Şiir Defteri

REKTÖR RAMAZAN TAŞALTIN'A İKTİDARIN TEPKİSİ NEDEN? (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
02.11.2018 / 09:42
103 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Türkiye'ye bağlı Harran üniversitesi rektörü Pırof(Prof) da üniversite rektörü Ramazan Altıntaş 'Ramazan Taşaltın 'İslami olarak cumhurbaşkanına itaat etmek farzı ayındır. Karşı gelmek de harpten kaçmak manasına gelir haramdır. Biz itaat ediyoruz' demiş. Daha doğrusu medya rektörün yalnızca bu sözlerine odaklanmış nedense. Rektör gerçekte İslamiyet'te var olan bir durumu söylemek istemiş ancak elineyüzünebulaştırmış(eline yüzüne bulaştırmış) çünkü İslamiyet'te ülkeyi yönetenlerle ilgili böyle bir konu var ancak bu konu İslam'a uygun yöneticilere uymak, İslam'a uymayan yöneticilere ise takiyye halidir yani diyelim ki bir Müslüman ülkesini gaddar mı gaddar, adaletsiz mi adaletsiz bir hükümdar yönetiyor, ona uymak İslami olarak değil takiyye olarak olur ancak yani gönülden olmaz. Öteyandan(Öte yandan) cumhurbaşkanı siyasettir, siyasetçidir ve İslamiyet dini inançı da, dini tanımlayan Din hadisileri de, din de siyasete karşıdır çünkü siyaset cehalet ve nefstir yani dinin en büyük iki düşmanı ki zaten hadis de 'Sultanlarla düşüpkalkan(düşüp kalkan) alimler de hırsızdır' deyip duruma açıklık getirmiştir. Yani Kuran'da ya da İslamiyet'te yer alan kişi siyasetçi de, bir cumhurbaşkanı da değildir; İslam'ın son halifesinin sonuna kadar olan bölümdür çünkü o dönemin Müslüman yöneticileri siyasete de, ticarete de karışmayan, ve nefsten uzak, Din hadisileri'ne uygun kişilerdi ortalama olarak yani örnek ki Muhammed gözü kapalı olarak yanındakilerden birini gösterse, o kişi mutlaka örnek bir insan idi her açıdan, örnek ki tek bir yolsuzlukta bile adı geçmeyen kişi idi yani Muhammed yanındaki herkese kefil idi yani kalkıp bu hali günümüze ya da çağımıza uygulamak yanlıştır. Yani bir de genelevlerin, zinanın, çıplaklığın, barların, pavyonların serbest olduğu günümüze ve ülkemize bakın; Muhammed, Ebubekir, Ömer, Osman zamanlarında bunların hangisi vardı? Osmanlı hanedanlığı'na bakın; bebek, çocuk kardeşlerini, öz annelerini ve öz babalarını bile öldürten; Muhammed, Ebubekir, Ömer, Osman zamanılarında bunlar var mıydı? Yani birşeyleri koşullara uygulamak için koşulları da koşullara uygulamak gerekir. Pılajlar, televizyon çıplak dolu ve sen kalkıp İslam'dan, dinden imandan söz ediyorsun. Adnan Oktar mantığı gibi bir hal bu hal. Atv rektör için demiş 'Atv gündeme getirdi, görevi bıraktı', 'Ak parti'den tepki üstüne tepki' demiş; Halk Tv yalnızca 'Cumhurbaşkanına itaat farz, karşı çıkmak haram' bölümünü almış ve 'O rektör görevden alındı' demiş; Kanal D de rektörün 'Cumhurbaşkanına itaat etmek farz-ı ayndır', 'O rektör istifa etti' demiş. Yani kimi 'Görevden alındı' demiş, kimi 'İstifa etti' demiş. Oysa bu rektör 2015 yılındaki rektörlük seçimlerinde son sırada yer almasına karşın Erdoğan tarafından rektörlüğe atanmış. Yani Erdoğan'ca göreve getirilmiş birinin ne istifa etmesi ne de Akp cephesinin ona cephe alması mantıklı. Yani açık ki pireli bir konu durumu var. Bence AKP Grup Başkanvekili Naci Bostancı'nın 'Rektörün sözlerinin, cumhuriyetimizle, İslamla, Cumhurbaşkanımızın siyasal anlayışıyla, rektörlük makamında aranan akademik müktesebatla hiçbir ilgisi yok' demiş ki bence bu rektörün istifa etmesinin ya da ettirilmesinin ya da görevden alınmasının arkasındaki asıl neden cumhurbaşkanı ile ilgili bölümdür. Medyanın muhalif görmediği, yandaş medyanın ise görmezden geldiği bu konu nedir? Rektör diyor ki 'Cumhurbaşkanına itaat zorunlu ancak eleştirmemiz de zorunlu'. Çünkü bu rektörün sözleri arasında; görülmeyen ve görmezden gelinen şu tür sözler de var: 'İşler yanlış gidiyorsa söylememiz de gerekiyor ama yanlışları da bazan dile getirmek gerekir'. Yani yandaş medya bile Erdoğan'ın atadığı bu rektöre tepki göstermişse biryerlerden bir düğmeye basılmış demektir. Peki bu Akp, bu Akp medyası Erdoğan 'Bana oy verip Akp'ye oy vermeyenler münafıktır' dediğinde nerede idiler, neden hiç ses çıkarmadılardı? Peki Erdoğan 'Türkçe ile felsefe ve bilim olmaz, Türkçe terk edilmeli', 'Türkiye devlet gibi değil şirket gibi yönetilmeli', 'İki ayyaş', 'Demokrasi bir tıramvaydır, istediğim durakta inerim', 'Lozan'ı zafer diye yutturmaya çalışıyorlar' dediğinde bunlar neredeler idi? Demek ki o zamanlar düğmeye basılmamış. Yoksa Erdoğan'ın seçtiğine ses çıkaracak cesaret bunlarda nerede? Yoksa Danıştay'ın Andımız lehine karar vermesine ilk tepkinin Bekir Bozdağ'dan gelmesinin bir rastlantı ya da Bekir Bozdağ'ın kendi kararı olduğunu mu düşünüyorsunuz? Peki bir İslami kavram haline gelmiş olan 'biat'ı Erdoğan için 'Erdoğan'a biat ettik' olarak kullanan Mehmet Metiner neden hala görevde yani neden hala Akp milletvekili? Bugün diyen görevden alınır ya da istifa eder, yarın diyecekler ise görevlerinde kalırlar ve öyle ki savunulurlar bile. Örnek ki Tbmm'ye 'külliye' diyen Akp'li Tbmm başkan vekili Mustafa Şentop. Erdoğan diyecek de bunlar 'Olmaz' diyecekler öyle mi? Onlarda nerede bu cesaret, bu özgürlük, bu hak? Erdoğan elinde pırotokol(protokol) gereği hem Türk bayrağı hem Abd bayrağı olan İsmet İnönü için 'Elinde Amerikan bayrağı var ama Türk bayrağı yok' dedi; Akp'liler birşey diyebildiler mi? İçlerinden biri bile çıkıp 'Yok reisim, elinde Türk bayrağı da var' deme cesaretini, özgürlüğünü, hakkını, demokrasisini gösterebildi mi? Tısss... Bunların ardı arkası gelmez, gelmeyecek çünkü bunların amaçı da niyeti de Türkiye'yi Osmanlı-Arab karışımı; felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne aykırı bir dünyaya götürmek. Bence rektörün hatası işin içine 'Cumhurbaşkanının da yanlış işler yapabileceğini ve bu durumlarda da eleştirilmesi gerektiğini' de söylemesi oldu. Yoksa hadlerine mi düşmüş Erdoğan'ın seçtiğine laf söylemek? Haydi, açabiliyorlarsa Tbmm'ye Külliye diyen Tbmm başkan vekiline ağızlarını açsınlar da bir görelim? Açık ki rektöre muhalefetin tepkisi cehaletten, iktidarın tepkisi de cumhurbaşkanına sözlerinden kaynaklanmaktadır yani rektör konuya cumhurbaşkanını olumsuz olarak karıştırmasa büyük olasılıkla hala koltuğunda olacaktı. Necdet Gürçiftçi Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 2.11.18/09.36
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • ŞEKERLEME
  • emremusa26
  • shi
  • elaguc2009
  • eser5
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir