Şiir Defteri

İslam konferansı örgütü kadın ilerlemesi teşkilatı tüzüğündeki 'kadın' saçmalığı savım (Deneme)

Yazan: Birturkbilgesi
18.01.2020 / 00:40
295 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Dünyayı 'Kadın, çıplaklık ve sıpor(spor)' ile yönetmeye, daha doğrusu dünyaya bunlar ile egemen olmaya çalışan küresel ve derin bir merkez var bence. Bu nedenle de ahlaka aykırı moda, ahlaka aykırı bilgisayar oyunuları(oyunları), ahlaka aykırı festivaller, ahlaka aykırı turizım(turizm), ahlaka aykırı medya, ahlaka aykırı mekanlar, ve sıpor(spor) dünyanın heryerine yayılmaya çalışılmakta. Yani açık ki Abd'de birileri 21. yüzyılda Roma çağı yaratmaya çalışmakta gibi. Bunun etkilerini Türkiye'de de görmekteyiz. Heryeri akıldışı-ahlakdışı moda, ve sıpora akıldışı-ahlakdışı yaklaşım biçimi sarmakta. Türkiye'de 18 altı yetişkin insan dişisine yani 18 altı bakirelere bile 'kadın' dedirtmeye çalışan, Amerikan kökenli bir süreç ve baskı var. Öyle ki polisiye bir Amerikan dizisinin Türkçe çevirisinde 15 yaşındaki kız çocuğuna bile 'kadın' denildi. Türkiye'de de bayan sıpor(spor) takımlarına da 'kadın takımı' denilmeye başlandı. Yani Türkiye'de uyuşturucu kullanma ve fuhuş yaşının 18 yaş altına inmiş olması gibi bir durum olarak 'Ben kadınım' deme yaşı da 15'e inerse hiç şaşırmamak gerekecek. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından 15 Ocak 2019'da onaylanmak üzere Tbmm'ye gönderilen İkö yani İslam konferansı örgütü kadın ilerlemesi teşkilatı tüzüğü'nde yazıyor ki 'Müslüman aleminde, hızla değişen, gelişen ve modernleşen bir dünyada kadınların, erkeklerin saygı duyulan eşleri olarak yetiştirilmesi'. Açık ki 'İslam konferansı örgütü' adındaki 'konferans' Fıransızca(Fransızca) bir sözcük ancak açık ki Arablar 'işbirliği' de demezler. Yani bu örgüt İslami bir örgüt olsa da açık ki kültür ve ruh olarak yine de Batının etkisinde. 'Kadınların, erkeklerin saygı duyulan eşleri olarak yetiştirilmesi' diyor. 'Kadın' zaten kadın olmuş, yetişmiş, bekareti yok demek. Yani kadının neyini yetiştireceksin artık? Yani gerçekte 'Kız çocuklarının' demesi gerekiyor ancak neden 'Erkek çocukları da saygı duyulan' olarak yetiştirilmiyor? Sonra; cehalet ve nefs içinde olan erkeklerin sevgisi, saygısı felsefe, bilim açısından da, dini tanımlayan Din hadisileri açısından da hiç değerli ve önemli değil yani ölçüt 'Erkekler' değil felsefe, bilim, Din hadisileri olmalı. Yani erkekler kendilerini felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne göre yetiştirmişler mi de iş kadınların ya da kız çocuklarının erkeklere göre yetiştirilmesine kalmış? Yetişkin insan dişisine yetişkin insan erkeği değil felsefe, bilim ve Din hadisileri saygı duymalı çünkü yetişkin insan erkeğinin saygı duyduğu akıldışı-ahlakdışı kadın türü de var. Yani kadınlar zaten kadın olmuş insanlardır yani onları nasıl yetiştireceksin artık? Çünkü çocuklar yetiştirilir ancak. Acaba bu durum çocuk evliliklerinin de serbest olmasını mı içermektedir? Yani beğenmişsin almışsın yani evlenmişsin; artık neyini yetiştireceksin? Beğenmiyorsan almasaydın? Aldığına göre demek beğenmişsin? Bu örgütün amaçları ise şunlar imiş: 1- İslam ülkeleri arasındaki yakınlığın ve işbirliğin artırılması 2- Müslüman halkların çıkarlarını ve güvenliğini korumak ve mücadelelerini desteklemek. 3- Üye devletler arasında siyasal, ekonomik, kültürel, bilimsel ve sosyal işbirliğini arttırmak. 4- Müslümanlarca kutsal olarak kabul edilen yerlerin korunması 5- Filistin halkı'nın mücadelesini ve bağımsızlık haklarını desteklemek ve savunmak 6- Her türlü sömürgeci yaklaşımın ortadan kaldırılmasını sağlamak. Bakın amaçlar arasında bilimsel, ahlakçı ve medeni bir İslam dünyası yaratmak yok yalnızca 'devletler arasında bilimsel işbirliği' var yani devletlerin yapısında, eğitimlerinde, hukuklarında ve toplumlarında bilimselleştirme diye bir amaç yok yani 'Bilimsel işler yap ancak bilimsel olmak yok' mantığı; eğer hayat biçimi olarak bilimsel olmak amaçı(amacı) olsa İslam dünyasının siyasetçilerle, hükümdarlarla ve kapitalistlerle değil dini tanımlayan, 'Din bilimdir(ilimdir), ahlaktır, vicdandır, merhamettir, dürüstlüktür, medeniliktir, tarafsızlıktır, nefssizliktir' diyen Din hadisileri ile yönetilmesi gerekir ki bu durumda İslam ülkesilerinde hem siyasetçilerin, hükümdarların ve kapitalistlerin hem de vahşi, barbar, insanlıkdışı idamların olmaması gerekir. Yani açık ki İslam konferansı örgütü ya da İslam işbirliği teşkilatı ile amaç İslam ülkesilerindeki(ülkelerindeki) cehaletin, nefsin, siyasetçilerin, hükümdarların, kapitalistlerin ve vicdansızlığın korunmasından başka şey değildir ki bu durumda sonuçun Din hadisileri'ne yani doğruya değil Din hadisileri'ne aykırılığa yani yanlışa gideceği yani bu örgütün İslam dünyası için çözüm değil sorun olacaktır ki bu örgüte dahil edilmiş Türkiye'nin Akp döneminde yolsuzluklarla, haksızlıklarla, adaletsizliklerle, bilimdışılıklarla anılmakta olması da bunun kanıtıdır yani İslam dünyası kendine çözüm ve insanlığa önder olmak istiyorsa siyasetçilere, hükümdarlara, kapitalistlere değil dini tanımlayan Din hadisleri'ne sarılmalıdır öncelikle. Öteyandan 'İlerlemek' ancak felsefe, bilim ve dini tanımlayan Din hadisileri ile olur ancak hiçbir İslamcı ülkede bunlar yok. Saygı ancak felsefeye, bilime ve Din hadisileri ile oluşur. Peki siyasetin ve İslamcı ülkelerin bunlarla ilgisi ne ya da ne kadar? Siyasi İslamcılık şunu bilmeli ki din ya da Müslümanlık siyasi İslamcılık ile değil dini tanımlayan Din hadisileri ile olur. Necdet Gürçiftçi Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 18.1.20/00.40
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • Cihanaga12
  • Muratrock
  • ceterisparibusdeu
  • cevdetvural
  • Trklrq
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir