Şiir Defteri

DENİZ TURİZMİ YASAKLANMALI (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
06.06.2018 / 10:17
116 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Çok değil, bundan kırk yıl önce; bu ülkenin halkı, denize girmeye değil deniz kıyısında oturup piknik yapmaya giderdi. Sonra bu ülkede; kendilerine evliyaları, alimleri değil fahişeleri örnek alan bir katman, küme, sınıf türemeye başladı. Denize gitmek artık meyhaneye gitmekten farksız oldu. Bugün denizde giyilen, adına bikini denilen şeyler gerçekte birer külot, sütyendir; mayo gerçekte bir külottur. Bu iş artık öylesine çığırından çıkdı(çıktı) ki artık bikini, mayo denilen şeyler; utanması olan insanları utançtan öfkelendirecek, ağlatacak duruma gelmiş el kadar şeyler olmuştur. Nasıl ki sigara, içki içmeyen mafya üyesi olmaz; denize girmeyen fahişe de olmaz. Ne acı ki ülkeleri artık düşünürlerin, alimlerin, bilgelerin, evliyaların, peygamberlerin ahlak, onur, ar kültürleri değil mafyanın, fahişelerin kültürleri yönlendirir, baş eder olmuştur. Bu gidiş ile dünyayı; düşünürler, alimler, bilgeler, evliyalar, peygamberler, utanma, ar, onur, gurur değil mafya, fahişeler, pisikopatlar(psikopatlar), sosyopatlar elegeçirecektir. Denize gitmişiz, denize girmeyelim mi, diyorlar. Bu cahilce bir mantıkdır; Abd'ye gitidğinizde domuz eti yiyor, viski içiyor musunuz? Genelev bulunan semtlere, illere gitdiğinizde; haydi, hazır gelmiş iken şu genelevlere de girelim, diyor musunuz? İşin ilginç yanı; ülkelerinde gidecek onca başka yer var iken gitmeyip denize gitmeyi seçenlerin çoğunluğu denize geldik, haydi denize girelim, diyenlerin çoğunluğu; ülkelerindeki, illerindeki, ilçelerindeki kitapçıları görmezler; belki de yılda bir kez olsun bir kitap satın alıp okumazlar; kitapçıların önlerinden geçer iken bile bunu düşünmezler. Günümüzde; ahlaklı, utanmalı insanlar deniz kıyısına gidip piknik yapamaz, oturup keyif yapamaz olmuşlardır; heryeri mayolu, bikini denilen külot-sütyenli çıplaklar ele geçirmişdir. Akılı(aklı) başında hiçkimse; toplum, halk içinde külot-sütyen, iç çamaşırı ile gezmeye, bulunmaya ahlak diyemez. Afrika'ya giden misyonerler; çıplak gezen Afrika'lılara şöyle demişlerdi: 'Giyinin, çıplak gezmeyin; giyinmek, uygarlıktır.'. Denize, yaşam giysileri dışında; adına bikini denilen külot-sütyen ile; adına mayo denilen şeyler ile girilmesi yasaklanmalı. Yalnızca denize değil; site havuzlarına da, göllere de, derelere de. Yüzmek siporu(sporu) havuzlarına da cinsiyet sınırlaması getirilmelidir; erkek havuzları ve bayan havuzları ayrı binalarda, ayrı bölümlerde olmalıdır. Ahlak bir diktatörlük, dogma, şablon değil bir akıl ve ruh sağlığıdır. Ahlaksızlık akılsızlıkdır, delilikdir. Toplum, halk içinde; başkaları yanında iç çamaşırları ile ya da çırılçıplak gezmek; ya ahlaksızlıktır ya delilik. Ülkelerin; ahlaksızlığı içeren turizimlere(turizmlere) değil; ahlak, ar, onur, edeb, giyinme bilim, teknoloji, felsefe içeren turizimlere gereksinimi vardır ancak var ise. Kapitalistler para kazanmak için; bir takım zavallıları, pisikopatları, sosyopatları, ahlaksızları moda, çağdaşlık, uygarlık, demokrasi, sıtar(star), ünlü, şöhret, sanatçı, sosyete diye kullanarak topluma önder(lider) yapmaya kalkıyorlar ve onları kullanarak ahlaka, onura, ara, edebe ait ne var ise dışlıyorlar. Kapitalistleri kılavuz(klavuz) edinenin bedeni ve ruhu ahlaksızlıktan, onursuzluktan, edebsizlikten kurtulmaz. Sokakda(sokakta) çıplak ya da külot-sütyen gezene ne denir? Deli ya da ahlaksız denilmez mi? Bayanlar; evlerine konuk geldiğinde giyiniyorlar mı, soyunuyorlar mı? Kaç kadın; evlerine konuk geldiğinde, onları külot-sütyen karşılıyor? Neden yapmıyorlar böyle? Çünkü ya deli ya ahlaksız olarak karşılanacaklarını, düşünüleceklerini biliyorlar öyle yaparlar ise. Peki bu; yüzlerce, binlerce erkeğin, bayanın olduğu pılajlarda(plajlarda) neden yapılıyor? Çünkü kapitalizım(kapitalizm), kapitalistler; burası deniz, burada böyle giyinilir, diye beyin yıkıyorlar. Abd'de, bikini ilk üretildiğinde sanatçılar, mankenler bile utanmışlar, giymemişlerdi; kaldı ki o bikiniler, bugünkülerden daha da büyüktüler. Şimdi ise insanların ar damarları çatlamış. Bırakın o zamanlar bikiniyi giymeyen; ayda dünyanın parasını kazanan, çok zengin o ünlü Abd sanatçılarını, mankenlerini; bugün, asgari ücrete çalışan, gecekondularda yaşayan, evine ayda 2 Kg. et bile girmeyen insanlar bikini giyiyor; onca yabancının içinde. Bikini giyenlerin yüzde kaçı; sigara ya da içki içmiyor acaba? Çünkü utanmazlık; uyuşturucuya gereksinim duyar. Sigara, içki de birer uyuşturucudur. Yeter artık. Ahlaksız bir insanlığı var etmekten ise yok etmek yeğdir. Ahlaksız bir insanlık yaratmaktan ise insanlığı yok etmek yeğdir. Bu ahlakdışı şeyler hep nereden çıkıyor? Batıdan. Batı ile ahlaksızlık iç içedir çünkü Batı; dünyayı, ülkeleri, halkları köle yaparak, asarak, keserek sömürmeyi bile ahlaksızlık, vahşet, insanlık dışılık saymadılar. Bunu sayacak bir beyin gelişmişliği, ruhu, duygusu, ahlakı yok Batının. Batıdan ahlakı, onuru, arı anlamasını beklemek; ahlaklı, onurlu, arlı davranmasını, yaşamasını beklemek; bir çocuğun uzay gemisi yapıp Mars'a gitmesini beklemek gibidir. Ahlaksızlığı, ahlaksızları, pısikopatları, sosyopatları, çıplakları, fahişeleri, delileri, Batıyı değil düşünürleri, alimleri, bilgeleri, evliyaları, peygamberleri örnek alın. Yalnızca ahlakı, felsefeyi ve bilimi örnek alın. Ekonomiler can kazanacak, para kazanacak diye toplumların, insanların ruhları, ahlakları, mantıkları, akıl ve ruh sağlıkları alınamaz, dışlanamaz, yok edilemez. Araç kullanmanın bile 'Tırafik(trafik) yasaları' var. Deniz gibi yerlerin de yasaları olmalı. Bu ülkede, Diyanet var. İnsanlara; ahlak ne, ahlaksızlık ne, öğretmeli artık. Bu ülkede, din var; insanlara ahlak ne ahlaksızlık ne, öğretmeli artık. Yoksa dinsizlik, dinsizler ya da yeni bir din gelip öğretecek; insanlara ahlak ne, ahlaksızlık ne. Arkalarından gitdiğiniz(gittiğiniz), taklit etdiğiniz(ettiğiniz), özendiğiniz insanlara bir bakın; ahlak durumlarına, bilinç düzeylerine, mantık yapılarına, kötü alışaknlıklarına, akıl ve ruh sağlıklarına, kişiliklerine, yaşantılarına bir bakın. Gıdalarda hormon var mı, Gdo var mı diye gıdalara yapdığınız(yaptığınız), gösterdiğiniz özeni, ilgiyi; kendi yapdıklarınıza, arkalarından gitdiğiniz, kendilerine ünlü, şöhret, sıtar, manken, zartzurt dediğiniz insanlara da yapın, gösterin. Kapitalizım, özel sektör(alan); faşist, sömürgeci, mafya, Neonazi, Amerikonazi Abd'yi örnek alır kendisine. Abd'nin; dünyaya, ülkelere, halklara yapdıklarına bir bakın. Ayıp ya! Ayıb duygusu, düşüncesi, kültürü, felsefesi; bikiniyi, mayoyu, çıplaklığı, utanmazlığı dışlar. Ayıpsız bir kafa; akıl ve ruh sağlığı ya olmayan ya sorunlu bir kafadır. İnsanca bir dünyanın yolu; çıplaklığa, teşhirciliğe, ahlaksızlığa, utanmazlığa, bikiniye, mayoya tepkiden de geçer. DENİZE GİRMEYE HAYIR! Necdet Gürçiftçi 15-Eylül-2012 tarihinde internette yayınlandı.
Düzenleme: 06.06.2018 / 10:28
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • sorgunlu
  • geceninsondemi
  • yasinşiir
  • Mavi_gri
  • semihten5
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir