Şiir Defteri

TRT'NİN DÜZENLEDİĞİ 'KUR'AN-I KERİM'İ GÜZEL OKUMA YARIŞMASI' İSLAMİYET'E AYKIRI SAVIM (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
21.05.2020 / 00:58
197 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
İslamiyet'i ibadet ya da görünüm işi sananlar yanılırlar; İslamiyet gerçekte mantık yani öz işidir. Bu nedenle ki hadis 'Din ilimdir(bilimdir), ilim yoksa din de yoktur' demiştir; bilim de mantık işidir. Dinsizler sanmakta ki 'Din halkın afyonudur'; onlar çık ki dini tanımlayan, 'Din ilimdir(bilimdir) ve ahlaktır' diye başlayan Din hadisileri'ni bilmemekteler; bazı Müslümanlar da sanmaktalar ki İslamiyet ya da Müslümanlık yalnızca Kuran ve ibadettir. Ben; dini tanımlayan, ve Din hadisileri adını verdiğim hadisleri bulmadan, saptamadan ve toplamadan önce, dine karşı idim yani dinsiz idim; 20 yıl kadar süren ve binlerce hadisi kapsayan hadis incelememden sonra, önce Muhammed'in ruhunu, kişiliğini ve amaçlarını anladım, ve dine karşı olmayı bıraktım çünkü Muhammed 'Din ilim(bilim), ahlak, vicdan, merhamet, dürüstlük, adillik, tarafsızlık, medenilik' gibi şeyler diyordu, böyle şeyler diyen bir insana karşı olmak ne mantığa yakışır ne akıl-ruh sağlığına uygundur. Yani, anladım ki Muhammed'in asıl amaçı bilim, bilimsellik, mantık, ahlak, vicdan, merhamet, dürüstlük, adillik, medenilik gibi şeyler yaymaktı ki bundan 1400 yıl önce bunu amaçlamak gerçekten de büyük bir dahiliği ve büyük bir medeniliği gerektirir ki bunu dünyada Muhammed'ten sonra ilk anlayan insan, tıpkı Muhammed gibi 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' diyen Atatürk'tür yani Atatürk gerçekte dinin özünü, temelini, amaçı anlamış, kavramış ve yaymaya çalışmış bir dahidir ki bunu bugüne kadar pek anlayan çıkmadı çünkü dinsizler işin bilim yanına, dini inançlılar da işin ahlak yanına sarıldılar oysa Atatürk tıpkı Muhammed gibi ikisini de birleştiren bir insan yani çözüm bilimi ve ahlakı ayırmak değil birleştirmek çünkü bilim olmazsa ahlak saçmalar, ahlak olmazsa bilim saçmalar çünkü bilim de, ahlak da mantıktır, ve mantığın bir yarısını alıp, öteki yarısını atmak zaten saçmalamaktır yani diyalektikse insanlığa ve insana asıl, temel, öz diyalektik budur. Trt'nin, kendisini İslamiyet ile nasıl bağdaştırabildiğini anlamak dini tanımlayan Din hadisileri açısından gerçekten olanaksız bir durumda. Neden? Çünkü öncelikle; öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını, öz evladlarını, öz çocuk torunlarını bile öldürtmekten çekinmemiş ki bu durum ne Türklüğe yakışır, ne Müslümanlığa, ne insanlığa, ne Türkiye cumhuriyeti anayasası'na; gerek yemek-içmek açısından, gerekse cinsellik açısından nefse batmış; ve israf içinde yüzen Osmanlı hanedanlığı'nı ve bu hanedanlığın sultanlarını baştaçı etmekte; ve baştaçı eden bir siyasi partinin yanında yer almakta yani hem dine aykırı bir durumun yanında yer almakta, hem dinin 'tarafsızlık' ilkesine aykırı davranmakta ki muhalefet siyasi partilerinin de zaten bu konuda sürekli şikayetleri olmakta. İkincisi; böyle bir siyasi partinin amaçlarının gerçekleşmesini sağlayacak özellikte; dizi olarak da, belgesel olarak da, yayınlar yapmakta. Açık ki örnek ki Osmanlı dizisilerinin(dizilerinin) ve okçuluk ile ilgili sürekli yayınlarının rastlantı olmadığı açıktır. Dinde siyaset olmaz; din siyasete karşıdır çünkü siyaset bilimdışılıktır ve nefstir yani dinin en sevmediği iki şey. Trt biryandan Osmanlıcı, İslamcı, Arabçı yayınlar yaparken; biryandan da nasıl oluyor da Trt Arabi adlı, Arab dünyasına Arabça yayın yapan kanalında, daracık-sımsıkı tayt pantolonlu, tayt pantolonla uyumlu biçimde dar gömlekli, yüksek ve sivri topuklu, dar ve saçı beline kadar açık, genç ve seksi giyimli yani cinsel tahrik giyimli bir bayana haber okutmaktadır; üstelik de Ramazan ayı'nda ve Arab dünyasına, İslam dünyasına? Yani buneperhizbuneturşu(bu ne perhiz, bu ne turşu) durumu. Açık ki Trt mantıksızlıklar ve tutarsızlık içindedir ki buna da siyaset neden olmaktadır çünkü siyaset nefstir, ve nefs önce akılı, sonra da ahlakı bozar ki ahlaka tarafsızlık da dahildir. Şimdi gelelim, konunun kendisine. Trt'de 'Kur'an-kerim'i güzel okuma yarışması' adlı bir yarışma var. Ben diyorum ki bu yarışma da, bu tür yarışmalar da İslamiyet'e aykırıdır. Neden? Çünkü şu hadisler var: 1- 'Ezanı makamlı okumayınız.'. Yani, ezanın bile makamlı okunmasını istemeyen bir dini inanç kutsal kitabının makamlı okunmasını da istemez kiş zaten Kuran'ın Türkçe çevirisi makamsız, düz yazı olarak okunmaktadır; yani Türkçesi makamsız okunan bir kitabın Arabçası neden makamlı okunmaktadır? Din hadisileri diyor ki 'Din bilimdir(ilimdir), ilim(bilim) yoksa din de olmaz; ilim(bilim) Çin'de de olsa gidip öğrenin'; peki siz hiç fizik, kimya, matematik kitaplarının şarkı, türkü ya da gazel gibi makamlı okunduklarını gördünüz mü? Hadis ne diyor; 'Din bilimdir' diyor, öyle ise Kuran da bilim kitabı okunur gibi okunmalıdır. 2- 'Kuran'ı okurken ağlamıyorsanız Kuran'ı okumuş sayılmazsınız.'. Peki, o yarışmada insanlar Kuran'ı dinlerlerken ağlıyorlar mı? Ağlayamazlar çünkü anlamını bilmiyorlar çünkü dilleri Türkçe; yani demek ki Kuran her milletin kendi dilinde okunmalıdır ki anlasınlar ve ağlasınlar. 3- 'Kim insanların kalbini kazanmak için güzel konuşmayı öğrenirse Allah kıyamette onun hiçbirşeyini kabul etmez.'. Açık ki adı, nedeni ve amaçı(amacı) zaten 'Güzel okuma' olan bu yarışmanın genel amaçının 'İnsanları etkilemek için güzel okumak' olduğu ortada ya da açık ki bu hadis 'Ezanı makamlı okumayın' hadisi ile de uyumludur yani ezanın neden makamlı okunmaması gerektiğini açıklamaktadır. Öteyandan; din de, Kuran da yarışmak, yarışma yapmak için değildir çünkü yarışmak nefstir ve nefs de dine aykırıdır çünkü nefs hem en büyük cehalettir hem de kötülüklerin hem nedeni hem amaçıdır, ve insanlar arasına da, toplumlar arasında düşmanlık, küslük sokabilir. Bir ilçede, bir minibüste idim; ildeki bir, çocuklar arası, Kuran'ı güzel okuma yarışmasından dönmekte olan türbanlı iki kadın şöyle dediler, konuşmalarında bir ara: 'Kuran'ı en güzel benim çocuğum hepsinden güzel okudu ancak benim çocuğumu seçmediler, seçilenler kesin torpilli.'. Yarışmalar nefsin en sevdiği şeylerdendir; bu nedenle deki Batı ve Siyonistler İslam dünyasına farklı adlarla türlü türlü yarışmalar sokmaya çalışmaktalar yani yarışmalardan uzak durmak gerekir öyle ki Batıda bebekler, köpekler, bayan popoları, bayan memeleri bile yarıştırılmakta; Batı masum görünen şeylerle tohumlarını ekmekte, önce. Trt'nin o yarışmasına bu üç hadis açısından bakıldığında o yarışmanın nefs olduğu, cehalet üzerine kurulu olduğu ve bu üç hadise aykırı olduğu görülür ya da anlaşılır. Açık ki İslam dünyası gibi Trt de İslamiyet'i henüz anlayabilmiş durumda değil. Önerim ki Din hadisileri'ni anlamayanlar İslamiyet'i hiç anlayamazlar çünkü İslamiyet'in özü, temeli, nedeni ve amaçı Din hadisileri'nde saklıdır, ve Muhammed'ten sonra bir de Atatürk bunu anlamıştır yani Atatürk dinsiz değildi, dine aykırı halleri olabilir ancak dinsiz değildi, üstelik dini ne olduğunu dinin temelini çok iyi biliyordu yani 'Bilim ve ahlak' olarak; Atatürk'ün tek sorunu sigara ve içki gibi, dinin nefs tarafı ile ilgilidir ki bu da o zamanlar bu konuda bilimsel verilerin eksikliğinden kaynaklanmaktadır bence yani Atatürk günümüzde yaşasaydı sigaraya da, içkiye de, bikiniye de, mini şorta da, mini eteğe, tayt pantolona da kesinlikle karşı olurdu bence. Dinsizlere de biran(bir an) önce Din hadisileri'ni öğrenip dine geçmelerini öneririm; bilmeliler ki din başka, dini inanç başka; din 'Din bilimdir' diyen bir dünya. Necdet Gürçiftçi Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 20.5.20/00.53
Düzenleme: 21.05.2020 / 01:30
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • maybar
  • LBurgazlı
  • ilay*
  • gulistan
  • serdalşahiner
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir