Şiir Defteri

SOKRAT SÖZLERİNİ ELEŞTİRİM- 1 (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
12.04.2019 / 01:46
160 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Ülkemizde ilk yok edilmesi gereken şey bence 'Yabancı hayranlığı' dediğim şeydir. Bu 'yabancı hayranlığı'nın iki kanatı(kanadı) vardır: Batı kanatı ve Doğu kanatı. Batı kanatı Batıdan sözler alıp getirir, Doğu kanatı da Doğudan. Yani gören de sanır ki Türkiye'de hiç akıllı insan yok, hiç güzel söz yok. Türkiye artık yabancılarla değil felsefe, bilim ve kendi üzerinde var olmak ve yükselmek zorundadır yoksa ekonomisel başarıların da askeri başarıların da bir anlamı olmaz. Ülkemizde ne yazık ki felsefe diye genelde Avrupalı düşünürlerin, Avrupalı felsefecilerin isimler, sözleri, savları ve hayatları öğretilir yani ülkedemiz felsefe bilmek 'Sokrat'ı, Platon'u, Goethe'yi, Marx'ı falan bilmektir yani bunları bilmiyorsanız felsefe biliyor sayılmazsınız sanki tıp bilmek tıp tarihini bilmek imiş gibi yani ülkemizde henüz gerçek, doğru felsefe yani felsefenin kişiler değil bilim olduğu bilinmemektedir. Bu yabancı hayranlığı ancak eleştiri ile yok edilebilir; bu yüzden de içeriden ve dışarıdan herkes ve her sözü eleştirmek zorundayım. Eleştirelim ki yükselebilelim. Yani eleştirilerim art niyetli, kötü niyetli değildir asla. Bize felsefeci, filozof(düşünür) diye yutturulanlardan biri de Sokrat(Sokrates) adlı Avrupalıdır. Sokrates gerçekte ne felsefecidir ne de felsefe düşünürü; o yalnızca bir siyasetçidir. Ve siyasetçiler de arasıra doğru, güzel sözler söyleyebilirler. Bu durumu anlatmak için Sokrat'ın eleştireceğim ilk sözü: 'Ne pahasına olursa olsun, evlenin. Karınız iyi çıkarsa mutlu olursunuz, yok fena çıkarsa o zaman da filozof olursunuz.'.Bu söz gerçekte Sokrat'ın felsefeci olmadığının, felsefeyi de bilmediğinin güzel bir kanıtıdır. Çünkü felsefe, filozofluk bir kadınla evlenmekle ya da eşin kötü çıkması ile sağlanabilecek birşey değildir. Öyle ki eş kötü çıkarsa alim bile kafayıyiyebilir(kafayı yiyebilir), eşkiyaya, canavara dönüşebilir ki buna bir örnek cehalet ve nefs içindeki karısını öldüren Althusser adlı Avrupalı felsefecidir, bir örnek de cehalet ve nefs içindeki karısının dırdırı yüzünden evini üstelik de Rusya kışında terk edip bir yabancı köyde ölen Dostoyevski'dir. Bu duruma güzel bir örnek de şu hadistir: 'En acıdığım insan cahiller içindeki alimlerdir.'. Yani öyle, karı kötü çıkınca filozof falan olunmaz; kötü şeyler olunabilir ancak. Felsefenin kaynağı kadın değil bilimdir. Yetti artık bu yabancı hayranlığı. Yabancı hayranlığına hayır! Yabancı hayranlığına son! Yoksa asla özgür olunamaz! Necdet Gürçiftçi Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 13.3.17/09.25
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • UykusuzGeceler
  • _Kemal_
  • mahmutoztuncer
  • ABDULHAMİT
  • Türkay
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir