Şiir Defteri

DARBEDEN KORKMAK DEMEK TÜRKİYE ORDUSUNDAN KORKMAK DEMEKTİR SAVIM

Yazan: Birturkbilgesi
16.10.2020 / 05:57
65 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Çok sevdiğinizi söylediğiniz birini evinize almıyorsanız, bu durum çok tuhaf olur. Akıla, bilime ve ahlaka aykırı bir dünya olan siyaset dünyaya akıldışılık, bilimdışılık ve ahlakdışılık yaymakta. Örnek ki siyasetle yönetilen Abd' de zina, fuhuş, porno, ensestlik, çıplaklık, esrar yani akıla, bilime ve ahlaka ne kadar aykırı şey varsa serbest çünkü hukuku da siyaset yapmakta; sonra bir de Abd 'Hıristiyan/Hristiyan' bir ülke, devlet olduğunu söylemekte çünkü Abd'yi akıl, mantık, bilim, ahlak değil siyaset yönetmekte. Gerçek ki siyaset yalnızca akıla, mantığa, bilime ve ahlaka aykırılık üzerine değil; toplumu bölmek, ve bölünenleri de birbirlerine düşman etmek üzerine kuruludur; bu nedenle ki korona hastalığının küresel bir salgın durumuna dönüşmesinin en büyük nedeni koronaya karşı zorunlu bilimsel önlemlere karşı direnmiş olan siyasettir. Yani düşünün ki ortalıkta sütyen-külot gezinenlerin; zinayı, fuhuşu, çıplaklığı serbest bırakmak isteyenlerin ya da bırakanların ya da şirket sahiplerinin, ülkelerini yönetmeye hakları var ancak ülkelerin ordularının yani ülkelerin koruyucularının, kurtarıcılarının, ülkelerini yönetmeye hakkı yok, böyle birşey ne kadar mantıklı? Bu durum açıkça 'Bizim ordumuz güvenilmez, kötüdür' demek anlamına gelir. Darbeden korkmak demek; Türkiye(Türk) ordusundan korkmak demektir. Türkiye ordusundan korkmak demek de Türkiye'den yani demokrasici, laiklikçi, bilimci, ahlakçı, Atatürkçü Türkiye'den korkmak demektir. Türkiye ordusundan korkanlar neden korkmaktadır? Türk olmadıkları için mi yoksa yanlış, kötü işler yaptıkları için mi yoksa Türkiye ordusu kötü bir ordu mu? Açık ki darbeden korkmak demek ya yanlış, kötü işler içinde olmak ya da Türkiye ordusuna hakaret anlamına gelir. Düşünün ki Mustafa Kemal'in Hareket ordusu'na 'Çapulcu ordusu' diyenler de çıktı. Düşünün ki Kurtuluş savaşı'na hakaret edenler çıktı. Düşünün ki Lozan anlaşması'na hakaret edenler çıktı. Düşünün ki Türkçeye hakaret edenler çıktı. Düşünün ki Atatürk'e bile hakaret edenler çıktı. Sayıştay raporu yolsuzlukları, usulsüzlükleri adaletsizlikleri saya saya bitiremedi. Siyasi yandaşlık, tarikatlar, cemaatler ve yandaş vakıflar, yandaş dernekler devlete egemen olmakta. Ahlakdışılık Avrupa birliği üyeliği, İstanbul sözleşmesi, sivil toplum örgütü gibi adlarla olağanlaştırılmaya çalışmakta. Zina, eşcinsel evlilik, toplumsal alanlarda mini şort diye külotla gezmek, pılajlarda(plajlarda) bikini, mayo diye sütyen-külotla olmak, bay-bayan karışık masaj salonuları, bay-bayan karışık sıpor(spor) salonuları bile serbest oldu; öğrenciler, öğretmenler, akademisyenler bile akıldışı-ahlakdışı modanın etkisine girmekteler. Astroloji, medyumluk, falcılık denilen bilimdışılıklar ve akıldışılıklar heryeri sarmakta. Ülkeyi yalnızca akıldışılık, bilimdışılık değil ahlakdışılık da sarmakta. Oysa Muhammed de, Atatürk de 'Önce bilim(ilim) ve ahlak' dedi. Yani, Türkiye ordusu 'Bilim ve ahlak' yolunda ise Türkiye ordusundan neden korkulsun? Ya da bilim ve ahlak içinde olanlar Türkiye ordusundan neden korksunlar? Mantık açısından bu durumda demek ki ya Türkiye ordusu ya Türkiye ya da birileri bilime ve ahlaka aykırı durumda olmalı değil mi? Peki kim bilime ve ahlaka yani Muhammed'e de, Atatürk'e de aykırı? Muhammed de, Atatürk de, demokrasi de, laiklik de, özgürlük de, felsefe de, bilim de, din de, özgürlük de, medenilik de, doğru insan olmak da, doğru vatan olmak da, doğru toplum olmak da 'Önce bilim ve ahlak' demektir. Açık ki birilerinin Türkiye ordusundan korkmak için nedenleri var. Ve yine açık ki onlar bilime ve ahlaka ya da bilime ya da ahlaka aykırı kimseler olmalılar. Ve Türkiye'nin de, insanın da, insanlığın da tek en doğru yolu; Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi yalnızca 'Bilim ve ahlak'tır. Öyle ise bilime ve ahlaka aykırı olanlar yani Türkiye'nin de, insanlığın da başına belalar, öne çıksınlar da görelim. Savım ki darbeden korkutmak Türkiye ordusundan; o da Türkiye'den; o da Atatürk'ten; o da bilim ve ahlaktan korkutmak demektir. Darbe girişiminin mutlak olarak suç yapılması da Türkiye ordusundan, Türkiye'den, Atatürk'ten, demokrasiden, laiklikten, bilimden ve ahlaktan korkunun baştaçı edilmesidir. Bu nedenle savım ki bilim ve ahlak amaçlı darbe girişimi suç sayılmamalıdır; bu konuda suçlu sayılması gerekenler ülkeye bilime ve ahlaka aykırılık pompalayanlardır, buna tepki gösterenler değil. Hem bilimselliğe ve ahlaka karşı olup hem de Atatürkçü ya da Muhammedçi ya da demokrasici ya da dinli olduğunuzu söyleyemezsiniz. Türkiye de, dünya da bilimi ve ahlakı dışlamış siyasete ya da bilimi ve ahlakı dışlamış seçmen türüne ya da bilimi ve ahlakı dışlamış toplum türüne göre değil yalnızca bilime ve ahlaka göre doğru tanımlanabilir. Hukuk da, yasalar(kanunlar) da siyasete ya da özel sektöre ya da seçmene ya da topluma göre değil; Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak'a göre, ve 'Bilim ve ahlak' için yapılmalıdır. Bu nedenle örnek ki darbenin suç olduğu bir ülke, devlet düşman ordusularınca(ordularınca) elegeçirilse, darbe yapmak yine suç mu olacak? Gerçek ki vatan kurtarmak da, vatan korumak da suç olamaz; hele ki 'Bilim ve ahlak' için vatan kurtarmak ya da vatan korumak hiç suç olamaz. Unutulmamalı ki Mustafa Kemal 'Padişaha karşı gelmek, padişahı devirmek, devleti yıkmak suç' deseydi, Türkiye asla kurulamazdı. Tarih hernekadar(her ne kadar) aptalca görünse de gerçekte tarihin isteği şudur: 'Doğru ve iyi şeyler için, yanlış ve kötü şeyler yıkılabilir yoksa yanlış ve kötü şeyler dünyaya egemen olur'. Zinanın, genelevin, astrolojinin, falcılığın, medyumluğun, eşcinsel evliliğin, sütyen-külot ortalıkta dolaşmanın bile serbest olduğu bir ülkede; bilim ve ahlak için darbe yapmak neden suç olur? Yoksa bilime, ahlaka, akıl-ruh sağlığına aykırı, delice bir ülke mi isteniyor? Evet; ya Atatürk ya Muhammed ancak ikisi de 'Önce bilim ve ahlak'. Bu nedenle savım ki 'Bilim ve ahlak' için, 'Bilim ve ahlak'a göre doğru, iyi darbe girişimileri(girişimleri) suç olmamalıdır tıpkı doktor yanlışlarından ölen hastalar oluyor diye tıppın, hastahanelerde ölen hastalar oluyor diye hastahanelerin yasaklanmaması gibi çünkü yön her zaman doğruya olmalıdır. Ahlak da zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, doğrunun, iyinin, en zirve durumudur yani doğru ya da haklı olmak için bilime ve ahlaka aykırı olmamak gerekir; bilime ve ahlaka aykırı isen konuşmaman, cazgırlık yapmaman gerekir. Unutmayın ki Muhammed'in de, Mustafa Kemal'in de ordusu vardı, ve bu ülkeyi Mustafa Kemal ve ordusu kurtardı. Açık ki bir ülkede bilime ve ahlaka uygun darbeden korkuluyorsa; o ülkede ya da ordusunda bilime ve ahlaka göre birşeyler yanlış gidiyor demektir. Yani orduya güvenilmiyorsa neden ordu var; güveniliyorsa, bırakın doğru bildiği şeyi yapsın; ve zaten bilim ve ahlak içindeki bir orduya güvenilmeyecek de neye güvenilecek? Yani, evimizi açtığımız, soframızı bölüştüğümüz Türk ordusuna ülkenin yönetimini neden açmayalım? Açık ki bu durumun da için de siyaset var ki zaten siyaset her girdiği yeri yozlaştırır. Siyaset 'Hep bana, hep bana' diyen nalıncı keseri gibidir, hep 'Ayna ayna, söyle bana, dünyada benden güzeli var mı?' diyen hükümdar gibidir. Gerçek ki bir ülkede korku varsa o ülke Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi, 'Bilim ve ahlak' ile yönetilmiyor demektir. Yani, Türk milleti Türk ordusundan neden korksun? Mustafa Kemal Atatürk gibi askerlerden oluşan bir ordudan daha iyi yönetici bulunmaz dünyaya. Darbe düşmanlığı insanları askerlikten de, ordudan da soğutabilir, bu da Türkiye düşmanlarının çok hoşuna gider, ve çok işine gelir. Acaba birilerinin darbe düşmanlığı yaptırmakla ya da yapmakla istedikleri asıl şey de bu mu? Düşünün ki ordunun, ışıklarını yakmasından bile korkanlar var ülkede. Nedir, nedendir bu korku, bu düşmanlık? Oysa Türk ordusu, gittiği yere mutluluk, sevinç götürür hep. Necdet Gürçiftçi Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 15.10.20/09.12
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • yunusardacinitas
  • FKA
  • oldbutsilver
  • Vuslat
  • gülbahçem
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir