Şiir Defteri

SİYASET VE SİYASETÇİLER ÜLKEYİ YIKIYOR TOPLUMU PARÇALIYOR SAVIM (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
13.06.2019 / 09:12
143 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Özel sektörün tarihsel kökeni şu ki 'Okula gitmeyi, okumayı, öğrenmeyi, kitap okumayı sevmeyen çocuklar işe verilirdi' yani günümüzün görkemli, şatafatlı özel sektörün tarihsel kökeni ve özelliği budur; bakmayın çağımızda üniversitelere gitmelerine; gittikleri üniversiteler zaten doktorluk, öğretmenlik, mühendislik, hukuk gibi üniversiteler değil; işletme, ticaret, para kazanmak, köşedönmek(köşe dönmek) üzerine üniversiteler genelde; yani üniversiteyi bile bilime, insanlığa hizmet için değil para için okumaktalar. Gidiyor; Abd'de, Avrupa'da işletme, ticaret üzerine paralı üniversite okuyor; ne yapacak; babasının, anasının şirketinin başına geçecekmiş yani paranın yani cebe giden yolun. Sonra da yokluk yoksulluk içinde; peygamberler, Atatürk'ler, ve garibim Galile, Newton, Pasteur, Sokrates, Platon, Tesla gibiler üniversite diye, bilim diye, insanlık diye hayatlarını, canlarını versinler. Yani ya babalarının, analarının şirketlerinin başlarına geçip nefsin efendisi olacaklar ya da siyasetçi olup ülkenin, vatanın, devletin başına sorun olacaklar; ne şirket ne siyaset diyenleri de akıldışı, ahlakdışı sözde sanatçılar, sözde ünlüler olup milletin başına yozluk olacaklar. Yani bu ülkenin başına açık ki 'Büyünce doktor olacağım, büyüyünce doktor olacağım, büyüyünce öğretmen olacağım' diye gariban çocuklarından başka hayr, iyilik, samimilik, dürüstlük, güven, erdem yok açıkki(açık ki). Yani 'Babamın şirketinin başına geçeceğim' diyen çocukla 'Öğretmen olacağım, doktor olacağım' diyen çocuk kuşkusuz ki farklıdır yani birisi tikel ve nicel, birisi de tümel ve nitel düşünmektedir. Ülke dediğimiz şeyin kökeni 'ülkü'dür yani ülkü olmadan ülke olmaz, yalnızca vatan olur. Ülkü de doğruya dayanıyorsa doğrudur, yanlışa dayanıyorsa yanlıştır yani bir ülke yanlış ülke de olabilir, doğru ülke de. Bu açıdan; Osmanlı hanedanlığı'nın ülkesi yanlış ülke idi, Atatürk'ün ülkesi de sigara, içki, mayo, bikini, mini etek gibi nefse ait bazı küçük sorunlar dışında doğru ülkedir yani Atatürk'ün ülkesi temel olarak doğru bir ülkedir çünkü Atatürk hem 'Hayatta en doğru olan şey bilimdir/ilimdir, bilime/ilime sarılın' demiştir hem de 'Ben ahlakçı bir ülke ve ahlakçı bir millet istiyorum' demiştir yani Atatürk demek özetle 'Bilim ve ahlak' demektir. İslam önderi Muhammed'in ülkesi de temel olarak doğru bir ülkedir çünkü O da 'Din bilimdir/ilimdir, bilim olmazsa din de olmaz, bilim Çin'de de olsa gidip öğrenin' ve 'Din ahlaktır, ahlak olmazsa din de olmaz' demiştir; yani Atatürk de, Muhammed de temelde bilimci ve ahlakçıdır, yani Atatürk'ün ve Muhammed'in tanımı şudur: Bilimci ve ahlakçı iki insan'. Bu açıdan baktığımızda Türkiye ülkesinin yani ülkesinin bilim ve ahlak demek olduğu anlaşılır. Ancak ne yazık ki siyasetçiler özellikle Adnan Menderes iktidarı ile Türkiye'yi bu doğru ülküden koparmaya başlamışlardır. Günümüze baktığımızda siyasetçilerin zinayı suç saymayan kanun yapmış olduklarını, genelevleri kapatmadıklarını, eşcinsel evliliğe bile izin verdiklerini, pılaj(plaj) denilen yerlerde herkesin içinde bikini, mayo yani sütyen-külot ile bulunmaya yani çıplaklığa izin verdiklerini, mini eteğe-mini şorta-açıksaçık giyime-daracık giyime-akıldışı modaya-ahlakdışı modaya izin verdiklerini görmekteyiz oysa bunlar 'Bilim ve ahlak' ülküsüne de, ülkesine de aykırı şeylerdir, ve bunları yapanlar yani bunlara izin verenler üstelik de kendilerine 'Atatürkçü' diyen siyasetçiler ile 'İslamcı' diyen siyasetçilerdir yani öz ile çelişkili olanlardır. Bu durum 'Ülküyü yıkmak'tır yani 'Ülkeyi yıkmak'tır yani İslamcı bir ülkede genelevler varsa o ülke yıkılmış demektir, Atatürkçü bir ülkede ahlak dışlanmışsa o ülke de yıkılmış demektir yani yalnızca nesne, biçim olarak varlar demektir yani bir alimin kumara başladığını düşünün, o alim yaşıyor olsa da yıkılmış demektir. Toplumun parçalanması ise; siyasi partiler toplumu siyasi parti siyasi bölmekteler yani parçalamaktalar; ve üstelik te her parça öteki parçalara düşman olmaktadır, düşman yapılmaktadır. Yani düşünün ki ülkenin doğru ülküsü yok edilmiş, milleti parçalanmış, devletin/vatanın/milletin/kamunun fabrikaları/madenleri/kaynakları/servetleri zenginlere, kapitalistlere satılmış; o ülke vatan yani nesne olarak ayaktadır ancak ülkü yani ruh yani beyin olarak ölmüş, yok olmuş demektir. Yani açık ki siyasete, siyasi partilere, siyasetçilere sarılmak doğru ülkü değildir, yanlış ülküdür. Doğru ülkü ancak felsefe, bilim, ve dini tanımlayan Din hadisileri üzerine kurulu ülkü ve ülkedir. Ülkü yanlış ise oluşan hayat da yanlış olur, yanlış olan şey ise kötü olur. Yani ülkeyi yok eden, milleti parçalayan, bölen siyasetin yasaklanmaması hem akıla, mantığa aykırıdır hem de bu ülkenin temel anayasasına yani temel ülküsüne yani bilime ve ahlaka aykırıdır. Bu nedenle; suçlulardan önce siyasetçiler yargılanmalıdır yani önce asıl suçlular yargılanmalıdır; gemi çürük ise kuşkusuz ki içi de su alır; pusula bozuk ise kuşkusuz ki gemi de yanlış yöne gider. Siyaset devletten, milletten, vatandan elçeksin(el çeksin), siyaset insanlıksuçu(insanlık suçu) olarak yasaklansın; ve ülke felsefe, bilim, Din hadisileri ülküsü olsun; işte o zaman Türkiye doğru dünya önderi ve doğru insanlık önderi; dünyanın doğru merkezi ve insanlığın doğru merkezi olur, ve Türkiye'nin sırtı asla yere gelmez. Biryanda(biryanda) cehalet, nefs ve düşmanlık içindeki siyasetçiler, biryanda çıplaklar, böyle doğru ülke, doğru vatan, doğru millet, doğru olmaz. Gerçek ki siyaset özel sektör elçisiliğidir(elçiliğidir), özel sektör ise sultanlık özlemidir; ve Atatürk de, Muhammed de sultanlığa karşıdır öyle ki Muhammed 'Sultanlarla düüşüpkalkan(düşüp kalkan) alimler de hırsızdır' deyip sultanlığın da, sultanlarla birlik olmanın da hem hırsızlık hem de dine aykırı olduğunu belirtmiştir. Felsefeden, bilimden ve Din hadisileri'nden aykırı yolda iseniz hiçbiriniz doğru yolda değilsiniz, ve hiçbiriniz haklı değilsiniz demektir. Öyle ise bu genel seçimler, yerel seçimler neden; yanlış, yanlışı, kötü, kötüyü seçsin diye mi? Siyasette ve özelde sektörde birleşip parçalanma ve düşmanlık, gerilim ve çatışma içinde olmayın; bilimde, felsefede ve Din hadisileri'nden birleş ki dostluk ve huzur, güven içinde olun. Necdet Gürçiftçi Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 13.6.19/08.57
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • ugur
  • yazma
  • Mr_nobody
  • Hakanbulbul
  • Halim
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir