Şiir Defteri

NİHAT DOĞAN MESELESİ (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
16.09.2018 / 13:19
96 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Magazin kişisileri hakkında pek yazı yazmam; ortada genel bir konu ya da genel bir sorun yoksa. Bir ülkede sigara, içki, uyuşturucu, fuhuş, zina, kumar, dolandırıcılık, ahlaka aykırılı, akıldışılık gibi çok zararlı olan şeylerden biri de genelde üniversite okumamış insanların; özelde se felsefe, bilimsellik, mantık ve dini tanımlayan Din hadisileri'ni bilmeyen insanların topluma akıl hocasılığı, düşünce öderliği, düşünce liderliği yapmaya çalışmasılarıdır. Düşünmek yani doğru düşünmek; felsefe, bilim, mantık, Din hadisileri ve gecegündüz, her an, her konuda, konu başa gelmeden, konu daha yaşanmadan bile düşünmeyi meslek edinmiş olmayı ve kılıkırkyarmayı(kılı kırk yarmayı) ve her konuda azçok bilgili olmayı gerektiren çok ciddi bir meslektir, çok ciddi bir iştir. Yani düşünmek sanatçılığa, ticarete, medyacılığa ve siyasetçiliğe benzemez. Nihat Doğan magazin kişisi hakkında yazmak zorundayım. Bunun iki nedeni var: 1- 'Zaman yenilemeyen tek güçtür' demiş. 2- İki küçük kız ile ilgili konunun kendisi değil de durumun hali. Ünlü denilen kişilerin kimisi insanlığa bikini, mayo, mini etek, mini şort, açıksaçık, daracık gibi şeylerle yani moda ile ahlakdışılık, utanmazlık; kimisi de pirsing, dövme gibi şeylerle yani moda ile akıldışılık; kimisi de zina, fuhuş, eşcinsellik gibi düşünsel dine aykırı şeyler saçarken; kimisi de cehalet, mantıksızlık, bilimdışılık gibi şeyler saçıyor dünyada. Yani bu vahim hal durumunda ünlüler görmezden gelinemeyecek, önemsenmeyecek şeylerden değildirler. Yani ünlü denilen kişiler yalnızca giyimleri, zevkleri, özel hayatları ile değil sözleri ile de toplumlarına zarar verebilirler; bu nedenle onlar hakkında yazmak asla küçümsenilecek bir konu sayılamamalıdır. Birinci konuyu anlatayım önce: Acaba zaman gerçekten yenilemeyen tek güç mü? Zaman tek başına olmaz, yani evrende tek başına, mutlak bir zaman yoktur. Zaman olması için ne gerekir? Hareket gerekir ki felsefede de zaten 'Herşey değişir yani herşey hareket eder, aynı ırmakta iki kez yıkanamazsınız' denilmiştir. Yani bu durumda demek ki hareket zamandan üstündür çünkü zamanın varlığı hareketin varlığına bağlıdır.Peki hareket olması için ne gerekir? En azından nesne. Yani demek ki nesne de hareketten üstündür yani nesne yani felsefenin diliyle madde olmadan hareket de olmaz. Yani bu durumda demek ki yenilemeyen tek güç ne zamandır ne harekettir, yalnızca maddedir yani insan iradesinin yaratmadığı hal. Gelelim ikinci nedene: Bu neden çok tuhaf bir hal çünkü Beyaz Tv'de sabahları Söylemezsem olmaz adlı tuhaf yayında adeta bilirkişilik, uzmanlık yaptırılan Nihat Doğan'ı o iki çocuğu konusunda medyaya, gündeme taşıyan medya organı bildiğim kadarı ile Kanal D adlı televizyondur. Yani tuhaf olan şey Akp yandaşı bir televizyon kanalının yine Akp yandaşı bir televizyon kanalını ve Akp yandaşı bir kişiyi zor duruma düşürecek biçimde gündeme getirmesidir. Lise mezunu bir kişiye; üniversite mezunu kişilerin kurduğu, yönettiği bir Tv kanalında; ve üstelik de 200 üniversitenin olduğu bu ülkede topluma akıl hocasılığı, topluma liderlik, topluma önderlik, topluma adeta bilirkişilik, topluma adeta uzmanlık yaptırılması medya kavramı, medya kültürü ve medyanın bir eğitim araçı olması açısılarından oldukça tuhaf bir durumdur. Ve düşünün o ekranlara akademisyenler de çıkıyor. Demek ki gerçekte medyanın kendisi geyik haline gelmiş, topluma doğru lider olmaktan çıkmış ki özellikle dinden imandan, Osmanlı'dan söz eden Akp yandaşı medyanın elebaşı medyasını bikinili mayolu, dekolteli çıplakların sarmış olması da buna bir kanıttır zaten. Yani demek ki özellikle Akp yandaşı medya eğitimi önemsememektedir, yalnızca Akp yandaşılığını önemsemektedir ki Akp yandaşı medyanın sırf Akp yandaşı diye, üniversite bile okumamış ünlülerle dolu olması da buna dolaylı da olsa bir haldir bence. Demek ki öncelikle medyanın kendisinin üniversitelilik kültüründen, üniversite kültüründen, ve din iman kültüründen pay alması, eğitim alması gerekmektedir. Genel olarak anlaışılıyor ki medya alim, alime arayışında değil; gerçekte bilim ve din iman arayışında değil ünlü ve yandaş arayışı içindedir. Yani din karşısında Adnan Oktar'ın, Kedicik'lerin ve Aslancık'larının hali ne ise amaçı ekranlarına ünlü ve yandaş çıkarmak olan medyanın hali de mantık açısından öyle bir haldir. Acaba Akp iktidarı Melih Gökçek'ten dolayı Beyaz Tv ile bağını kopardı mı? Çünkü Akp yandaşı bir medya organının yine Akp yandaşı bir medya organını ve Akp yandaşı bir ünlüyü korumaması, kollamaması ve sorun oluşturacak biçimde gündeme, öne getirmesi, ve üstelik de 'Özel haber' yapıp ekranına getirmesi gerçekten tuhaf bir hal. Ve bu konuda sorulması gereken bir soru da şu: Beyaz Tv'ye cephe varsa neden? Bir sorun da şu: Felsefe, bilimsellik ile; kitap okumak ile bile ilgisi olmayan insanların felsefel sözler söylemeye tuhaf bayılması. Alim, alime olmak bu kadar kolaysa üniversiteler neden, 200 üniversite, bunca akademisyen neden? Alim, alime olmak bu kadar kolaysa neden herkes alim, alime değil? Alim, alime olmak bu kadar kolaysa neden ülkede demokrasi, laiklik, bilimsellik, medenilik, tarafsızlık, insanilik, huzur, güven ve gerçek adalet mumla aranılır halde? Necdet Gürçiftçi Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 16.9.18/13.18
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • saydobaksan
  • murat699
  • Durudnz
  • Nida
  • Seyyid
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir