Şiir Defteri

KAMU FABRİKALARINI SATMAK DEVLETE VE VATANA İHANETTİR (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
11.08.2019 / 12:45
395 kez görüntülendi
1 yorum yapıldı
Bir aile düşünün; bir minibüsü var, ve aile onunla geçimini sağlıyor; ve minibüs ailenin oğulu(oğlu) üzerine kayıtlı ancak parasını aile vermiş. Ve oğul birgün o minibüsü satıyor, ve parasını da bir arkadaşına ya da sevgilisine borç veriyor ya da barlarda, pavyonlarda yiyor. Bu durum açık ki aileye ihanettir. Ancak oğul minibüsü satıp yerine bir yolcu otobüsü almışsa; bu durum aileye ihanet değil, katkıdır. Ya da düşünün ki bir baba kazandığı paraları ailesine getirmek yerine arkadaşına ya da sevgilisine götürüyor; bu da aileye açıkça ihanettir. Devletin yani kamunun yani vatanın yani milletin fabrikaları, madenleri, toprakları, kaynakları, servetleri var; ve bunlar 'özelleştirme' diye kapitalistlere yani özel sektöre yani siyasi iktidarın dostlarına ya da sevgililerine satılıyor. Ve bunun sonuçunda devlerin, vatanın, milletin, kamunun servetinde bir artış yok. Yani insan diyebilir ki 'Yahu, devletin şu fabrikası pek verimli değil, şunu satayım da yerine daha iyi birşey alayım, koyayım'; bu yanlış birşey olmaz ancak açık ki gidenin yerine yenisi gelmiyor yani devletin, milletin, vatanın, kamunun serveti artmak yerine sürekli azalıyor, yok oluyor. Zaten siyasi iktidarın ekonomide yaptıkları doğru olsaydı asgari ücret 2 bin Tl falan değil, örnek ki en az 5 bin Tl olurdu; insanlar istedikleri şeyi satın alabilirlerdi; ülkede demokrasi, bilimsellik, ahlak, insanlık, medenilik ve özgürlük egemen olurdu ancak ne yazık ki tarım ülkesi de olan Türkiye'de şu an meyva(meyve) bulmak bile pek olanaklı değil, portakallar bile taze değil bayat; şimdi gidin bir ünlü bir Avm'ye, sebze-meyva bölümüne bakın, bakalım kaç tür meyva bulabileceksiniz? Yani kalkınan bir ülkede para da, sebze de, meyva da, gıda da bol ve sağlıklı olmalı değil mi? Bakın konut satışı bile tıkandı yani ülkede ekonomi iyi ise evsiz milyonlarca insan varken konut satışı neden tıkansın değil mi? Ülkemizde açık ki ekonomi demek şirketlerin para kazanması, kapitalistlerin ve ahlaka aykırılığın keyif sürmesi demek olmuş. Televizyon tanıtımlarına(reklamılarına) bakın; hemen hemen tüm tanıtımlar özel şirketlerin yani kapitalistlerin; peki devlet nerede, devletin ekonomisi, üretimi nerede? Yani kapitalistler üreteceklerse üretecekler, işsizleri işe alacaklarsa alacaklar yani devlet ekonomisi çökertilmiş oysa devlet demek özel şirketler değil vatan, millet, kamu demektir yani Türkiye kapitalistler, özel şirketler keyif sürsünler, halkı yolsunlar diye, siyasetçiler devletin servetlerini satsınlar diye kurulmadı değil mi? Bakın Kurtuluş savaşı'nda garibanlar şehid oldu, zenginler için ise Bedelli askerlik çıkartıldı yani zenginler yesinler içsinler, keyif sürsünler, garibanlar yine hep fabrikalarda, inşaatlarda, ve vatan korumasında; bu durum tıpkı Osmanlı hanedanlığı'nın Türkleri sınırlara ve savaş alanlarına sürmesi, Osmanlı saraylarına ise Türk olmayanları doldurmasına benzemektedir. Vatana ihanetin geleneksel tanımı nedir? Vatanın bir karış toprağına bile düşmanın girmesine yardımcı olmaktır; devletin bir zerrelik yerinin bile çökmesine yardımcı olmaktır; devletin bir fabrikasının bile zarar görmesine yardımcı olmaktır. Bu açıdan bir de ülkemizin durumuna bakın; bu durum kapıdan giremeyen düşmanı bacadan sokmak gibi bir durum değil midir? Televizyon tanıtımılarına bakın; genelde hep kapitalist tanıtımları, özelde ise hep üstelik te ahlaka aykırı ve akıla aykırı sunumlar yapmakta olan yabancı şirket tanıtımıları yani düşmanlar bu ülkeye zekice başka hangi yoldan egemen olsunlarki(olsunlar ki)? Evet gariban aile oğula bağırıpçağırıyor(bağırıp çağırıyor): 'Sen ailemizin minibüsünü sattın ve yerine hiçbirşey koymadın!'; gariban aile babaya bağırıpçağırıyor: 'Ailemizin servetini, geçim kaynağını satıp başkalarına yedirdin!' Devlet şirket gibi değil; devlet gibi, bilim gibi, ahlak gibi, aile gibi yönetilmelidir. Devlet özel sektörle, şirketlerle, siyasetçilerle değil; felsefe, bilim, dini tanımlayan Din hadisileri, düşünürler(filozoflar), alimler, alimeler, bilgeler ile yönetilmelidir yoksa durum gerçekten de devlete, vatana, millete, kamuya ihanet olur; hukuk, kanunlar buna 'ihanet' demeseler de ki zaten hukuku, kanunları siyasetçilerin kendileri yapıyor, yaptırıyor. Evet gerçek şu: Bir siyasi iktidar devletin, vatanın, milletin, kamunun fabrikasını, toprağını, maden kaynağını satıyorsa gerçekten de vatana, devlete, millete, kamuya açıkça ihanet durumundadır. Devletin görevi özel sektörü, kapitalistleri, özel şirketleri zengin etmek değil; vatanı, devleti, milleti, kamuyu zengin etmektir. Devlet devlet gibi değil de özel sektör, şirket gibi ise orada açık ki devlete, millete, vatana, kamuya açıkça ihanet vardır. Ancak gerçek ki eşcinselliğe, eşcinsel evliliğe, zinaya, genelevlere, barlara, pavyonlara, sıtriptiz(striptiz) kulübülerine, sex shoplara, sütyenli-külotlu pılajlara(plajlara), ahlaka aykırı modaya bile izin verenlerin durumu zaten aile kavramına, aile kurumuna ihanet demektir ki bunu yapanların devlet, vatan, millet, kamu ekonomisine de ihanet etmeleri de olanaksız olmaz çünkü nefs önce akılı(aklı) yok eder, sonra da ahlakı yani ahlak yok olmuşsa zaten akıl da, dürüstlük de, mantık da, aile de, insanlık da, vatan da, millet de, devlet de, kamu da yok olmuş demektir yani vatana ihanet konusunda daha neyin tartışması? Zaten Atatürk'e de, Lozan anlaşması zaferine de, Türkçeye de düşmanlık içinde değiller mi yani vatana ihanet konusunda daha neyin tartışması? Necdet Gürçiftçi Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 11.8.19/12.46
Düzenleme: 11.08.2019 / 22:59

bilalozturk


12.08.2019 / 16:30
Bıdı bıdı, bıdı bıdı.
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • Alpero
  • ezgiparcikan
  • sportel16
  • Ragıp
  • zeynepuu
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir