Şiir Defteri

İÇİŞLERİ BAKANININ SÖZÜNDEKİ MANTIKSIZLIK (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
04.08.2018 / 08:45
133 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Görülüyor ki dini inançlar dini tanımlayan Din hadisileri'ne yönelmek yerine kişiler açısından mutlu olmaya, devletler açısından ise toplumlarını mutlu etmeye yönelmek olmuş; siyaset de felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne yönelmek yerine iktidar olmaya ve toplumlarını mutlu etmeye yönelmek ki iki yöneliş de felsefeyi, bilimi ve Din hadisileri'ni dışladığı için nitel mutluluk yerine nicel yani maddi yani dünyevi yani nefssel bir mutluluk. Yani daha en başta insanların, toplumların, devletlerin ve insanlığın yönelimleri yanlış çünkü felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne aykırı. Türkiye'nin şimdi İçişleri bakanı üniversite mezunu olmasına karşın hem felsefeye, bilime, Din hadisileri'ne hem de üniversiiteliliğe aykırı sözler etmekte, belli ki bu tür varoluşu seviyor olmalı; kaldı ki ait olduğu siyasi parti de zaten felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne uzak bir siyasi parti, kaldı ki zaten siyaset cehalet ve nefstir yani felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne aykırılık. Partisinin 'Türkçe ile felsefe ve bilim olmaz, Türkçeyi terk edelim', 'Demokrasi bir tıramvaydır, istediğimiz durakta terk ederiz', 'Bize oy vermeyen münafıktır', 'Bize oy vermeyen teröristtir', 'İki ayyaş' gibi sözleri akılımızda zaten; bu İçişleri bakanının akılımda kalan iki sözü oldu: 'Ey polisler, okul çevrelerinde uyuşturucu satanların bacaklarını kırın, cezası ne ise ben yatarım' ve Abd'nin Türkiye'nin İçişleri bakanına ve Adalet bakanı'na yaptırıma başlaması ve bu iki bakanın Abd'deki mal ve para varlıklarına elkoyulması(el koyulması) kararını alması ile İçişleri bakanının 'Bizim Abd'de tek bir malımız var, o da Fetö, onu da alacağız' sözü. Sonra da ciddi devletten, güçlü devletten, eğitime yatırımlardan, bilimden falan söz ediliyor. İçişleri bakanı işletme fakültesi mezunu yani 'Şirketler, kapitalistler nasıl zengin edilir, nasıl kurtarılır, nasıl ekonomiyi ele geçirebilir, özel sektör ülkeye nasıl egemen yapılabilir?' gibi Amerikancı şeylerin öğretildiği fakülte yani kapitalistlerin, patronların, şirketlerin ceplerini düşünmek üzerine kurulu bir sözde fakülte, sözde üniversite türü. Açık ki böyle bir fakülte ya da üniversite türünde ne felsefe ne bilim ne Din hadisileri ne toplumsallık ne evrensellik öğretilir; varsa yoksa 'Kapitalistlerin, şirketlerin, patronların kazançları nasıl yükseltilir?'in öğretilmesi ve kapitalistlere, patronlara, şirketlere, Amerikan düzenine uygun insanların, elemanların yetiştirilmesi. Yani işletme fakültesinin amacı ne felsefedir ne bilim ne Din hadisileri ne vatan ne millet ne insanlık ne evrensellik; yalnızca kapitalistin, patronun, şirketin cebidir, hazzıdır, mutluluğudur. Ancak ne yazık ki Ekonomi bakanı da Abd'de okumuş olmasına karşın işletme fakültesi mezunu ki Akp başkanı Erdoğan'ın 'Türkiye devlet gibi değil şirket gibi yönetilmelidir' sözü de hem duruma uygundur hem de devleti yönetememenin dolaylı itirafıdır çünkü devletin temel özelliklerinden biri de devletin devlet gibi yönetilmesidir, şirket ya da çiftlik ya da mutfak gibi yönetilmesi değil. İçişleri bakanının polise 'Bacaklarını kırın, cezası ne ise ben yatarım' sözü hem uyuşturucuya karşı savaşta başarısızlık hem de toplumu suça yani kanunları, hukuku çiğnemeye, yok saymaya yöneltmek özelliği ve işlevi taşır. Başarısızlık çünkü işi bilen biri okul çevresilerine polisler yerleştirir ve uyuşturucu satıcılarının okul çevrelerinde, bilinen yerlerde, belirlenen yerlerde, tuzak haline getirilmiş yerlerde toplanmasını, yoğunlaşmasını sağlayıp onları tek tek yakalar yoksa uyuşturucu satıcıları bilinmeyen yerlerde işlerini yaparlar ve bu da onlarla savaşımı zorlaştırır. Düşmanın nerede olduğunu bilmek da zafere yardım eder. Yani demek ki uyuşturucu satıcısılarının okul çevrelerinde olmasını istememek hem onların başka yerlerde olmalarını istemektir hem de onlara karşı savaşımda güçsüzlüğü, olanaksızlığı, yetersizliği gösterir. Belki işletme fakültesi yüzünden ki İçişleri bakanı sözünün mantığa aykırı olduğunu anlamadı. sözü mantığa yani mantık bilimine aykırı çünkü Abd bu iki bakan kişiye ait mala el koyuyor oysa sözünü ettikleri şey onlara, onların şahıslarına ait birşey değil. Yani Fetö İçişleri bakanı kişinin özel malı değil Türkiye devletinin malıdır ancak ki bir kişinin kendisini devlet sanması ya da devlet yerine koyması da zaten felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne de demokrasiye de aykırıdır. Gerçekte bu bakanın sözleri hem Türkiye'de üniversitelerin felsefeden, bilimden ve Din hadisileri'nden uzak olduğunu göstermekte hem de üniversitelerin felsefe, bilim ve Din hadisileri üzerine kurulmasının ne kadar çok önemli ve zorunlu olduğunu göstermekte yani düşünün ki yukarıdakiler 'Kafalarını kırın, bacaklarını kırın, kemiklerini kırın' diyorlarsa aşağıdakiler yani toplum neler yapmaz. Yani İçişleri bakanı kişinin 'Bizim Abd'de tek bir malımız var, o da Fetö' demesi kulağa ya da cehalete ya da nefse hoş gelebilir ancak bilimsel mantığa ya da mantık bilimine aykırıdır ancak 'Kim takar mantığı, felsefeyi, bilimi' deniliyorsa o başka ancak bilinmeli ki dini tanımlayan Din hadisileri'nin bir temeli de bilimdir öyle ki Din hadisileri 'Din bilimdir, bilim yoksa din de olmaz' der yani dinin bile varlığı bilime bağlı iken dilin varlığının bilime bağlı olmaması dine ait bir durum değildir. Öteyandan(Öte yandan) 'Fetö bizim malımız' demek mantık bilimine göre 'Fetö'yü biz kurduk, Fetö bize ait' anlamına da gelir yani bu söz cehaletin ve nefsin kulaklarına hernekadar(her ne kadar) hoş, doğru, iyi, güzel gelse de mantık bilimi açısından neresinden tutulursa tutulsun sınıfta kalan bir söz ancak 'Kim takar felsefeyi, bilimi, mantığı' deniliyorsa başka ancak bilim de dini tanımlayan Din hadisileri de 'Kim takar felsefeyi, bilimi, mantığı' demez öyle ki Din hadisileri 'Din bilimdir, bilim olmayan yerde din de olmaz' der. Necdet Gürçiftçi İnternette yayınlandığı zaman: 4.8.18/08.40
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • Suyacıkmak
  • esranesrin
  • esranesrin2004
  • esranesrin14
  • nesrinesra14
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir