Şiir Defteri

HADİSE'DEN EDEB KONUSUNDA SAÇMASAPAN SÖZ SAVIM (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
26.01.2020 / 00:13
242 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Sanılıyor ki demokrasi ya da laiklik özgürlük değil serbestlik demek; serbestlik kural tanımaz oysa özgürlük bilim ve ahlak ister yani özgürlük başka şeydir, serbestlik başka şey. İnsanlığın şu anlaması gerekli: Siyasetçi olmak da, sanatçı olmak da, ünlü olmak da, zengin olmak da, işçi olmak da, emekçi olmak da, patron olmak da alim, alime, bilge olmak demek değildir. Hem toplumları sayesinde ceplerini dolduran, zengin olan, gösterişli yaşayan hem ahlaka ya da dine ya da mantığa aykırı giyimleri ile toplumlarının ve insanlığın ahlak yapısına zarar veren hem de toplumlarına ve insanlığa yanlış şeyler öğreten, toplumlarına öğretmenlik, üstünlük, egemenlik, önderlik havası içinde olan tuhaf, akıldışı, ahlaka aykırı bir sözde ünlü kitlesi var dünyada. Bu durum dünyasının kişilerinin temel özellikleri akıldışı-ahlakdışı moda giyinmek; bedenlerinin meme, bacak, popo gibi bölgelerini ve külot gösteren çekimlerle medya konusu olmaktır. Bu durumun yetişkin insan erkeği bölümü ise kaslarını göstermek hazzı içindedir. Yani bu yoz kesim bu tür konularla gündeme gelmek durumu içindeler. Medyanın ilgisi de zaten onların o yönlerine yöneliktir. Medyadaki verilerden anlaşılmakta ki Batı türü ünlü olmak için ahlaka aykırılık yanında bir de mantıksızlık gereklidir. Bu durumu Amerika'nın Madonna, Lady Gaga, Jennifer Lopez gibi hallerinde de görebiliriz. Yani Batı türü ünlülük kişileri çıplaklığa ve mantıksızlığa zorlamaktadır, üstelik de saplantı oluşturacak biçimde. Bu nedenle ki Abd'de zina, fuhuş, porno, çıplaklık, eşcinsellik, eşcinsel evlilik, ensestlik, esrar gibi şeyler de serbest çünkü Abd için var olmak ancak ahlakı ve mantığı dışlamakla olanaklıdır. Yani Abd gerçekte ahlakdışılık ve mantıksızlık içindeki teknolojidir ki en zayıf noktası de budur. Akıldışı-ahlakdışı modanın saldırısı altındaki ülkemizde de var böyle bir durum ki bu durumun medyadaki başını Abd çekmekte. Hem yaşı genç olup hem de giysi ya da giyecek yerine 'kıyafet' diyen tuhaf bir kitle var ülkemizde. Öyle ki küçücük çocuklardan bile 'kıyafet' diyenler var, belli ki anneleri, babaları nedeni ile. 'Kıyafet' Arabça sözcük. Dil beyini nasıl yansıtırsa giyim de ruhu öyle yansıtır; bu nedenle giyime 'Ruhun bezi' denilebilir yani gerçekte giyim bedenin değil ruhun örtüsüdür, ruhun halidir. Hadise adlı sözde sanatçı da 'Edebi kıyafetle ölçene cahil denilir' demiş. 4 ocak 2020'de, sosyal medyada. Sözünü altına bir de Mevlana'nın 'Cahil ile sohbet etmek güçtür bilene çünkü cahil ne gelirse söyler diline' sözünü yazmış. Hadise'nin bu sözü rüşvetçinin 'Ahlak ceple ölçülmez' ya da 'Ahlak rüşvetle ölçülmez' demesi gibi birşey; ya da 'Zina öpüşmekle olmaz, zina ancak cinsel ilişki ile olur' demek gibi birşey. Hadise'nin eğitim durumunu internette araştırdım ancak bulamadım. Eğer üniversite mezunu olsa idi ahlaka aykırı giyimler ile Mevlana'nın yanyana gelmeyeceğini bilirdi en azından. Yani hem ortalıkta sütyen-külot dolaşıp hem de ahlak, edeb insanı olan Mevlana'yı kendine kanıt göstermeye çalışmak açık ki düz mantığa da, üniversite mantığına da sığmaz birşey. Ülkemizde, yoz bir kesim 'Ahlak bacak arasında olmaz', 'Ahlak bekçiliği yapma' gibi saçmasapan sözler yaymaya çalışmakta. Belli ki felsefeden, bilimden anlamadıkları gibi ahlakın zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, felsefenin, bilimin, demokrasinin, laikliğin, insanlığın en üst nitel aşaması olduğunu da bilmiyorlar. Mevlana kimdir? Müslümandır. Peki Muhammed ne diyor? 'Din ahlaktır, ahlak yoksa din de olmaz; din utanmaktır, utanmak yoksa din de olmaz' diyor. Ve Mevlana ortalıkta ahlaka ya da dine aykırı giyimlerle ya da görünümlerle dolaşmış biri değildir. Yani Mevlana'yı kanıt ya da sığınak yapmak neden? Yani bu durum 'Atatürk içiyordu' diye rakı içmek mantığına göre bile çürük bir mantıktır. Ahlak ya da edeb için birinci ölçü giyimdir yani görünümdür ki bu durum pısikoloji(psikoloji) biliminin akıl-ruh sağlığı ölçütü için de geçerlidir. Ahlak giyimle başlar çünkü ahlaka aykırı giyimli ya da ortalıkta sütyen-külot ya da çırılçıplak dolaşan birinin ahlaklı olması söz konusu olamaz çünkü Muhammed'in de dediği gibi 'Din utanmaktır', ve din de hem bilim hem ahlaktır. Bedenin görünümü ya da giyim gerçekte akılın, beyinin, ruhun bedene yansımasıdır. Yani bedene bakılıp beyin yorumlanabilir. Örnek ki toplumsal alanlarda çırılçıplak dolaşan birinin deli olduğunu hemen anlarız. Haç kolye takanın Hıristiyan olduğunu hemen anlarız. Türban takanın Müslüman olduğunu hemen anlarız. Asker giysili birinin asker olduğunu hemen anlarız. Yaşlı birinin yaşlı olduğunu, genç birinin genç olduğunu, çocuğun çocuk olduğunu görünümlerinden anlarız. Yani giyim ya da görünüm kişiler hakkında bilgilenmenin en kıza yoludur. Edeb demek ahlak demektir; ahlak da önce ahlaklı giyimli olmaktır yani hem ahlaka aykırı giyinip hem de ahlaklı olmaktan söz edilemez. Kuşkusuz ki ahlak yalnızca giyimle sınırlı ya da ilgili değildir; kişilikle yani beyinle yani ruh ile de ilgilidir yani ahlakın, edebin birçok kolu vardır ki buna giyim de, rüşvet almamak da, küfür etmemek de, hırsızlık yapmamak da dahildir yani giyimi ahlaktan, edebten dışlamak kuşun kafasını koparıp geri kanalına 'Bu kuş' demek gibidir. 'Edeb giyimle ölçülemez' demek 'Ahlak giyimle ölçülemez' demektir ki ahlaklı insan zaten ahlaklı giyinir. Yani ahlaka, dine aykırı giysilerle ortalıktasın, bir de topluma mantıksızlık, yanlış şeyler öğretiyorsun. Bu durum sanat ya da ünlülük ise yerin dibine batsın. Ancak Atatürk'ün 'Sanatsız kalmış bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir' sözüne kuşkusuz ki 'Ben sıporcunun(sporcunun)/insanın/toplumun ahlaklısını severim(isterim)' sözü de dahildir. Yani insanların sözlerinden bir söz seçip, o insanların öteki sözlerini dışlamak yanlış birşeydir. Yani Mevlana'dan söz paylaşımı yaparken Mevlana'nın ahlaki haline de bakmak gerekir yani her söz heryere ya da herşeye uymaz yoksa durum hem bikini, mayo adı altında ortalıkta sütyen-külot dolaşan hem de boyunlarına haç kolye takıp kendilerini Hıristiyan(Hristiyan) ya da dinli sananların durumlarına benzer. Açık ki sanatçılar, ünlüler hem ahlaki hem de mantık eğitimi görmeliler ki toplumlarına ve insanlığa yanlış örnek olmasınlar. Hadise'ye demek gerekir ki 'Modan kadar konuş, modadan yukarı çıkma'. Ne günlere kaldık ya da geldik ya; hem ortalıkta sütyen-külot dolaşıp hem de topluma ahlak liderliği yap. Güler misin, ağlar mısın. Açık ki Türkiye'de ve dünyada ahlak hareketi başlamak zorunda. Belçika'da doğmuş, yaşamış; belli ki Avrupa'nın akıldışı, ahlakdışı kültür etkisinde kalmış, mantık olarak, dünyaya bakış açısı olarak çünkü Türklükte de, Müslümanlıkta da böyle şeyler olmaz. Yani merak ediyorum: Bir insan hem ortalıkta sütyen-külot dolaşıp hem de ahlaktan, edebten ya da dinden nasıl söz edebilir? Bu durum akıldışı, ahlakdışı, yoz Batıya uygun olabilir de felsefeye, bilime, dine aykırı. Yani meyhanede hoşaf satmaya gerekçe olarak 'Peygamber de hoşafı çok seviyordu' demek saçmalıktır. Peygamberine saygın varsa, neden meyhanecilik yapıyorsun değil mi? Açık ki bazı zekalar özeli görür ancak geneli göremez ve eksik ya da yanlış mantık sergilerler. Bir adındaki 'Hadis' sözcüğüne bak, bir de ahlakdışı moda içindeki haline bak. Edebiyat bile edeb ile başlar. Yani Hadise cehalet görmek istiyorsa aynaya bakmalı. Necdet Gürçiftçi Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 26.1.20/00.13
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • Cihanaga12
  • Muratrock
  • ceterisparibusdeu
  • cevdetvural
  • Trklrq
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir