Şiir Defteri

TUĞÇE KAZAZ'DA MANTIĞIN MANTIKSIZ HALİ SAVIM (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
11.01.2020 / 01:15
239 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Mutlu olmak için, Atatürk düşmanlığı da işe yarar ancak akıl-ruh sağlığına ve kişiliğe büyük bir zarar verir tıpkı uyuşturucu gibi. Herşeyden önce gerçek ki farkında olunsa da, farkında olunmasa da, Atatürk düşmanlığı Türkiye aleyhine ajanlıktır, cehalettir, akıldışılıktır, bilimdışılıktır, mantıksızlıktır, dinden anlamamaktır, ve akıl-ruh sağlığına aykırılıktır. Bu nedenle Atatürk düşmanlığı anayasada 'Türkiye aleyhine ajanlık' eylemi, Türk ceza kanunu'nda da 'Türkiye aleyhine ajanlık' suçu olarak yer almalıdır ki Türkiye'de demokrasinin ve bilimselliğin gelişmesi için de bu zorunludur. Yanlış yolda olmasının nedeni olarak Atatürkçü düzeni gösteren Tuğçe Kazaz görülmekte ki Akp'ci olmasına karşın da henüz doğru yolu bulamamış durumda çünkü Atatürk'e iftira atmakla uğraşmakta ki iftira hem dine aykırıdır hem de akıl-ruh sağlığına. Bir ara türban takmıştı, şimdi onu da çıkarmış. Yoksa bu durumu Türkiye aleyhine ajanlığın ya da toplumu tahrik etmeye çalışmanın kasıtlı ve örgütlü bir hali mi? Çünkü yaptığı tek şey ısrarla, sürekli olarak ve kasıtlı olarak Atatürk'e saldırmak, Atatürk'ü kötülemeye çalışmak. Tuğçe Kazaz Atatürk yüzünden yanlış bir hayatı seçtiğini söylüyor yani ahlakdışı mankenlik halini. Peki Tuğçe Kazaz; İslam'ın peygamberi heryere deve ile gidiyordu diye heryere deve ile mi gidiyor; 'Sizden biriniz ayak yoluna gittiği zaman, üç taş götürsün, şüphesiz bu ona yeter' hadisine uyup üç taş ile mi taharetleniyor? İslam'ın peygamberi kabak yemeğini çok seviyordu diye kabak yemeğini çok mu seviyor; üzüm hoşafını çok seviyordu diye üzüm hoşafını çok mu seviyor? Peki Tuğçe Kazaz dini tanımlayan, 'Din ilimdir(bilimdir) ve ahlaktır' diyen Din hadisileri 1400 yıldır varken neden Din hadisileri'ne uymamış; Allah ve Kuran varken neden laik düzene uymuş? Tuğçe Kazaz yozu yine Atatürk konusunda cehalet saçmalığı üretmiş. Demiş ki 'Atatürk dini unutturmak ve Kemalizm'i ortaya çıkarmak için kendisini mitolojik bir öğeymiş gibi gösterdi ve dinsizliği getirdi. Kemalizm bir dindir, Atatürk Osmanlı döneminde saltanatı dini yok etmek için kaldırmak istedi. Kemalizm ile arasına mesafe koyamayan Allah ile arasına mesafe koyar. Adam esti gürledi, ondan sonra adam şöyle, adam böyle, adam seçilmiş, neredeyse ilahlaştırma sürecine gidecek bir hale dönüştürüldü. Cumhuriyet'le birlikte Osmanlı'dan kalan mirasın ortadan kaldırıldı, bunun da tam aksi getirildi ve yayıldı. Yani ahlak mı vardı ahlaksızlık getirildi, din mi vardı dinsizlik getirildi, inanç mı vardı inançsızlık getirildi. Olan bu. Ondan sonra Kemalistler doğru. Bugün dokunabilir misin Atatürk'e? Dokunamazsın adamın kutsalı.'. Dokunacaksan git başka şeylere dokun; neden Atatürk'e dokunmak takıntın var? Aynaya bak, kendine dokun. Yani insanlara dokunmak istemek neden? Eleştireceksen eleştir ki zaten Atatürk de 'Beni de kendinizi de eleştirin' diyor ancak açık ki Tuğçe Kazaz kendini hiç eleştirmiyor, ve Atatürk'ü eleştirmek yerine de Atatürk'e iftira atıyor. Anlaşılıyor ki Tuğçe Kazaz'ın ruhunun ya da beyininin zekanın, akılın, mantığın, tutarlılığın, felsefenin, bilimin, pısikoloji(psikoloji) biliminin, medeniliğin ve ahlakın, dinin dokunmasına gereksinimi var. Atatürk dini unutturmak istemedi; tam aksine dini egemenleştirdi çünkü dini tanımlayan Din hadisileri 'Din ilim(bilim) ve ahlaktır, bunlar yoksa din de olmaz' diyor, ve Atatürk de zaten 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' dedi. Gerçekte dünyada hiçbir zaman, dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı biçimde din var olmadı yani Osmanlı hanedanlığı'nı dinli göstermek saçmalıktır; Atatürk ise Din hadisileri'nin yani dinin özü olan 'Bilim ve ahlak'ı sav ve amaç olarak mutlaklaştırdı ve egemenleştirdi yani Atatürk'ü din karşıtı ya da düşmanı göstermek ya cehalettir ya Türkiye aleyhine ajanlıktır ya da akıl-ruh sağlığı ile ilgili bir durumdur. Kemalizm din değildir çünkü din dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı kültürdür. Atatürk 'Hayatta en doğru yol ilimdir(bilimdir), benim sözlerimle ilimin(bilimin) sözleri çelişirse beni değil ilimi(bilimi) dinleyin' ve 'Ben insanın(sıporcunun/sporcunun) ahlaklısını isterim(severim)' demiş bir insandır ki hiçbir dini inanç ya da ilah 'Benim sözlerimle bilimin sözleri çelişirse beni değil bilimi dinleyin' demez. Ancak bir konuda haklı; Atatürk 'adamdır' ancak Tuğçe Kazaz için aynı şeyi söylemek oldukça zor. Atatürk dini kaldırmak istemedi çünkü Atatürk de tıpkı 'Din ilim(bilim) ve ahlaktır; ilim(bilim) ve ahlak olmazsa din de olmaz' diyen Muhammed gibi 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' dedi. Demiş ki 'Kemalizm ile arasına mesafe koymayan, Allah ile arasına mesafe koyar'; bilmiyor ki Kemalizım(Kemalizm) demek antemperyalistlik demektir, vatan savunması demektir, millet savunması demektir ki bunla dine aykırı şeyler değildir ancak açık ki Atatürk'e iftira atmak dinden uzaklıktır. Demiş ki 'Atatürk neredeyse ilahlaştırma sürecine gidecek bir hale dönüştürüldü'; 'neredeyse' diyor yani kendi zannı, kendi sanısı oysa zanı, sanıyı yani gerçekleşmemiş birşeyi gerçekmiş gibi, yapılmış gibi göstermek de dine aykırıdır; ilahlara ibadet edilir, kurbanlar kesilir, dualar edilir oysa ne Atatürk için ne de Atatürk heykelileri(heykelleri) için böyle birşey var. Tuğçe Kazaz Atatürk'ü savunmak yerine tuhaf ki hem dinden imandan söz edip hem de öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını, öz evladlarını bile öldürtmekten çekinmemiş; karılarından başka bir de cariye adı altında çocuk yaşta sayısız kapatması olmuş , ve ekonomisi öteki milletlerin vatanlarına saldırganlık ve öteki milletlerin vatanlarını haraça(haraca) bağlamak üzerine kurulu olan Osmanlı hanedanlığı diktatörlüğünü savunmakta. Öteyandan Tuğçe Kazaz ya bilmiyor ya da bilmek istemiyor olmalı ki ilk genelevler de, ilk içki fabrikasıları(fabrikaları) da Osmanlı hanedanlığı zamanında açıldı. Atatürk'e dokunamazsın' ne demek? Bu kadar cehalet ya da kötüniyet olmaz çünkü Atatürk 'Benim sözlerimle bilimin sözleri çelişirse beni değil bilimi dinleyin' ve kendisini eleştiren 'Bozkurt' kitabının yabancı yazarı için 'Az bile yazmış, bana gelse daha fazlasını anlatırdım' demiş, ve haberi olmadan yasaklatılmış olan, ve kendisini kötüleyen Bozkurt kitabını serbest bıraktırmış, özeleştirili bir bilimsel dahidir, bunu hangi ilah ya da hangi dini inanç yapar; açık ki Atatürk gibi bir dahiyi anlamak da oldukça yüksek bir nitel zeka ister. Açık ki Tuğçe Kazaz Atatürk'e karşı kasıtlı ve iftiracı bir düşmanlık ve etkinlik içindedir. Bu hali zaten dine aykırıdır ki dini tanımlayan Din hadisileri'ni öğrenmesi, Atatürk'ün sözlerini öğrenmesi, ve pısikolojik(psikolojik) eğitim alması ve Chp'nin bu kadına karşı çalışma yapması yerinde olur. Böyle iftiracı birini İslam dünyasının, içinde barındırması zaten yanlış olur. Açık ki Atatürk'ün dünyasının nitel zekası Tuğçe Kazaz'ın incir çekirdeği dünyasının nitel zekasının çok üstünde yani durum dört işlemi bilmeyen birine integral öğretmeye kalkmak gibi bir durum. Sen Atatürk'ü bırak da incir çekirdeği dünyana sığabilecek şeylerle uğraş; Atatürk konusu seni aşar. Açık ki sen abuksubuk konuşan ve abuksubuluktan medet arayan birisin. Kendine bir emeklilik, yaşlılık güvencesi arıyor olabilirsin ancak buna Atatürk'ü alet etmeden yap. Ey Tuğça Kazaz; Atatürk mü dedi sana 'O ahlakdışı modaya manken ol, o ahlakdışı pozları ver, git de Hıristiyan(Hristiyan) ol ve bir Yunan ile evlen' diye; ve Allah'ı, Kuran'ı, Muhammed'i neden dinlemedin? Evet Tuğçe Kazaz; aynaya bakarsan orada doğru şeyler görmeyeceksin. İftiralarınla, yalanlarınla coş, öt, uç bakalım Akp iktidarda diye ancak bak ki sana Akp bile değer vermiyor görünmekte; öyle ise değer almak, değer görmek istediklerin kimler? Türk de, Müslüman da ortalıkta sütyen-külot gezmez; ahlakdışı modaya mankenlik yapmaz, medyaya ahlakdışı pozlar vermez ancak Tuğçe Kazaz bunların tümünü yapmış. Yani Atatürk hiç yaşamamış olsaydı bile Türk de, Müslüman da bunları yapmaz; ahlak, edeb Atatürk ile değil Türklük ve Müslümanlık ile ortaya çıkmış şeyler yani ahlak, edeb Atatürk'ten önce de vardı. Bil ki Müslümanlar da iftiracıları sevmez. Seni kimler seviyor acaba? Atatürk doğru yolda biri idi; ve doğru yolda olanlara düşmanlık ancak helaklık getirir. Tuğçe Kazaz 'Atatürk'e saldırmak serbest' gibi bir duyguya ya da algıya ya da izlenime nereden, nasıl kapıldı acaba? Atatürk dinsiz ise neden dinsiz olmadın da gittin Hıristiyan oldun? Hem dinsiz olmak ahlaksız olmak demek değilki(değil ki) yani neden hem dinsiz olup hem de ahlaklı bir yaşamı(hayatı) seçmedin de medyaya dinsizlerin bile vermeyeceği o ahlakdışı, akıldışı pozları verdin? Hem söyle bakalım moda dünyasının, mankenlerin, modacıların yüzde kaçı dinsiz? Ve söyle bakalım; çocuklara tecavüz edenlerin, kadın cinayeti işleyenlerin, kapkaççıların, dolandırıcıların, pornocuların, pılajlarda(plajlarda) sütyen-külot gezenlerin yüzde kaçı dinsiz? Kaz, kaz da nereye kadar. Üzeri güzel dünyanın bile içi lav, kor, ateş. Gerçek ki Atatürk'ü anlamak nitel bir dehalık ister. Bu nedenle ki Atatürkçülük de beyinin evrimidir. Bak; Atatürk'ün karısı ahlaklı, edebli bir insandı. Ve Türkiye'deki gerçek Müslümanlar da ahlaklı, edebli insanlar yani Müslüman olmak Atatürk'ün izini(izni), onayı ile olan birşey değil. Atatürk toplumunu ve insanlığı bilime ve ahlaka yönlendirmiş biridir, hiçbir ilah bunu yapmaz. Ve sen hiç Atatürk için kurban kesen, ibadet eden; Atatürk heykeline kurban kesen, ibadet eden Atatürkçü gördün mü? Nedir bu yalanlar, iftiralar, uydurmalar, saçmalıklar? Sen git önce felsefe, bilim, Türkçe, ve dini tanımlayan Din hadisileri'ni öğren. Sonradan evliyalık mertebesine yükselen Bişri Hafi de önceleri meyhaneden çıkmayan, ayyaş biri idi oysa İslamiyet çok önceden gelmişdi. Doğru insan olmak özeleştiriden başlar. Tuğçe Kazaz eskiden yanlışyolda(yanlış yolda) idi de, şimdi doğruyolda(doğru yolda) mı sanki; yine yanlış yolda. Bazıan(Bazan) görünüm özün verdiğini aşamaz; örnek ki kartaldan balık, balıkdan kartal olmaz. Ancak belli ki kurnaz biri; belki internette Atatürk düşmanı, karşıtı videolar yayınlayıp ya da yazıları yazıp, Atatürkçüleri tahrik edip kendine hakaret ettirmek istiyor, ve kendine hakaret edenlerden tazminat paraları alıp küpdoldurmak(küp doldurmak) da istiyor olabilir. Açık ki Tuğçe Kazaz kendini zeki, akıllı, bir halt göstermeye çalışan art niyetli bir cehaletten başka şey değildir. Belki de bu halini; 70'li yıllarda seks filımlarında(filmlerinde) oynamış yani ahlaka, dine aykırı bir sanatçılık geçmişi olan Tamer Yiğit'in bile Akp'ye kurucu üye yapılmış olmasından almaktadır ancak unuttuğu birşey var: Tamer Yiğit en az 20 yıldır ve zengin bir mütahit(müteahhit) artık. 'Atatürk dinsizlik getirdi, ahlaksızlık getirdi' gibi şeyler demek hem dini bilmemek, hem Osmanlı hanedanlığı'nı bilmemektir çünkü dini tanımlayan Din hadisileri'nin de dediği gibi dinin temeli 'İlim(Bilim) ve ahlak'tır ki Atatürk de zaten 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' dedi. Atatürk'ün yapması gereken birşey de Türkiye'yi ve Türkiye toplumunu Batının küçümsemesini önlemekti, bu konuda bazı yanlışlar yaptı ancak düşünün ki şeriatçı ülkelerden bile öteki ülkelere gidip bikini, mayo ile tatil yapanlar var. Yani din dini tanımlayan Din hadisileri'ndedir, ahlak da insanın kendi içinde varsa vardır zaten yani hiçkimse ne dini yok edebilir ne de kendisi istemiyorsa insanın içindeki ahlakı. Güneşe bakmak için nasıl ki izin gerekmiyorsa ahlaklı olmak gerekmiyor yani kişide ahlak yoksa güneşin değil kendi suçudur; kaldı ki Atatürk varken Allah da, Kuran da, Muhammed de, Din hadisileri de vardı, Tuğçecik onları neden dinlememiş acaba da suçu Atatürk'e atmak gülünçlüğünü ve yozluğunu gösteriyor; yani nerede ise üniversiteyi bitirememesinin nedenini bile Atatürk olarak gösterecek. Pısikoloji(Psikoloji) biliminde 'Kendini hiç eleştirmemek, kendini hiç suçlamamak; başarılarının nedeni olarak yalnızca kendisini görmek, başarısızlıklarının nedenini hep başkalarına yıkmak' hali tanımlanmış bir gerçektir. Yani biri çıksa ve 'Tuğçe Kazaz benimle evlenmiyor diye intihar edeceğim' dese ya da 'Uyuşturucu kullanmamın nedeni Tuğçe Kazaz'a karşılıksız aşkım' dese ne olur? Ben de Atatürkçüyüm ancak nefs ve ayıp, dine aykırı, ahlaka aykırı, medeniliğe aykırı, insanlığa aykırı diye denize bile girmiyorum. Akıllı ve ahlaklı olmak için Atatürk'ten ya da Chp'den izin almaya gerek yokki(yok ki); olursan olursun, olmazsan da suçu başkalarına atmazsın; Bişri hafi de içkiyi kendisi içiyordu, kendisi bıraktı; normal, akıl-ruh sağlığı yerinde insanda 'irade(istenç)' diye birşey vardır. Atatürkçülüğe akıl, Atatürk düşmanlığına delilik yağar. Tuğçecik Atatürk ile ilgili videolar yayınlamak yerine örnek ki cinsellik öğretmenliği ile ilgili videolar yayınlayabilir ki internetteki fotoğraflarından bu konudan iyi anladığı belli oluyor; örnek ki internetteki üstsüz fotoğrafı da dahil müstehcen fotoğraflarının bırakın Atatürk'ü, Atatürkçülüğü, moda ile ne ilgisi var; Atatürk zamanında seks filımı(filmi) bile, ortalıkta üstsüz salınan bayan bile yoktu. Anlaşılmakta ki genç ve havalı günleri bittiği için Atatürk düşmanlığından çıkar sağlamaya çalışıyor olabilir, örnek ki Atatürk düşmanlığına pek meraklı Pelikancı, Osmanlıcı gibi çevrelerden çünkü tuhaf ki Pelikancı diye tanımlanan, saç sorunlu bir sözde akademisyen bir televizyon kanalında Atatürkçülere laf ediyor, üç gün sonra da Tuğçecik çıkıp Atatürk'e laf ediyor, bu bir rastlantı olabilir mi acaba? Yani açık ki çağı bedensel ya da ruhsal ya da ahlaksal ya da maddi bir sorunun varsa Atatürk'e ve Atatürkçülere saldır çağı yapılmış gibi bir durum göstermekte yani açık ki sorunsuz bir Atatürk düşmanı bulmak zor ya da olanaksız. Açık ki Türkiye'nin de, tüm dünyanın da felsefe, bilim ve ahlak ile genel ve büyük bir arınmaya gereksinimi var. Necdet Gürçiftçi Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 11.1.20/
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • tetare
  • muratmurat
  • Gölge_04
  • lonelyheart
  • Baykuş
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir