Şiir Defteri

Serenay Aktaş'ı öven Habertürk Posta ve Vatan gazetelerini kınıyorum (Deneme)

Yazan: Birturkbilgesi
03.11.2018 / 18:42
103 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Gerçek ki öteki ülkeler gibi ülkemizde moda denilen uyuşturucunun saldırısı altında ve ne yazık ki siyaset buna da dikkat etmek yerine yalnızca ekonomi ve terör konusularına odaklanmış. Oysa moda dünyadaki en büyük, en genel, en güçlü terör ve uyuşturucu biçimidir. Yani moda gerçekte ne bir rastlantıdır ne masumluk ne özgürlük. Moda 21. yüzyılda dünyanın en büyük atom bombası gibi bir atom bombası gibidir artık; öyle ki bedenleri değil ruhları, kişilikleri, akılı, mantığı, ahlakı, utanmayı yani insana ait insanca değerleri öldürür. Bu nedenle 21. yüzyılın en büyük savaşı modaya karşı olmalıdır ve en başta pılajlar, otellerin yüzme havuzuları, sitelerin yüzme havuzuları kapatılmalıdır ve kamusal alanlarda akıldışı, ahlakdışı hallerle bulunmak yasaklanmalıdır. modanın iki de kardeşi vardır: Porno ve uyuşturucu yani moda arttıkça bunlar da artar. Moda öyle bir terör ve uyuşturucudur ki yediden yetmişe, sivilinden memuruna tüm toplumları avuçuna(avucuna) alır, ve öyle bir terör ve uyuşturucudur ki çocukların okul çantasılarından pılajlara kadar uzanır; moda girmiş bir okul okul olmaktan, moda girmiş bir eğitim eğitim olmaktan çıkar ve modanın esiri, kölesi, virüsü haline gelir. Moda 'ünlü' kavramını düşünürlerden, alimlerden, alimelerden, bilgelerden, felsefeden, bilimden, dinden alır ve çıplaklığa yani utanmazlığa yani ahlakdışılığın zirvesine verir. Oysa ahlak bir kültürden çok beyinin, ruhun, zekanın, akılın, mantığın en yüksek aşamasıdır yani 'Ahlak bekçisiliği yapmayın' demek gerçekte 'Utanmazlığa bekçilik yapın, insanlığın yozlaşmasına bekçilik yapın' demektir. Ülkemizde çok tuhaf ki 'ünlü' olmak felsefeye, bilime, ahlaka, beyine, ruha aykırı kimseler kültürüne, dünyasına sarılmak biçiminde destekleniyor, sahipleniliyor. Ülkemizde medya sanki çıplak avına çıkmış bir görünümde. Ve onlar onları 'cesur kadın, özgür kadın, modern kadın' diye akıla da ahlaka da aykırı biçimde tanıtım, yutturma içindeler topluma. Yani belli ki ülkemizde medyanın efendisi felsefe, bilim ve dini tanımlayan Din hadisileri değil de çıplaklık, cinsellik, utanmazlık kültürü, hayatı ve modası. İşin daha da tuhafı bu yoz medya Ramazan ayı geldiğinde de din iman havarisi kesiliyorlar, topluma din iman öğretmeye kalkıyorlar. Yani ülkemizde tuhaf ki yükselmek felsefe, bilim, ahlak ile değil çıplaklık yani dine göre utanmazlık ile oluyor bir halde gibi. Gördünüz işte; 16 yaşındaki, yarıçıplak, erotik dans eden liseli kız çocuğu hemen baştaçı edildi. Yani sanki medyada da toplumda da felsefeye, bilime, ahlaka, dine değil de çıplaklığa, cinselliğe bir açlık var gibi. Durum böyle ise bunun baş sorumlusu modadır; ve pılajları, otellerin yüzme havuzularını, sitelerin yüzme havuzularını kapatmayan; ahlaka aykırı, akıla aykırı hali yasaklamayan siyasi iktidarlardır yani siyasettir. Serenay Aktaş diye, medyanın ünlü ettiği bir bayan var. Dünya hali galasının filimine erotik, şehvet bir tuhaf giysiyle gelmiş. Zaten bayanın internette bikinili fotoğrafları da var. Bikini yani sütyen-külotun uydurma adı. Farkındasınız değil mi eskiden bir ünlü uyuşturucudan yakalandığında hayatı biterdi; bir ünlü ahlakdışı bir halde görüntülendiğinde işi biterdi; ancak çok tuhaf ki artık bu tür ünlüler dışlanmak yerine artık adeta baştaçı ediliyorlar medyaca. Habertürk adlı Akp yandaşı gazetenin internet sitesinde, filiminin galasının olduğuğu sinemadaki bu bayanın yarıçıplak fotoğrafına haber olarak 'Serenay Aktaş ise kıyafeti ile göz doldurdu. Dünya hali filminin galasına Serenay Aktaş damgası' gibi övücü, gururlandırıcı, onurlandırıcı sözler yazılmış. Akp yandaşı Posta gazetesi de ondan geri kalmamış ve aynı yarıçıplak, erotik fotoğrafa eleştiriler yazmak yerine 'Giydiği cesur kıyafetlerle adından söz ettiren Serenay Aktaş, dün akşam rol aldığı filmin galasına kırmızı derin yırtmaçlı elbisesiyle katıldı' demiş. Yine Akp yandaşı Vatan gazetesi de ondan geri kalmamış ve 'Geceye Serenay Aktaş damgasını vurdu. Giydiği cesur kıyafetlerle adından söz ettiren Serenay Aktaş, dün akşam rol aldığı filmin galasına kırmızı derin yırtmaçlı elbisesiyle katıldı' demiş. Yani bu nasıl bir akıl mantıktır; Ramazan ayı'nda dinden imandan söz ederler; şehit haberilerinde kahraman kesilirler; ancak övdükleri şeylere bakın. Çıplaklığa, akıla aykırılığa, ahlaka aykırılığa, dine aykırılığa, Türklüğe aykırılığa 'cesurluk' diyen bu kafa kuşkusuz ki bu millete, vatana, ülkeye hayır değil ancak şer kültürü, dünyası olur. Bazı medya organları Serenay Aktaş'ın erotik gala giysisine tepki göstermişler ancak bu yetmez; pılajlardan sokaklara kadar tüm çıplaklığa da tepki göstermek gerekir yani pılajlarda bikini, mayo diye herkesin içinde sütyen-külot dolaşmaya tepki gösterilmezken bir gala giysisine tepki göstermek oldukça tuhaflık olur akıl-mantık açısından da din açısından da. Gerçek cesaret ancak felsefeye, bilime ve dini tanımlayan Din hadisileri'ne uyan insanlardadır. Medyasından hayr(hayır) gelmeyen siyasi partinin kendisinden hiç hayr gelmez. Gözler çıplaklarla değil felsefe, bilim ve Din hadisileri ile dolsun. Yani kadının adında ve soyadında da bir tuhaflık var: Kız çocukularına(çocuklarına) Serenay adı koymak nedir, 'Seren' yani büyüdüğünde neyini serecek çocuk, görülüyor ki bedenini, cinselliğini sermesi teşvik ediliyor moda, düzen ve ortam tarafından; ve soyadı 'Aktaş' yani 'ak' akıl ve ahlak açısılarından 'ak' demektir ancak kadının bikinili, açıksaçık giyimleri 'ak'ın toplumdaki anlamı ile bir aykırılık halinde, ve 'taş' yani insan kendine neden 'taş' soyadı koyar, yani taş olmanın nesi önemli, erdem eğer 'Aktaş' bir yerleşim yeri adı değilse ancak yerleşim yeri de olsa soyadı olarak almak yine de mantığa aykırıdır çünkü sonuçta ne de olsa yine de 'taş' vardır. Yani bence çocuklara bu tür adlar koymamak gerekir ve bu tür soyadıları almamak gerekir yani nedir 'Kaya' adı, 'Demir' adı, 'Savaş' adı, 'Tayfun' adı, 'Çelik' adı, 'Volkan' adı, 'Seren' adı, 'Taş' soyadı? Yani taş olduktan sonra ak olunsa ne olur, kara olunsa ne olur yani belki kadın adının ve soyadının olumsuz olasılıklarının etkisinde kendini yetiştirmiştir ya da yetişmiştir. Gerçek ki toplumun da, insanlığın da, dünyanın da, ülkenin de felsefe, bilim ve Din hadisileri bir 'silbaştan' yapılmaya, yeniden kurulmaya zorunluluğu var. Gerçek ki felsefe, bilim ve Din hadisileri yerine siyasetle yönetilen bir ülkede gerçek, doğru eğitim de olmaz, bırakın ki gerçek, doğru demokrasi ve gerçek, doğru özgürlük olsun. Yani 'Su akar yolunu bulur' denir ya; bu yoz, akıldışı, ahlakdışı, Din hadisileri'ne aykırı, felsefeye aykırı, bilime aykırı, beyine aykırı, ruha aykırı hayat da ancak pılajlara, çıplaklığa akar. Çıplaklar değil düşünürler(filozoflar), alimler, alimeler, bilgeler istiyoruz. Ünlülerimiz Lady Gaga gibi değil Yunus Emre gibi olsun. Akıldışı, ahlakdışı modanın temel nedeni bence Mia(Maoa) geni, yetişkin insan dişisindeki erkeklik hormonu fazlalığı, yetişkin insan erkekindeki(erkeğindeki) dişilik hormonu fazlalığıdır. Yani doğru bir toplum, doğru bir insanlık, doğru bir dünya, doğru bir eğitim, doğru bir demokrasi için bunlar da gözönüne alınmalıdır yani sorunların nesnel yönülerini görmeden yalnızca kişileri suçlamak da çözüm değildir ve haksızlıktır. Yani bir de bir ülkede hem pılajları, çıplaklığı destekleyip hem de Diyanet açmak ve Ramazan ayı'nda da din iman fetvaları vermek ne büyük bir tuhaflıktır; yani insanlar da ne yapsın böylesine bir çelişki ve aymazlık karşısında? Yani iktidara bakın; hep ekonomiden ve terörden söz ediyor; peki neden hiç ahlaka aykırılıktan, çıplaklıktan, modadan, utanmazlıktan söz etmiyor? Yani bir de eğitimi yönetmeye kalkıyor; peki Din hadisileri'ne duyarlı olmayan bir iktidar doğru eğitimi nasıl verebilir? Yani bir siyasi iktidar biryandan pılajları şakşaklarken biryandan nasıl doğru eğitim verebilir? Ve böyle bir ülkede Diyanet nasıl 'Ben varım' diyebilir. Ve böyle bir ülkede okullarıdaki din dersinin, ahlak dersinin ne anlamı kalır? Çözüm ki Felsefe-Bilim-Din hadisileri üçgenine sımsıkı sarılın. Gerisi masaldır. Necdet Gürçiftçi Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 3.11.18/18.39 (Yazı fotoğrafları ile birlikte aynı adla internette var)
Düzenleme: 03.11.2018 / 18:43
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • ŞEKERLEME
  • emremusa26
  • shi
  • elaguc2009
  • eser5
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir