Şiir Defteri

ERDOĞAN'DAN ATATÜRK DÖNEMİ KONUSUNDA GERÇEĞE AYKIRI SAVLAR SAVIM (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
29.11.2019 / 00:33
248 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Öncelikle diktatörlük konusundaki savımı yine açıklamakla işe başlayayım: Diktatörlük, diktatörlük değildir; diktatörlük bilime yani bilimselliğe ve ahlaka aykırılıktır oysa Atatürk de, Muhammed gibi 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' demiştir yani bilimin ve ahlakın temel olduğu yerde diktatörlük yok demektir çünkü bilim ve ahlak zaten doğru insanlığın zirvesidir. Akp başkanı Erdoğan 6. din şurası adlı bir oluşumda demiş ki 'Tek parti yıllarında olduğu gibi İslami gerilik emaresi olarak gören faşist zihniyet ülkemizde tarihe karışmıştır. Ezan sesine hasret kaldığımız karanlık dönemler, inşallah bir daha geri gelmemek üzere kapanmıştır. Gerici, yobaz, takunyalı diyerek insanımızın inancı ile kavga edenler son 17 senedir hep olduğu gibi kaybetmeye mahkumdur.' Görülmekte ki Akp başkanı Erdoğan ezbere konuşmayı ve sözcüklerle oynamayı çok sevmekte gibi ya da konuşmalarını bunları seven birileri hazırlamakta. Öncelikle şunu belirtmeli ki Atatürk'ün ve Türkiye'nin karşı olduğu şey 'insanımız' değildir; dini inançı(inancı) sömürenlerdir yoksa Atatürk 'Ne mutlu Türküm diyene' demezdi, 'Bir Türk Dünyaya bedel' demezdi, 'Köylü milletin efendisidir' demezdi. Anlaşılmakta ki Atatürk ve dönemi hakkında önyargı ile, ezbere konuşulmaktadır. Osmanlı hanedanlığı diktatörlüğüne karşı olmak İslamiyet'e, dine, millete ve vatana karşı olmak değildir; tam aksine olarak, Osmanlıcı olmak İslamiyet'e, dine, millete ve bu vatana karşı olmaktır çünkü Osmanlı hanedanlığı öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını, öz evladlarını bile öldürten ve karılarından başka bir de cariye adı altında çocuk yaşta sayısız kapatma kullanmak hakkı veren, insanlıkdışı, akıldışı, bilimdışı, dine aykırı bir sistem idi. Tek parti dönemi için yani Atatürk dönemi için İslam'a aykırılık savı ileri sürmek yanlıştır çünkü Atatürk dini tanımlayan Din hadisileri'nin temeli olan ilimi(bilimi) ve ahlakı savunmuştur hep. Dini tanımlayan din hadisileri' de 'Din ilimdir(bilimdir), ilim(bilim) yoksa din de yoktur' diyor, peki Akp iktidarının ve yarattığı Türkiye halinin nesi, neresi bilim yani bilimsellik? Türkiye işçi ölümlü iş kazasılarında Avrupa birincisi olmuş, Türkiye ya da Akp iktidarı bilim yolunda olsa idi bu olmazdı çünkü kazalar bilime aykırılıktan ya da bilimi dışlamaktan olur; ve Akp döneminde okullar alimler yerine tarikatlar, cemaatler ile dolmadı mı? Dini tanımlayan Din hadisileri 'Din ahlaktır, ahlak yoksa dinde olmaz' diyor; peki zinayı ve eşcinselliği Akp iktidarı serbest yapmadı mı; ülke Akp döneminde bikini, mayo diye sütyen-külotlu pılajlar(plajlar) ve oteller ile dolmadı mı; ülke Akp döneminde sex shoplar, ahlakdışı moda, mini şortlar, mini etekler, tayt pantolonlar, pavyonlar, gece kulübüleri, sıtriptiz(striptiz) kulübüleri ile dolmadı mı? Atatürk İslamı gerilik emaresi olarak gördü savı yanlıştır, gerçekleri bilmemek ya da n etmektir çünkü Atatürk'ün dini, İslamiyet'i öven birçok sözü var. Ve Türkiye ne zaman ezan sesine hasret kalmış? Ezan Türkçe okununca ezan olmuyor mu? Kuran Türkçe olunca Kuran olmuyor mu? Nedir bu Arabça merakı? Din her milletin, herkesin kendi dilindedir çünkü din bilimdir, bilim de her milletin, herkesin kendi anladığı dilde olur. İslamiyet'i ya da dini Din hadisileri olarak görmemek Müslümanları geri bırakmaktadır ve İslamiyet'in özünden ve amaçlarından uzaklaştırmaktadır. Ve siyaset dine, din de siyasete aykırıdır çünkü din nefssizlik üzerine de kuruludur oysa siyaset nefs üzerine de kuruludur. Mustafa Kemal olmasaydı bugün bu topraklarda belki tek bir cami bile olmazdı, heryer kilise olurdu; sömürgeci(emperyalist) Batıyı girdiği yerden çıkarmak öyle kolay birşey değil; bakın Fıransa'nın 21. yüzyılda bile çıkarılamadığı ülkeler var. Atatürk'ü ve Atatürk dönemini eleştirmek yerine; devlet bekası için bile olsa Türklüğe de, dine de aykırı olan; öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını, eö evladlarını bile öldürtmekten çekinmemiş, demokrasinin 'd'sinin bile olmadığı, hukukun sultan değil sultanın hukuk olduğu, Osmanlı hanedanlığı adlı asıl Tek adam devletine bakılmalıdır. Atatürk'ü din düşmanı olarak göstermek ya cehalettir ya kasıttır. Öyle ki Atatürk: '1- Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla hiç ilgisi olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler çağdaş olmayı kafir olmak sayıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış tefsiri yapanların maksadı İslamların kafirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, dimağladır. 2- İlk olarak Kuran'ın dilimize çevrilmesini emrettim. Bu da ilk defa olarak Türkçe?ye çevriliyor. 3- Milletimiz daha da dindar olmalıdır diyorum.Ama bütün sadelik ve güzelliği ile. Dinime,bizzat gerçeğe nasıl inanıyorsam buna da öyle inanıyorum.Şuura aykırı ilerlemeye engel hiçbir şey ihtiva etmiyor. 4- Türkiye Cumhuriyetinde herkes Allah'a istediği gibi ibadet eder. Türk Cumhuriyetinin resmi dini yoktur. Türkiye'de bir kimsenin fikirlerini, zorla başkalarına kabul ettirmeye kalkışacak kimse yoktur ve buna müsaade edilemez. 5- Efendiler, camiler birbirimizin yüzüne bakmaksızın yatıp kalkmak için yapılmamıştır. Camiler itaat ve ibadet ile beraber din ve dünya için neler yapmak lazım geldiğini düşünmek yani meşveret için yapılmıştır. Millet islerinde her ferdin zihni başlıbaşına faaliyette bulunmak elzemdir. 6- Şu anda batıl itikatlardan oluşan ikinci bir din mevcuttur. Fakat bu cahiller sırası gelince aydınlatılacaktır. 7- Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye muhalif değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasde ve fiile dayanan taassupkar hareketlerden sakınıyoruz. 8- Milletimiz din ve dil gibi kuvvetli iki fazilete maliktir. Bu faziletleri hiçbir kuvvet, milletimizin kalb ve vicdanından çekip alamamıştır ve alamaz. 9- Peygamberimiz tilmizlerine dünya milletlerine İslamiyeti kabul ettirmelerini emretti, bu milletlerin hükümeti başına geçmelerini emretmedi. Peygamberin zihninden asla böyle bir fikir geçmemiştir. 10- Bizim dinimiz, milletimize hakir, miskin ve zelil olmayı tavsiye etmez. Tam tersine Allah da, Peygamber de insanların ve milletlerin izzet ve şerefini korumalarını emrediyor. 11- İntisap etmekle bahtiyar olduğumuz İslam dinini, asırlardan beri alışılmış olduğu üzere bir siyaset vasıtası mevkiinden kurtarmak ve yükseltmek elzem olduğu hakikatini müşahade ediyoruz. Mukaddes ve lahuti olan inançlarımızı ve vicdanlarımızı çapraşık ve değişken olan ve her türlü menfaat ve ihtirasların tecellisine sahne olan siyasetten ve siyasetle ilgili bütün hususlardan bir an evvel ve kesin olarak kurtarmak, milletin, dünya ve ahiret saadetinin emrettiği bir zarurettir.' demiş bir insandır. Ve bu insana din düşmanı, İslam düşmanı, Müslüman düşmanı, millet düşmanı deniliyor öyle mi? İnsaf. Ve bir de şunu öğrenmeli artık insanlık: Din demek dini tanımlayan Din hadisileri demektir; dinli olmak da dini tanımlayan Din hadisileri'ne uymak demektir. Atatürk'ün İslamiyet'i ya da dini eleştirileri Atatürk'ün onlara saygısızlık ettiği anlamına gelmez; ben de dinliyim ancak Müslüman değilim ancak Müslümanlara saygısızlık yapmıyorum çünkü bilimsel davranıyorum ve amaçım da bilimsel olmak; eleştirmek demek saygısızlık ya da hakaret yapmak ya da iftira atmak demek değildir; unutulmamalı ki din bilimdir ve bilim de eleştirilere açıktır. Yani dinli olmak demek Müslüman ya da Hıristiyan(Hristiyan) ya da Yahudi ya da Budist olmak demek değildir; dini tanımlayan Din hadisileri'ne uymaktır ki bu da dini evrensel yapar yoksa insanlık asla bir araya gelemez, hep düşmanlık içinde yaşar. Yani 'Müslümanım öyle ise dinliyim', 'Hıristiyanım, öyle ise dinliyim', 'Yahudiyim, öyle ise dinliyim', 'Budistim öyle ise dinliyim' diye birşey yok, 'Dini tanımlayan Din hadisileri'ne uyuyorum, öyleyse dinliyim' var yani din demek dini tanımlayan Din hadisileri demektir, dini inançlar ise dini inançtır, din değil yani hiçkimse örnek ki mühendislik okuyup 'Ben tıp doktoruyum' diyemez, herşeyin alanı ayrıdır ve kendine özgüdür. Yani 'Sünnet oldum, öyle ise dinli oldum' denilemez, dinli olmak sünnet olmak kadar kolay ve bedensel, nicel birşey değil çünkü din bilimdir, ve sünneti de yalnızca erkekler olmakta oysa din cinsiyet ayırımı yapmadan herkes içindir çocuklara üniversite diploması verilemiyorsa dinli olmak da verilemez çünkü din bilimdir öyle ki Din hadisileri de zaten 'Din ilimdir(bilimdir), ilim(bilim) Çin'de de olsa gidip öğrenin, alimin uykusu bile cahilin ibadetinden üstündür, peygamberlerin varisleri alimlerdir' diyor, ve üstelik de bir de 'Sultanlarla düşüpkalkan(düşüp kalkan) alimler bile hırsızdır' deyip sultanlığı bile dine aykırılık görüyor. Yani herkes dini inançlı olabilir ancak Din hadisileri'ne uymayan hiçkimse dinli olamaz. Gerçek ki dini inanç tarihi bilimselliği, ahlakı ve vicdanaı arayışın tarihidir ki bu da dahi Muhammed'in dini tanımlayan Din hadisileri ile somutlanmış, ve hem koruma hem güvence altına alınmış durumdadır yani isteyen herkes 'Ben dinliyim' diyemez, eğer Din hadisileri'ne uymuyorsa. Ve dahi Atatürk de tıpkı Muhammed gibi 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' dedi yani nesi aykırı dine; konu sigara, içki ise o zamanlar zaten bunlar toplumda 'Erkek olmanın ölçütlerinden' idi, öyle ki rakısız sünnet düğünü bile düğünden sayılmıyordu, ve günümüzde bile milyonlarca Müslüman sigara, içki içmekte; ve üstelik Atatürk çağımızda yaşasa idi sigarayı da, içkiyi de yasaklardı sağlığa yani bilime aykırı diye çünkü Atatürk 'Hayatta en doğru yol ilimdir(bilimdir), benim sözlerimle ilimin(bilimin) sözleri çelişirse beni değil ilimi(bilimi) dinleyin' demişti. Yani, Atatürk'ü karalama ve taciz etme uğraşıları din adına da yanlıştır. Osmanlı'da içki, tütün, afyon, esrar kullanan sultanlar da vardı bilgilere göre; ve zinayı, eşcinsel evliliği serbest bırakan da Atatürk değil, Akp'dir. Ben, Muhammed'e laf söyletmiyorum, Müslüman olmamama karşın ancak tuhaf ki dini tanımlayan Din hadisileri'ni bile bilmeyenler Atatürk'e laf söylüyorlar, insaf çünkü bunun adı din değil. Ve ey Diyanet; sen bu halin ile nereye gideceğini sanıyorsun; dine mi, İslamiyet'e mi; bence sen bunlara zıt bir yöne gitmektesin emin ol. Akp'nin ne kadar yanlış bir yolda olduğu bir kez daha ortaya çıkmış oldu. Erdoğan'ın 'Ben siyasetçiyim arkadaş, bu İslam şurasında konuşmam doğru olmaz' demeli idi. Ve Diyanet de dinden yani Din hadisileri'nden anlasaydı bir siyasetçiyi konuşma yapması için oraya çağırmazdı. Diyanet oldu olacak Osmanlı armasını ve Akp simgesini kendisine arma ve simge yapsın bari; sonra bir de dinden imandan konuşuyor; ey Diyanet Din hadisileri'ni biliyor musun sen? Bilmediğin açık çünkü din siyasetle değil Din hadisileri ile elele(el ele), kolkola(kol kola) gezer; zaten Diyanet değil miydi 'Babanın öz kızına şehvetle bakması günah değildir' ve 'Dokuz yaşındaki kız çocuğu evlenebilir' gibi dine aykırı şeyler diyen? Yanına Din hadisileri'ni alamayacağına göre belli ki siyaseti alıyor. Ben Müslüman olsaydım öyle bir Diyanet'in koluna girmezdim. Müslümanlar şunu öğrensinler artık: Dini tanımlayan hadisileri'ne uygun, bağlı olurlarsa onları tüm dünya baştaçı eder. Peki kendine 'Müslüman' diyen hangi ülkede Din hadisileri'ne uygunluk var; bakın Türkiye'de bile sütyen-külot çıplak pılajlar, zina serbestliği, eşcinsel evlilik serbestliği, mini şort, mini etek, tay pantolon, sex shop, sıtriptiz kulübü, bay-bayan karışık masaj salonu serbestliği, bar serbestliği, pavyon serbestliği var. Nedir yani Din hadisileri'nden ve Atatürk'ten anlanılmayan ya da istenilen? Açık ki Atatürk'e saldırıldıkça Türkiye düşmanları da, İslam düşmanları da bayrametmektedir(bayram etmektedir). Bir İngiliz gemisine binip vatanını terk eden kişi Mustafa Kemal değil, bir Osmanlı sultanı. Mustafa Kemal Kurtuluş savaşı'na kadar Osmanlı'nın kahırını çekti hep, ve sonunda 'Dur artık ey Osmanlı' dedi. İyi de dedi. Kalkmış imamın biri de 'Keşke Kurtuluş savaşı'nı kaybetseydik, belki büyük Osmanlı'yı yeniden kurardık' demiş. Yahu; Osmanlı kocamanken kaybetmişsin sen, küçücükken nasıl kazanacaksın; Osmanlı dediği de akıldışı, bilimdışı, vicdandışı, insanlıkdışı bir dünya. Anlamıyor ki Mustafa Kemal olmasaydı bugün bu vatan bile olmazdı; Osmanlı'yı kurtardınız da elinizden mi aldılar? Türkiye bile ne hale getirildi; bir Abd'ye gidiyor 'Bana silah ver' diye, bir Rusya'ya. Haydi git de Fas'dan, Çad'dan yalnızca Fıransa'yı çıkarıver birzahmet çok kolaysa; Mustafa Kemal tüm Avrupa devletlerini bu topraklardan atmış bir adam. Haydi git de Ege'deki küçücük Türk adasılarından(adalarından) Yunanistan'ı çıkarıver birzahmet? Atatürk'ün verdiği hazıra konmak da, laf etmek de kolaydır kuşkusuz. Salla be Mustafa; seni bilim de biliyor, din de, insanlık da. Birzamanlar da dünyada 'Dünya dönmüyor, düz' diyenler hükümdar idi; gerçekler karşısında onlar da atalarını ve inançlarını terk etmek zorunda kaldılar. Gerçekler ve doğrular öğretmen olabilseydi, öğretmenlere gerek kalmazdı. Muhammed'in din anlayışı dini tanımlayan Din hadisileri içeriğindeki din anlayışıdır; Din hadisileri'ni bilmeyenlerin değil. Necdet Gürçiftçi Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 28.11.19/22.00
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • Sekoo
  • Bussxnrdgn1
  • mervee
  • melihcan
  • _isimsizsair_02
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir