Şiir Defteri

DİL EKONOMİ VE GELİŞMEK KURAMIM (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
14.03.2019 / 11:17
160 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
'Dili gelişmeyen ülkenin ekonomisi de gelişmez' diyorum. Tarihte yıkılani, yok olan tüm devletler, tüm ülkeler, tüm milletler dillerini geliştiremeyen devletlerdir, ülkelerdir, milletlerdir bence. Kendini yaratamayan dil gerçek, örnek, insanlığa önder ülkeyi de yaratamaz. Bu nedenle Atatürk'ün Osmanlı devleti'nde olmayan şeyi vermesi gerçekte dil yani Türkçe ile yani Türkçeyi savunması ya da Türkçeyi yaratması ile başlar. Osmanlıca artık yaratıcılık olarak sona ermişdi(ermişti); Arabça da yaratıcılık olarak sona erdiği için Arab dünyası artık bilimsel ve teknolojik bir yarar, katkı sağlayamamaktadır dünyaya, insanlığa, öyle ki kendisine bile. Yani Osmanlı devleti yani Osmanlıca kalsa şu an dünyanın en geri ülkelerinden, devletlerinden olacaktı; Atatürk yeni ve sonsuz bir başlangıç açdı(açtı), öyle ki artık Dünya dili, Evrensel dil bile Türkiye Türkçesi olmadan olmaz, örnek ki özgürlük kavramının doğru tek anlamı Türkiye Türkçesindeki 'özgürlük' sözcüğü içindedir; kaldı ki Batı diline ait sanılan sayısız sözcük gerçekte Türkçe kökenlidir, Türkçeden gitmiştir. Dünyaya egemen ülkeler dil konusunda en büyük başarıyı, en büyük beceriyi, en büyük yaratıcılığı sağlamış ülkelerdir örnek ki Çin, Japonya, Arabistan, Avrupa, Rusya ancak artık bunların dil ve dilleri konusundaki yaratıcılıkları sona ermiştir, bu nedenle ekonomileri de sona ermiştir; bunların insanlık için yapabilecekleri tek şey artık tektük(tek tük) teknolojik yararlardır; dünyada yeni olan tek dil Türkiye Türkçesidir ki Dil devrimi ile başlayan tarihi henüz 87 yıllık falandır oysa Çin'in, Japonya'nın, Arabistan'ın, Avrupa'nın, Rusya'nın dili en az yüzlerce yıllıktır, tüm bu ülkeler şimdi dil açısından durmuş, donmuş durumdadırlar. Abd'nin başarısı ise tüm dilleri içine doldurmaktır ki bu da ancak niceliktir ve sonludur yani Abd'nin başarısı tüm dilleri içine almış olmaktır yani kendi dilinin başarısı değil çünkü İngilizce de artık yaratıcılık olarak sona erdi ki İngiltere bu nedenle parlamentonun bile üzerinde olan kıraliçe(kraliçe) denilen diktatörlük ile yönetilmektedir gerçekte. Yani gerçek ki dildeki yaratıcılığın sona ermesi diktatörlük başlaması ile sona erer ki bu açıdan Hitler de gerçekte Almancanın yaratıcılığının sona ermişliğinin kanıtıdır çünkü bir dil yaratıcılık içinde ise diktatörlüğe değil özgürlüğe sarılır; bir dil yaratıcılığı bittiğinde ise diktatörlüğe sarılır bence. Görülmekte ki Atatürk'ten ve Türkiye Türkçesinden uzalşmaya çalışanların yapabildikleri tek şey inşaat, beton işileri(işleri) olmaktadır ancak bu işler bugün vardır, yarın yıkılır, gider ancak dil sonsuza kadar var olmalıdır ki kendisine sarılı toplum, ülke, devlet te sonsuza kadar var olabilsin; inşaata, betona, sanayiye, ekonomiye yani niceliğe yani felsefedışılığa, bilimdışılığa, beyindışılığa sarılıp sonsuza kadar var olunamaz da, doğru olarak var olunamaz da. Bu nedenle ki hem içeriden hem de dışarıdan hem Atatürk'e hem de Türkiye Türkçesine bir düşmanlık, saldırı vardır çünkü Türkiye Türkçesinden uzaklaşırsa yok olur, yıkılır, çöker, tarihte etkisizleşir, insanlık önünde etkisizleşir, bilim önünde etkisizleşir, felsefe önünde etkisizleşir, düşünmek önünde etkisizleştir, mantık önünde etkisizleşir. Bu nedenle ki Türkiye'ye yalnızca akıldışı-ahlakdışı moda, akıldışı-ahlakdışı ünlüler, akıldışı-ahlakdışı turizım(turizm), akıldışı-ahlakdışı hayat biçimileri(biçimleri) ile değil; Türkçeye saldırı ile saldırı vardır örnek ki dilimize hala hijyen, etik, misyon, vizyon, aktivite, performans, aksiyon, lansman gibi Batı sözcüklerini benimsetmeye çalışıyorlar ısrarla ve kasıtla. Bu nedenle Türkiye'ye sahip çıkmak ekonomiye, siyasete, demokrasiye sahip çıkmaktan değil; önce Türkçeye sahip çıkmaktan geçer ki bunu da ancak felsefe, bilim, ve dini tanımlayan Din hadisileri sağlar çünkü gerçek dile yalnızca akıl, mantık değil ahlak ta dahildir yani Türkçe çökerse Türkiye çöker ancak ahlak çökerse de Türkçe çöker, ve Türkçe çökerse de ahlak çöker. Türkiye Türkçesine biryandan(bir yandan) Arabça, Farsça sözcükler; biryandan da Batı sözcükleri doldurulmaya çalışılmaktadır; öyle ki çocukların adlarında bile Türkçe ada rastlamak oldukça enderleşmektedir. Örnek ki Türk dil kurumu 'Küre sözcüğü Arabça' diyor; küre yerine 'köşesiz' desek, bu kez de 'Köşe sözcüğü Farsça' diyor. Yani önümüzdeki şeye kendi dilimizle karşılık bulamıyoruz. İşte bunu başaramadığımız için ki Atatürk'ün 10 yılda sağladığı başarının kırıntısı onlarca yıldır sağlanamamakta çünkü ne siyaset ne siyasetçiler Türkçeye duyarlı; tek bildikleri şey ekonomi, terör ve oy; öyle ki bir de kalkıp 'Türkçe ile felsefe ve bilim olmaz, Türkçeyi bırakalım, Osmanlıcaya geçelim' diyen cehalet önderleri bile var. Gerçek ki Osmanlıcaya geçmek ya da başka bir dile geçmek; Türkiye'ye, Türkiye toplumuna 'Düşünme, düşünmeyeceksin' demekle eş anlamlıdır, eş içeriklidir ki belki de asıl istenilen de budur yani gerçek ki 'Türkçe ile felsefe ve bilim olmaz' demek düşünememek demektir çünkü Türkiye Türkçesi şu an dünyanın en ileri, en üstün, en yaratıcı, en önder dilidir, ve Evrensel dilin, Dünya dili'nin de temeli olacaktır. Yani yalnızca Atatürk'e değil; Türkiye Türkçesine düşmanlık ta gerçekte hem Türkiye'ye hem felsefeye hem bilime hem ahlaka hem insanlığa düşmanlıktır. Gerçek ki Türkiye toplumu dili olan ancak dili olmayan bir toplum; Türkiye dili olan ancak dili olmayan bir ülke yapılmaya çalışılıyor. Özel sektöre yani kapitalistlere yani sömürgenler ebakın; tek dertleri para yani cepleri; yani felsefe, bilim, Din hadisileri, Türkçe, gerçekler ve doğrular umurlarında bile değil. Önce ekonomiye, inşaata, sanayiye değil; önce Türkçeye sarıl ve dünya, insanlık önderi ol. Dil de üretimdir; ve dilini üretemeyenlerin üreticilikleri de sınırlıdır, sonludur; bu nedenle ki icatlar genelde hep Batıdan gelmektedir ve Batı onlara isim koymaktadır yani bakın dil icatları yani teknolojiyi yani sanayiyi yani ekonomiyi, icatlar da dili yaratıyor yani icatları yapan adını da koyar. Sonsuzluk yaratıcı dilde, felsefede, bilimde, ve dini tanımlayan Din hadisileri'nde saklıdır. Türkiye ne icat ederse ötekiler daha iyisini icat edebilir; Türkiye ekonomide, sanayide, ticaret de ne kadar ileri giderse gitsin, ötekiler daha ileri gidebilir ancak Türkiye Türkçesinde yalnızca Türkiye ileri gidebilir yani Türkiye'nin üstünlükteki tek sonsuzluğu Türkçededir yani 'Onlar konuşur, biz yaparız' demek gerçekte ecelle göbekatmak(göbek atmak) gibi birşeydir çünkü felsefe, bilim, Din hadisileri, Türkçe, dil, gerçekler ve doğrular konuşmak demektir, konuşmak ister, konuşmak gerektirir yani gerçekte 'Onlar konuşur, biz yaparız' demek 'Biz felsefe ile, bilim ile, akılmantık, Türkçe, gerçekler ve doğrular ile değil cebimiz ile konuşuruz' demektir. Yani açık ki çağımız Osmanlıcılık'ı gerçekte 'Fosmanlıcılık'tan başka şey değildir, incir çekirdeğini dünya sanmaktan başka şey değildir, deniz içinde olup denizi bilmeyen balık hali olmaktan başka şey değildir. Dünyanın güneşi güneş ise Türkiye'nin güneşi Atatürk'tür; Atatürk olmasa Osmanlı devleti şu an Arab ülkeleri gibi geri, sömürge ve birbirini yiyen ülkelerden biri ülke olurdu ki Bop'un bir amaçı(amacı) da zaten Türkiye'yi böyle bir hale sokmak olmalıdır. Türkçeden Türkçe olmayan tüm sözcükler ayıklanmalı ve çıkarılmalıdır; ve çocuklara Türkçe adlar koyulmalıdır; bu bağlamdan olarak ta Türkçe olmayan insan adlarını Türkçe olanlarla değiştirmek süreçi başlatılmalıdır çünkü Türkçe giderse yalnızca Türkiye değil; tüm dünya, tüm insanlık ta gider. Ne yani dünyayı, insanlığı, Türkiye'yi; demokrasi diye sütyen-külot ortalıkta gezenlere ya da din diye Din hadisileri'ne sarılmak yerine Arabçılık, Osmanlıcılık, siyaset, ticaret, cehalet ve nefs yani Din hadisileri'ne aykırı şeyler yapanlara mı teslim edilecek? Necdet Gürçiftçi Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 14.3.19/11.09
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • Halim
  • abdullah9087
  • oranleo
  • Turkaydini
  • EmirhanErtaş
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir