Şiir Defteri

KİRALIK EV EVLİLİK VE AİLE OLMAK (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
07.09.2018 / 00:34
122 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Bence dünyada ne doğru felsefe biliniyor ne doğru bilim ne doğru üniversite ne doğru din ne doğru hukuk ne doğru devlet ne doğru ülke ne doğru aile. Yani dünyada doğru bilinen hiçbirşey yok gerçekte; bilimin nicel hizmetileri(hizmetleri) dışında. Türkiye'de buna doğru Türkçenin bilinmemesini de eklemeliyiz kuşkusuz. Durum neden böyle? Çünkü dünya ülkelerini 'Bizi halk seçti' diye tuhaf bir savunma yapan siyaset ve siyasetçiler ile vatanlar sanki babalarının malı imiş gibi vatanlara sahiplenen özel sektör yönetiyor. Dünyada 'aile olmak' da bilinmiyor. Evlilik ile aile olmak birbirine karıştırılıyor. Aile olmanın anlamı bilinmiyor, ve evlilik aile olmak sanılıyor. Boşanmaların ve zinaların azalmak yerine daha da artma içinde olmasının bir nedeni de bu. Evlilik 'ev' yani konut ile ilgilidir yani karşı cinsten iki kişinin cinsel ilişki dahilinde birlikte yaşamak için bir konuta girmesileridir(girmeleridir); bu nedenle ki evlilikte cinsel ilişkisizlik boşanma nedeni bile sayılıyor. Yani evlilikin(evlililiğin) ilk temel nedeni nicel ve: Cinsel ilişki. Yani evlilik bedensel bir haldir. Evlilik özel sektöre benzer. Aile olmak ise nitel bir durumdur; ruhsal bir haldir. Aile olmak ise vatana, devlete benzer. Aile olmak için ahlaki, toplumsal birçok neden gereklidir. Oysa evlilik için bunlar gerekli değildir. Evlilikte 'Karıkoca olmayı kabul ediyor musunuz?' diye sorulur oysa ailelikte 'Aile olmayı kabul ediyor musunuz?' diye sorulur. Bu konuda hukukta bir tuhaflık var: Evlilik cinsel ilişkiye dayandırılmış iken boşanmaya bir neden olarak da 'Aile olamamak, aile olmayı başramamış olmak' eklidir; o zaman şunu sorarlar: Aile olmayı başaramayacaksanız neden evlendiniz? Demek ki evlilik 'Olmasa olur, salla gitsin' türü birşey olmuş oluyor bu durumda ki böyle bir halin boşanma, zina gibi şeylerle karşılaşması oldukça olağan olur bu durumda. Evlilik ve aile olmak konusunda bir konu da kiradır yani kirada oturmaktır. Kirada oturmak evli olmaya engel değildir ancak aile olmaya engeldir; bu nedenle, aile olacak olanların ev kendi mülkleri olmalıdır, olamıyorsa devlet buna yardım etmelidir, destek olmalıdır. Ev yeni evlilerin değilse, düşünün: Gerdeki(Gerdeği) başkasının kiralık evinde yapacaklar; ilk anne ve baba olmayı başkasının kiralık evinde yaşayacaklar; çocuklarının ilk gülüşüne, mama yemesine, emeklemesine, yürümesine, ilk konuşmasına, ilk yemek yemesine, ilk okula gidişine başkasının kiralık evinde tanık olacaklar; çocukları erkek ise askere gidişlerine başkasının, kiralık evinde tanık olacaklar, çocukları askerde şehit olursa bunu kiralık, başkasının evinde yaşayacaklar; çocukları bir tırafik(trafik) kazasında ya da bir hastalıktan ölürse bunu kiralık, başkasının evinde yaşayacaklar; sevişmeleri, mutlulukları, acıları, anıları hep başkasının evinde kalacak; ev içi tüm anıları kiralık evlerde kalacak oysa aile olmak anılara sahip çıkmaktır da. Bayanların bikini, mayo diye sütyen-külot dolaşmaları; mini etekle, mini şortla dolaşmaları; cinsel sunumlu, cinsel tahrikli giyimle dolaşmaları evlilik için aykırı olmayabilir ancak ailelik için terstir çünkü aile olmak için hatıralar gibi ahlak, edeb, güvenilirlik, mantık, utanmak, dürüstlük, manevilik gibi nitel değerler de gereklidir. Hukuktan anlaşılıyor ki evlilik anılar üzerine değil cinsel ilişki üzerine kurulu ancak ailelik cinsel ilişki değil anılar üzerine de kuruludur. Yani evlilik beden üzerine kurulu iken ailelik beyin, ruh, kişilik üzerine kuruludur. Bu nedenle; aile kurumunu korumak, aile kurumunun devamı için devlet hem evlilik ile aileliği birbirinden ayırmalı hem de ailelike(aileliğe) ev kira ise ev vermelidir. Ailelik için akılmantık, bilgi, kültür, eğitimlilik, akıl ve ruh sağlığı, ahlak, edeb, dürüstlük, güvenilirlik gibi şeyler zorunludur ancak evlilik cinsel ilişki üzerine kurulu olduğu için bunların hiçbiri ne zorunludur ne gereklidir. Bir tuhaf şey daha ki evlenenlere verilen cüzdanın üzerine 'Evlilik cüzdanı' değil de 'Aile cüzdanı' yazmışlar. Yani yapılan uygulama ailelik değil evlilik ancak cüzdanın adı 'Aile cüzdanı' yani bu konuda hukukun yani hukuku yapanların bile felsefeden, bilimden ve dini tanımlayan Din hadisileri'nden uzaklığı getirdiği büyük bir kafakarışıklığı yaşadıkları ortada. Yani belli ki hukuk da evlilik ile aileliği birbirine karıştırmakta çünkü evlenenlere Evlilik cüzdanı yerine Aile cüzdanı vermesinin yanında bir de boşanmalara Aile mahkemesi bakıyor oysa aile olsalardı ölseler de boşanmazlardı zaten; demek ki boşanmalara bakan mahkemenin de adı Aile mahkemesi değil Evlilik mahkemesi olmalı. Evlilik kolay yıkılır da aile kolay yıkılmaz. Cinsel ilişki üzerine kurulu birşeye aile denilemez; denilse denilse evlilik denilir ancak ki sırf cinsellik için geçici nikah yapanlar bile var dünyada. Bu durum iyi anlaşılmalıdır yoksa ailelik yerine evlilik çoğalır ve onun da yolunda boşanmalar ve zinalar çoğalır. Benden söylemesi, benden uyarması. Yani tüm dünyada insanlar 'Evlenmek istiyorum' ile 'Aile kurmak istiyorum' arasındaki farkı anlamalılar. Devlet evlilik değil de aile kurmak isteyen evsizlere diyecek ki: 'Size ev vereceğim, bana azar azar, yavaş yavaş ödersiniz; zorda kalırsanız her konuda bana geleceksiniz; evlilikte miras hakkı yok ancak ailelikte var; ancak boşanmak, zina, ahlaka aykırı yaşamak, aile olmaya aykırı yaşamak yok; aksi halde hapise girersiniz'. Bu kafayla gidilirse dünyada aile kalmaz, aile ölür. Necdet Gürçiftçi İnternette yayınlandığı zaman: 6.9.18/16.55
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • emremusa26
  • shi
  • elaguc2009
  • eser5
  • Suyacıkmak
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir