Şiir Defteri

SÜNNET KURBAN VE YAHUDİLEŞMEK (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
19.08.2019 / 00:36
261 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Kuran'da Müslümanlara 'Yahudilere benzemeyin, Hıristiyanlara benzemeyin' diye uyarılar yapılmakta; öyle ki saç ve sakal biçiminde bile Yahudilere ve Hıristiyanlara(Hristiyanlara) benzenilmemesi istenmektedir. Oysa sünnet olmak Yahudilik dini inançında da var yani sünnetli bir erkeğin Müslüman mı yoksa Yahudi mi olduğu, eğer o kişi bir de ölü ise, ve örnek ki çölde ya da dağda tek başına bulunmuş ise oldukça zordur. Kurban kesmek de Yahudilik dini inançında vardır; yani kurban kesenleri uzaktan gören bir yabancı kurban kesen Müslümanları Yahudi sanabilir. Yani bunlar Müslüman ile Yahudiyi birbirinden ayırt etmeyi önleyecek şeylerdir. Sünnet ve kurban kesmek Müslüman ile Yahudileri birbirlerinden bırakın ayırt etmeyi; Yahudilere benzetmektedir bile. Yani sünnet olmak ve kurban kesmek Kuran'ın emirine(emrine) aykırı olarak, Yahudileşmeye yani Yahudilere benzemeye koşmaktır. Oysa cami ile sinagogu, kiliseyi ayırt etmek kolaydır, ve camide Müslümanların olduğu bilinir yani cami Müslümanları ayırt ettirici bir özelliktir. Öteyandan(Öte yandan) sünnet olmak zaten İslamın şartları'nda da, imanın şartlarında da yok, olamaz da çünkü din akılı başında, akıl-ruh sağlığı yerinde olan, ve zengin, yoksul herkes içindir oysa sünneti yalnızca erkekler olabilir. Ve bir de şunun araştırılması, öğrenilmesi gerekmektedir: Muhammed çocuklarını sünnet ettirmiş midir, ve Muhammed'in torunları sünnet edilmiş midir? Eğer kız çocukları için de sünnet olduğunu ileri sürenler varsa bu konuya da bakmalılar. Yani sünnet konusunda herşeyden önce dişi olmak engel oluşturmaktadır oysa dinde cinsiyet engel olamaz çünkü herkes içindir. Dinde kurban kesmek de olmaz çünkü din zengin, yoksul herkes içindir oysa kurbanı ancak parası olanlar ya da kurbanlık hayvanı olanlar kesebilir yani para konusu burada engel olmaktadır oysa dinde para, mal asla engel olamaz çünkü din herkes içindir. Kurban bayramı sava göre; Mekke'deki putatapıcı hayvan üreticisilerini(üreticilerini) ve tüccarlarını İslamiyet'e çekmek için verilmiş geçici bir tavizdir(ödündür) yani Kuran'da 'Kurban kesin' yazması varsa bu durum tıpkı 'İçkili iken camiye gelmeyin, namaza durmayın' ayeti gibi dönemsel, geçici bir ayettir çünkü, dediğim gibi kurbanı ancak parası ya da hayvanı olanlar kesebilir oysa din zengin, yoksul, dişi, erkek herkes içindir. Bu nedenle; İslamın şartları içindeki 'Hacca gitmek' de günümüzde şart olmaktan çıkmıştır çünkü hacca gitmek o dönemde Müslümanlar yalnızca Mekke'de ve Medine'de idiler, ve yaya ya da binek hayvanı ile kısa zamanda hacca gidip gelebiliyorlardı ancak artık çağımızda Müslümanlar yalnızca Mekke'de ve Medine'de değiller, yani Arabistan dışındaki ülkelerden hacca gidip gelmek kurban kesmekten de daha çok para gerektirmektedir yani hacca gitmek konusunda da artık para engeldir oysa din zengin, yoksul herkes içindir. Tuhaf olan birşey de imanın şartları ve İslamın şartları içinde hiç dini tanımlayan Din hadisileri'ne ait şeylerin olmaması örnek ki bilim/ilim öğrenmek, bilimsel olmak, ahlaklı olmak, vicdanlı olmak, merhametli olmak, dürüst olmak, adil olmak, güvenilir olmak, medeni olmak, nefssiz olmak, inziva içinde yaşamak gibi ki bu hadisler zaten dini tanımlayan, dini öğreten, dini anlatan, dini açıklayan asıl ilkeler, asıl kurallar, dinin asıl yasaları; yani bunlar öğretilmiyorken, bunlar koşul sayılmıyorken neden Yahudilerin bile yaptıkları şeyler koşul sayılmış? Yani, Din hadisileri demiyor ki 'Din sünnet olmaktır, kurban kesmektir, hacca gitmektir, namaz kılmaktır, oruç tutmaktır, dua etmektir, zekat vermektir, fitre vermektir, sadaka vermektir, nazar boncuğu takmaktır, nazara inanmaktır; Din hadisileri diyor ki 'Din bilimdir/ilimdir, bilim yoksa din de olmaz; din ahlaktır, ahlak yoksa din de olmaz', ancak peki nerede İslamın şartları ve imanın şartları içinde bunlar? Oysa dünyadaki herkes Allah'a inanmayabilir ancak dini tanımlayan Din hadisleri'ni kabul edebilir çünkü Din hadisileri her insanın, her milletin, dinli dinsiz herkesin kabul edebileceği insani şeyleri istiyor yalnızca; belki de birileri Din hadisileri'nin dünyayı, tüm insanlığı sarmasını, ele geçirmesini istemiyordur; peki bunu kimler isteyebilir, kuşkusuz ki en başta Yahudiler. Ve daha önce de internette yayınladığım gibi savım ki Engizisyon papazları da Yahudilerin ele geçirdiği papazlardır çünkü ne Jesus'ta(İsa'da) ne Bible'da(İncil'de) tek bir vahşet emiri, isteği, yönlendirmesi bile yok, öyle ki Jesus 'Bir yanağınıza vurana öteki yanağınızı da çevirin diyebilecek kadar insani, medeni ve felsefi biri. Yani nereden geliyor bu, Din hadisileri'ne aykırı değirmenin suyu? Gerçek ki Müslümanlar, İslam dünyası Din hadisileri'ne uysalardı çağımızda dünyanın, insanlığın bilim, teknoloji, huzur, güven, mutluluk, özgürlük, demokrasi, insanlık, üniversite, eğitim, liderlik, önderlik merkezi olurdu. Bunu kimler istemiyor olabilir acaba? Kuşkusuz ki en başta Yahudiler çünkü Yahudilerin kutsal kitabı olan Tora(Tevrat) 'Tüm dünya Yahudilerindir, Yahudi olmayan herkesi öldürün' diyor. Bakın Işid bile hiç İsrail'e, Yahudilere, Siyonistlere saldırmadı. Siyasetçilerle gezen sözde din adamlarına, medya mikrofonu olmuş sözde din adamlarına da, siyasi iktidarlardan ya da hükümetlerden ya da devletlerden pay alan sözde din adamlarına da, bilimin b'sinden bile anlamayan sözde din adamlarına da, ahlaka aykırı pılajlara tek bir söz bile etmeyen sözde din adamlarına da, siyasi iktidarın yaptığı-dediği herşeye boyun eğen sözde din adamlarına da asla inanılmamalıdır çünkü din tarafsızlıktır da; ve din siyasete de yandaşlığa da karşıdır çünkü siyaset de, yandaşlık da cehalet ve nefstir yani dinin iki en büyük, iki temel düşmanı. Dinsiz olsun ancak alim, ahlaklı, dürüst, vicdanlı, nefssiz olsun; bu nedenle Din hadisleri der ki eğer ahlaklı, dürüst, vicdanlı, nefssiz iseler 'Dinsiz de olsalar alimlerin yeri Cennet'tir' yoksa 'Sultanlarla düşüpkalkan alimler bile hırsızdır'. Müslümanlar devletlerinden, hükümdarlarından, siyasetçilerden, medyadan, örgütlerden söylenilen herşeye biat etmek yerine düşünmeye, araştırmaya, incelemeye başlamalılar artık. İşte, Din hadisileri orada; işte akıl, mantık şurada. Dinin pusulası dini tanımlayan Din hadisileri'dir; Din hadisileri'ne aykırı herşey dine de aykırıdır. Din hadisileri bilinmezse ortaya örnek ki hem ortalıkta bikini, mayo diye sütyen-külot dolaşanlar hem de Müslüman ya da dinli olduklarını ileri sürenler çıkar. Evet, paranın kimde olup olmadığı belli olmaz ancak dinin kimde olup olmadığı Din hadisileri ile şıp diye belli olur. Din hadisileri'ne uyuyorsan dinlisindir, uymuyorsan dinli değilsindir, dinsizsindir. Yani Din hadisileri'ne uyulmadan dinli olunmaz; Din hadisileri'ne aykırı giyinip ya da aykırı yaşayıp dinli olunmaz. Din hadisileri bilinmediği için ki Diyanet 'Babanın öz kızına şehvetle bakması günah değildir' ve 'Dokuz yaşındaki kız çocuğu evlenebilir' demiştir, ve cinsiyet değiştirmiş ve çıplaklar kampında çırılçıplak güneşlenen bir sözde sanatçı bikinili, cinsel sunumlu, ahlaka aykırı filımlarda(filmlerde) oynamış, internet bikinili yani sütyen-külotlu erotik fotoğrafları ile dolu bir sözde sanatçı için camide mevlid okutabilmiştir; yani öyle Diyanet'e böyle Müslüman olur çünkü Din hadisileri öğretilmemiş ya da unutturulmuş toplumlarda din diye topluma dine aykırı şeyler rahatça, kolayca öğretilebilir; Kedicik'leri, Aslancık'ları da gördünüz işte yani kılavuzu(klavuzu) Din hadisileri olanın yolu şaşmaz, olmayanın yolu ise şaşar. Necdet Gürçiftçi Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 19.8.19/00.35
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • gamzelinka
  • birbulutgibisin
  • Sessizşair
  • alidemiral
  • karvakti
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir