldan ve ahlaktan uzaklaştırmaya; insancalığa aykırı, ilkel, barbar birinsanlık(bir insanlık), dünya yaratmaya çalışıyor ya da Gdo'nun ya da akıldışı-ahlakdışı modanın etkisi ile Mia(Maoa) geni patlama yaşıyor. İnsanları birleştiren, biraraya(bir araya getiren) üç temel şey var: 1- Zorunluluk örnek ki iş, askerlik, okul gibi., 2- Yoksulluk., 3- Ahlaksızlık. Sahipsiz yani kimsesiz açık deliliğin yani beyinin(beynin) zeka olarak tam iflas etmiş durumunun temel belirtisi şudur: Utanma tanımamak. Bu nedenle böyle deliler sokaklarda çıplak bile dolaşabilirler. Sokaklardaki bu tür deliler ya pis kokularından ya da çıplaklıklarından tanınırlar. Açık ki ya Gdo'lanmış Mia geni ya da küresel birmerkez pis kokmayan, bakımlı, zekası da sıfırlanmamış, pahalı, barbar, kibirli ve etden(etten), kendini dini inançlı ya da medeni sanan ya da özgür sanan, ya da dini inanç ile çıplaklığı-utanmazlığı-ahlaksızlığı yani din ile dine aykırılığı karışım yapmaya çalışan, 'Sana ne'ci, bana ne'ci, kime ne'ci' birrobot(bir robot) türü birdeli(bir deli) türüne çevirmeye çalışıyor gibi görünmekte insanlığı. 2002 yılında bazı turizımcılar(turizmciler) çıplaklar kampı kurulmasına izin verilmesini çünkü bunun ülkeye yani ceplerine daha çok döviz kazandıracağını söylediler. Çıplaklar kampına izin verildiğinde Türkiyeli binlerce insan çıplaklar kampına katılmak için başvurdu. Emin olun; lüks bir genelev açılacak olsa ve fahişe arasa yine binlerce kadın başvurur. Astroloji, falcılık, büyücülük, üfürükçülük gibi akıldışı, bilimdışı şeyler de binlerce müşteri bulmakta. Yani akıldışılık da, ahlakdışılık da herzaman(her zaman) müşteri bulur; bu durum akıldışı şeylere de, ahlakdışı şeylere de serbestlik verilmesini haklı da, doğru da göstermez çünkü sonuçta akıldışı şeyler ve ahlakdışı şeylerdir yani yanlış şeyler ve kötü şeylerdir yani müşterisi var diye iş yapılmaz ancak özel sektör yani kapitalistler yani nefs gerçeklere ve doğrulara bakmaz, cebine girecek paraya bakar; bu nedenle ki özel sektör ülkeler, devletler, milletler için zararlıdır, kötüdür; bu nedenle özel sektöre yardakçılık demek olan siyaset de ülkeler, devletler, toplumlar, ülkeler için yanlış, zararlı ve kötüdür. Yani kılavuzu(klavuzu) siyaset olanın da, özel sektör olanın da gideceği yer yanlış-kötülük-zarar-ilkellik-barbarlık ülkesidir. Sütyen-külot soyunmuşlar elin adamları ile birlikte aynı suya, aynı havuza girip, çıplak eğleniyorlar. Bunun adı ya deliliktir ya ahlaksızlık çünkü utanmazlık yalnızca bu ikisine aittir. Böyle birdurum(bir durum) akıl-ruh sağlığı yerinde olan insanlara da, ahlak sağlığı yerinde olan insanlara da uyar mı, uymaz; bu durum ancak fahişelik kültürüne, fahişelik dünyasına uyar çünkü onlar ortalıkta değil sütyen-külot, çırılçıplak bile gezebilirler. Akılın ya da ahlakın dışlandığı birülkede kuşkusuz ki akıldışı er de, ahlakdışı şeyler de yayılır, örnek ki uyuşturucu kullanımı da çoğalır, falcılık da çoğalır, adi suç denilen suç türü de çoğalır. Ahlakı dışlamış bir turizım yalnızca ahlakı bozmaz; teşhircilik, fetişçilik gibi ruh hastalıklarının da yayılmasına ve toplumda, ülkede egemenleşmesine neden olur. Oteller para kazanacaklar diye, turizımcılar para kazanacaklar diye, ekonomi döviz kazanacak diye ahlakın ve akıl-ruh sağlığının bozulmasına izin verilemez. Bu ülke ahlaka aykırı insanlar mutlu olsunlar diye değil; ahlaklı insanlar mutlu olsunlar diye kuruldu. Bu nedenle ki Atatürk 'Ben insanın/toplumun, ülkenin, milletin, sıporcunun, sporcunun, siporcunun ahlaklısını isterim/severim' dedi, dini tanımlayan Din hadisileri de 'Ahlak utanmaktır, din ahlaktır, ahlak yoksa din de yoktur' dedi. Bir de siyasetle, medya ile, turizmcılarla güle oynaya gittiğiniz yola bakın; ne utanmak var ne mantık. Turizım bu ise lanet olsun turizıma; ekonomi bu ise lanet olsun böyle ekonomiye; siyaset bu ise lanet olsun böyle siyasete. Turizım denizli havuzlu pavyona dönmekse; turizım denizli havuzlu geneleve dönmekse lanet olsun turizima. Bir de dinden imandan, Türklükten, vatandan milletten söz ediyorlar ya, ona üzülüyorum; ya böyle vatan, millet, din iman, Türklük mü olur? Böyle devlet mi olur? Kurtuluş savaşı akıldışılık ve ahlakdışılık mutlu olsun diye yapılmadı; Türkiye akıldışılık ve ahlakdışılık mutlu olsun diye kurulmadı; Türkiye siyasetçiler iktidar olsun, tüccarlar, şirketler ticaret yapsın, para kazansın diye kurulmadı; Türkiye bilim ve ahlak içinde yaşamak kuruldu. Türkiye akıldışılık, ahlakdışılık ve ticaret ülkesi değil bilim ve ahlak ülkesidir. Atatürk yalnızca 'Türkiye şeyhler, müridler ülkesi değil' demedi, 'Türkiye ahlaksızlar ülkesi değil' de dedi çünkü Atatürk'ün 'Ben sıporcunun ahlaklısını severim' sözünün anlamı budur, yoksa 'Yalnızca sıporcular ahlaklı olacak, gerisi ahlaklı olmayacak' değil. Siyasetçiler ve özel sektör Türkiye'yi ellerine geçirmişler; biri çalıyor, biri oynuyor, ve üstelik de ne akıl mantık tanıyorlar ne ahlak çünkü siyasi iktidarlar izin vermeseler ülkede ahlakdışılığın a'sı bile olmaz oysa üstelik de bir de dinden imandan söz eden Akp iktidarı pılajlarda ahlaka aykırılığı yasaklamadığı gibi zinayı ve eşcinsel evliliği bile serbest bıraktı; neymiş, Avrupa birliği'ne girmek için imzalanan, Ergenekon kumpası benzeri şey İstanbul sözleşmesi öyle istiyormuş, ben olsam yırtar atarım o sözleşmeyi çünkü Türk milletine, Türkiye'ye kimse akıldışılık ve ahlakdışılık dayatamaz, Türkiye bilim ve ahlak içinde bağımsız ve özgür devlettir; siyaset ve özel sektör içinde değil. Çağımızda Türkiye'nin ve insanlığın en zararlı iki büyük düşmanı var: Moda ve turizım. Türkiye siyasette, özel sektörde ve Avrupa birliği'nde değil bilimde ve ahlakta birleşmelidir; bilimde ve ahlakta var olmalıdır. Türkiye ne ticarethanedir ne batakhane; Türkiye bilim ve ahlak ülkesidir. Yanıltılmış ya da mantıksız-tutarsız kitlelerden alınan oylar da demokrasiye de, millet iradesine de dahil değildir. Açık ki Türkiye'ye bilim ve ahlak üzerine siyasi partiler, ve bilimsel ve ahlakçı devlet ekonomisi gereklidir. Türk milletinin hayatı ve varlığı cehalet ve nefs içinde olan siyasetçilere de, cehalet ve nefs içindeki özel sektöre de, cehalet ve nefs içindeki gençliğe de, cehalet ve nefs içindeki öğretmenlere de emanet edilemez; Türkiye yalnızca bilime, ahlaka ve Türkçeye emanettir; yeni nesil öğretmenlerin ya da siyasetçilerin ya da özel sektörün değil bilimin, ahlakın ve Türkçenin yapıtı(eseri) olacaktır. Türkiye bilim, ahlak ve Türkçe ile yeni birçağa(bir çağa) başlamalı ve dünyayı da yeni birçağa başlatmalıdır artık çünkü bu ülkede bunu yapacak bilim, ahlak, dil ve güç var, yeter ki siyaset ve özel sektör gölge etmesin. Bencillik, sorumsuzluk, yozluk, bilimdışılık içindeki birözel(bir özel) sektörle övünmek akıldışılıkla övünmektir; bikini, mayo içindeki bir turizım ile övünmek ahlaksızlıkla övünmektir; bencillik, sorumsuzluk, yozluk, bilimdışılık içindeki birözel(bir özel) sektörü başarı saymak akıldışılığı başarı saymaktır, öyle ise bu okullar, üniversiteler niye; bikini, mayo içindeki birturizımı başarı saymak ahlaksızlığı başarı saymaktır, öyle ise bu mabedler, okullarda din dersileri(dersleri), imamhatipler, ilahiyatlar, Diyanet niye? Kurtuluş savaşı savaşa katılan insanlar torunları özel sektöre köle olsun diye Kurtuluş savalı'na katılmadı; Kurtuluş savaşı'nı yapan o insanlar bu vatanın, bu ülkenin pılajları sütyen-külot çıplak, sokakları mini şortlu-mini etekli-daracık pantolonlu-dekolteli-ahlak tanımaz insanlar dolsun diye Kurtuluş savaşı'nı yapmadı. Siyaset de, özel sektör de, turizım da kendinizegelin(kendinize) artık yoksa hak edeceğiniz şey Sodom'a, Gomora'ya, Pompei'ye okunan belalar olacaktır. Ya bir de utanmadan Türklükten, dinden imandan söz ediyorlar. Ahlak ve utanmak kardeştir zaten. Biri olmayınca öteki de olmaz. Birşeyden anladığınız yok, heryeri elgeçirmişsiniz(ele geçirmişsiniz). Türkiye'yi bilim, ahlak ve Türkçe ile var etmek yerine Nato'ya, Avrupa birliği'ne, Arab birliği'ne, orayaburaya götürmeyi halt sanıyorsunuz çünkü Türkiye'yi bilim, ahlak ve Türkçe ile var edecel kapasiteniz yok. Kiminiz, halk oy vermiş, başa gelmiş; kiminiz babasından, dedesinden kalmış fabrikatör olmuş. Siyaset, özel sektör ve ahlaka aykırı turizım yasaklansın; Türkiye'yi bilim, ahlak, Türkçe, düşünürler(filozoflar), alimler, alimeler, bilgeler yönetsin. Ülkede 200 üniversite var, yüzlerce fahişe var, yüzlerce dansöz var, milyonlarca bikinili, mayolu yani sütyenli-külotlu çıplak var, milyonlarca patron var, iki alim yok. Bu musunuz siz ya, sizin başarı anlayışınız bu mu? Turizım diye sütyenli-külotlu çıplaklar, ahlaka aykırılıklar gelsin diye bekliyorsunuz. Şunu da anlayın artık: Başarısız olan şey devlet değil, devlet ekonomisi değil, devletçilik değil; devleti yöneten ve cehalet, nefs içinde olan siyasetçiler. Bakın Türkiye'de son on yılda kaç bin tane şirket batdı ancak Türkiye devleti ayakda, demek ki başarısız olan gerçekte devlet değil, özel sektör yani özel sektörü baştaçı etmek demek ki yalnızca sömürüyü, sömürülmeyi değil başarısızlığı da baştaçı etmektir ki bu durumda da tuhaf birülke(bir ülke), tuhaf birdemokrasi(demokrasi) ve tuhaf birmillet(bir millet) olunur. Avrupa birliği sözleşmeleri yırtılıp atılsın, ve Türkiye bilim, ahlak ve Türkçe ile hem kendi içine dönsün hem de dünyaya bilimin, ahlakın ve Türkçenin eşsiz önder ışığını yaysın. Ne mutlu bilime, ahlaka ve Türkçeye! Kurtuluş savaşı'na, şehidlere saygı duyuyorsanız Türkiye'de ahlaka aykırılığı yasaklayın çünkü ahlaka aykırılık şehidliğe de, dine de aykırıdır. Yani hem perhiz hem turşu olmaz; şehidten(şehidden), şehidlikten söz edeceksen, ahlaktan da söz etmen, ahlakı da koruman gerekir yani biryandan 'Şehidler ölmez' diye bağırmak, biryandan 'Yaşasın bikinili, mayolu turizım' diye bağırmak din açısından da, ahlak açısından da, akıl-ruh sağlığı açısından da yanlış olur yani ya şehidlerin ve ahlakın yanında olun ya çıplakların ve ahlaksızlığın yani Ramazan ayı'nda diniman(din iman) kaygısı, yaz zamanında çıplak turist kaygısı, seçim zamanı oy kaygısı olmayın. Dövizin yoksa üret, sat, çalış, kazan; ülkene çıplakları davet edip onlardan almayakalkma(almaya kalkma). Yaptığın iş de, evine götüreceğin ekmek de ahlaka uygun, ahlaklı yoldan olsun. Açık ki kültür, medenilik, insanlık, konukseverlik türü olarak başlatılan, başlayan turizım çağımızda genelev kültürünün, utanmazlığın, ahlaka aykırılığın ya da ilkel kavim kültürünün eline ya da egemenliğine geçmiş durumda görünmekte gibi durum içinde görünmekte. Necdet Gürçiftçi Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 7.7.19/05.11
Düzenleme: 07.07.2019 / 05:27
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • gokhankaraduman
  • Gençyazar
  • yarıncokuzak
  • Yaş32
  • sarıkanarya907
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir