Şiir Defteri

HUKUK TEK BAŞINA HİÇBİRŞEYDİR (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
23.08.2019 / 05:16
239 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Batı çağdaşlığı ve uygarlığı öz üzerine değil görünüm ve sözcük oyunları üzerine kuruludur ve sırf bu nedenle bile uslu(akıllı) insanlarca yıkılmak zorundadır. Günümüzde oldukça çok örneklerini gördüğümüz, 'Nasıl düşünüyorsan, öylesin; güzel düşün, mutlu ol; pozitif enerji; bu sözcükleri yineleyin, mutlu olun'gibi 'güzel öneriler' gerçekte bu bataklık canavarının, öldürücü yerine vuruşun yapılamaması nedeniyle, doksan dokuz canlıymış gibi yaşama, büyük bir yüzsüzlükle bağlı olmasındandır. Hukuk; gerçekte hiçbir anlamı olmayan ve asla hiçbir anlamı olmayan bir sözcüktür. Hukuk da, hukuk sözcüğü de tek başına hiçbir şeydir. O yüzden ki her hukuk sözcüğünün önüne yani soluna başka bir sözcük getirilir: Kamu hukuku, medeni hukuk, ticaret hukuku, miras hukuku, ceza hukuku, anayasa hukuku gibi? Hukuk gerçekte bir öz değil bir biçimdir, bu nedenle de tek başına hiçbir anlamı yoktur. 'Bu işin hukuku yok mu?' tümcesi, bu gerçeği iyi anlatır; yani 'bu işin yolu, yordamı nedir?' demektir. Yani hukuk; yol, yordam, yöntem, biçim demektir gerçekte. Buna argoda ya da sokakta, 'racon' da denilir. 'Bu işin raconu nedir?' tümcesindeki gibi. 'Bu, bizim racona uymaz' demek, 'Bu bizim hukuka uymaz' demektir. Bu açıdan baktığımızda hukuk gerçekte bir töre ve törendir. Tören yönüne karşı çıkmasa da töre yönüne karşı çıkar gibi görünür ama gerçekte karşı çıktığı töre, sivillerin töreleridir, yoksa kendi törelerine sıkı sıkıya uyulmasını ister hukuk. İşte bu nedenle ki yaşamınızı belirleyecek ve haklı olduğunuz bir celseye beş dakika geç gitseniz, sizin için artık her şey bitmiştir. Beş dakika yüzünden her şeyi yitirebilirsiniz ve hukuk bunu doğal karşılar oysa kan davası töresinde de her şey beş dakika içinde olur biter ama hukuk onu suç sayar, doğal karşılamaz. Gerçek şu ki beş dakikanın, hukuk için, insandan daha çok anlamı, önemi, değeri vardır. Gelin şimdi buna hukuk deyin bakalım. Diyebilirsiniz, ama gelin bu hukuka, güzel, doğru, insanca hukuk deyin bakalım. Bunları da diyebiliyorsanız; artık hukuk için de sizin için de kullanım süresi bitmiş demektir. Hammurabi yasaları da hukuk ve yasaydı. Böyle bir hukuku ve hukuk devletini ister misiniz? Giyom Tel(William Tell)' de; Vali Gessler, Altdrof Alanı'na şapkasını bir direğe astırıp, gelen geçen herkesin o şapkayı selamlamasını isterken de bir hukuka ve yasaya dayanıyordu. William Tell, o şapkayı selamlamadığında da bir hukuka, yasaya dayanıyordu. Böyle bir hukuk ve hukuk devleti ister misiniz?... Valinin hukuku, yasası; ordusunun egemenliğinde bir hukuk ve yasaydı; Tell'in hukuku ve yasası ise 'Salak mıyım ben ya, şapkaya selam vereyim'biçimindeki, us(akıl) yasasına dayanıyordu. Şimdi, çağımızda, valinin o hukuku ve yasası yok ama Tell'in hukuku ve yasası, orduların egemenliğinde bir hukuk ve yasa oldu. Neron, Hristiyanları aslanlara yedirirken de, gladyatörleri ölümüne dövüştürürken de bir hukuka ve yasaya dayanıyordu.Böyle bir hukuk ve hukuk devleti ister misiniz? Hitler, başkaldıranları öldürürken de, Avrupa'yı işgal ederken de bir hukuka ve yasaya dayanıyordu. Böyle bir hukuk ve hukuk devleti ister misiniz? Sokrates'i, yeni tanrılar yaratarak gençliği zehirlemek, suçuyla ölüme gönderenler de bir hukuka ve yasaya dayanıyorlardı. Böyle bir hukuk ve hukuk devleti ister misiniz? Annelerini, babalarını, kardeşlerini, cariyelerini, eşlerini öldüren Osmanlı Hanedanı da bunları yaparken bir hukuka ve yasaya dayanıyordu. Böyle bir hukuk ve hukuk devleti ister misiniz? Türk Genel Kurmay'ının Kozmik Odası'na girmek için provokasyon düzenleyenler de, bunu yaparken bir hukuka ve yasaya dayanıyorlardı. Hukukun ve yasanın olması; ne bilimsellik ne insanlık ne uygarlık için bir güvence değildir. Hukuk sözcüğü, önüne bir ek almadığında nasıl anlamsızsa; içine, özüne iki eki almadığında da anlamsızdır, o da 'bilimsellik ve onur' ekleridir. Başka iç ek almasına gerek yok; bu iki iç ek, öteki tüm ekleri üretir. Örneğin; iç ek olarak, ulusallık yazmaya gerek yok çünkü onur, ulusallıktır da. Yine iç ek olarak, insan ve aile sevgisi yazmaya gerek yok çünkü bilim insan ve aile sevgisidir de? Bilim ve onur birer sıradan, yalın sözcük değil 'kategorik' sözcüktür yani içlerinde sınırsız sayıda başka içerikler barındırırlar. Bir ülkede; hukuk başlığının ya da kapağının altına, dileyen egemen güç ya da egemen güç, dilediğini yazabiliyorsa, o ülkede gerçek hukuk yok demektir. Hukukun temel ölçütü; devlet ya da hükümet olmak değil fizikteki, kimyadaki, toplumbilimdeki, tıbtaki gibi bilimselliktir. Hukuk; egemenlerin egemenlik alanı olduğu sürece hukuk ya da bilimsellik değil egemenlik töresi, egemenlerin töresi olur; siyasetin bir dalı, alanı olur. Bu nedenle; çağdaş, uygar, bilimsel toplumlarda, devletlerde öncelikle hukuk, siyasetten ayrılmalı, bilimsel ve özerk bir alan olmalıdır. Hukuku bilimciler yapmalıdır, siyasiler değil. Hukukun siyasilerce yapılması; tıbbın, kocakarılarca, üfürükçülerce, kırıkçı-çıkıkçılarca büyücülerce yapılması dönemine karşılık gelir. Yani gerçekte, günümüzde; devletler bilgisayar çağına geçmiş olsalar da hukukları ne yazık ki eski çağlara ait özelliktedir. Diyelim ki Abd'den bir provokatör, Ankara'daki iş birlikçi provokatörleriyle anlaşıp; 'Çukurambar'da sivil subaylar var, ordu darbe yapacak, bilgi topluyorlar' diye telefon ediyor polise. Polis de savcıdan, yargıçtan izin alıp hoop basıyor Genelkurmay'ın Kozmik Odası'nı. Ohh ne güzel; ülkede hukuk, yasa var ya? Hukuka, yasalara uymak güzel ve doğru şey doğal ki. Ama güzel ve doğru olmayan bir şey var burada: Hukuk ve yasalar; suçları önlemek ve doğruyu yapmak içindir. Oysa bu tür provokasyonların ereği (amacı) ne hukuka ne yasalara saygıdır; ülkeyi bölmek, yıkmaktır. Yani hukuk; bu ihbara, hukuka saygı adına uyarken gerçekte hukuk düşmanlarının, ülke düşmanlarının ereğine hizmet etmiş oluyor. Yani Türkiye'yi bölmek, yıkmak suçuna. İşte hukuk; önüne ekler aldığı gibi içine de ekler almazsa olacağı budur. Futbol maçlarındaki toplara döner. Önüne gelen kullanır. Demek ki hukuk öncelikle, neye hizmet ettiğini düşünmelidir. Hukuk herkesin buyruğunda olmamalıdır. Hukuk ancak ve ancak doğru, güzel, içten, güvenilir kişilerin buyruğunda olmalıdır. Hukuk öyle bir araç olmalıdır ki yanlış, kötü kişilerin eline geçtiğinde çalışmamalıdır yani hukukun, bilimsel ve insancıl bir şifresi olmalıdır, kendi içinde, özünde? Yoksa Sokrates'i öldürene de, Sokrates'i kıral yapana da hukuk demek zorunda kalırız. Faşizmin hukukuna da şeriat hukukuna da bilimsel ve insancıl hukuka da hukuk demek ve eş değer vermek zorunda kalma saçmalığına düşeriz. Hukuk artık siyasilerin maç yaptıkları top durumundan çıkarılmalıdır. Hukuk hak değil buyruktur. Ama bilimselliğin, insancalığın, onurluluğun buyruğu. Hukuk; 'her işin hukuku'ndaki hukuk olmaktan çıkarılmalıdır. Hukuk; bağımsız, bilimsel, insanlık, onurluluk alanıdır gerçekte. Ömer, 'Dicle'de koyununuzu yitirseniz, hesabını benden sorun' derken, gerçek hukuktan söz ediyordu; belge, kanıt aramıyordu; çünkü toplumu, güvenilir, insanca, onurlu kişilerden oluşuyordu ya da böyle kişilere sesleniyordu. Yani hukuk; herkese seslenmemek zorundadır. Sesleneceği, seveceği, saygı duyacağı insanları seçmek zorundadır öncelikle. Orospu ile dervişi eşit tutan bir hukuk, hukuk olamaz; adına hukuk denilse de. Yoksa derler ki; Akp, devleti yıkmak ve şeriat devleti kurmak için, emniyet içinden darbe hazırlıyor ve faşist Pkk'lileri de bu işi için kullanacak, Pkk'liler gerçekte Akp'nin bu darbe ereğinin gizli ordusu. Haydi bakalım; o zaman da gidin Akp genel merkez binasını, tüm emniyet binalarını ve Akp'lilerin ve tüm polislerin evlerini arayın. Hukuk; yalancı çobanların sözlerine kanmamak zorundadır yoksa Türkiye düşmanları onu, ortada bir köçek gibi oynatırlar. Siyasiler, hukuktan elinizi çekin. Hukuku; özerk, ulusal, bilimsel bir kurul yapsın. Hükümetlerin işi; ülkeyi yönetmektir, hukuk yapmak, devlet olmak değil. En azından; tüm milletvekillerinin bilimsel, boş inançsız, dürüst, yurtsever olduğu ve bilimden, bilimsellikten başka hiçbir işle ilgilenmediği bir dünya ya da ülke kuruluncaya kadar. Hukuku, 'racon' olmaktan çıkarın. Hukukun ve yasaların varlıkları değil özleri, içerikleri önemlidir. Hukukun olduğu değil ne olduğu önemlidir. Sözcük oyunlarına karnınız doysun artık. Yoksa hukuk dediğiniz şey; Vali Gessler'in direkteki şapkasına selam vermekten başka bir şey olmayacaktır. Necdet Gürçiftçi 2010-ocak tarihinde internette yayınlandı.
Düzenleme: 23.08.2019 / 10:44
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • gamzelinka
  • birbulutgibisin
  • Sessizşair
  • alidemiral
  • karvakti
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir