Şiir Defteri

BOŞANMA MAHKEMELERİ AİLEYİ AHLAKI TOPLUMU VE TÜRKİYE'Yİ TEHDİT EDİYOR DURUMU (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
27.07.2021 / 09:22
132 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Önce mantık. Adalet başkadır, hukuk başkadır; adalet bilime, ahlaka, ve vicdana uygunluktur oysa hukuk hükümdarın ya da siyasi iktidarın emirleridir. Bu nedenle ki ülkelerdeki Adalet bakanlığı bakanlıkları adalet değil hukuktur yani adalete aykırılıktır; bu nedenle ki 21. yüzyılda bile dünya, ve insanlık bilimdışı, ahlakdışı, barbar, vahşi, insanlıkdışı durum göstermekte. Örnek ki Türkiye'de bakanlığın adı Adalet bakanlığı iken hukuk fakültesinin adı neden hukuk fakültesi oysa üniversite demek bilim, ahlak, vicdan, tarafsızlık, evrensellik demek oysa hukuk demek düzenin kurallarına uymak demektir, adalete yani bilime, mantığa, ahlaka, ve vicdana uymak değil; yani adalet tutarlılıktır, hukuk ise keyfilik; bu nedenle ki adalet bilgelik ile olur, hukuk ise diktatörlük ile bile olur. Adalet yerine hukuk olunca da adalet değil saçmalık gerçekleşir. Örnek ki Aile mahkemesi denilen boşanma mahkemesinin durumu aileyi, ahlakı, toplumu, Türkiye'yi, adaleti, ve insanlığı tehdit eder özellik göstermekte. Çünkü: 1- Bu mahkemelerde, 'boşanma' diye, eşlerin tüm kirliçamaşırları(kirli çamaşırları) ortalığaserilmekte(ortalığa serilmekte), ortalığadökülmekte(ortalığa dökülmekte); bu durum da onura, gurura, ahlaka, vicdana, ve insanlığa aykırıdır. 2- Bu mahkemelerde bolca yalan, iftira, ve yalancı tanık da olmaktadır. Bu mahkemelerde yalanla, iftirayla, yalancı tanıkla başarıya ulaşanlar bu durumu hayatlarının her alanında da, gelecekte yaşayabilecekleri başka davalarda da kullanırlar çünkü mahkemelerde yalanla, iftirayla başarıya ulaşılabildiğini görmüşlerdir, bu sahte, kalleş, utanmaz, ahlaksız zaferlerini bir de kahkahalarla çevrelerindeki kişilere anlatırlar, onlar da mahkemeyedüştüklerinde(mahkemeye düşerlerse aynı yolu kullanırlar ki bu durum adaletin geleceğini de tehdit eder. Bu durum; kopya ile sınav geçmek, kopya ile okul bitirmek durumu gibi bir durumdur. 3- Bu mahkemelerdeki bu durumu gören insanlar evlenmekten bile vazgeçebilirler, yarınbirgün kendi başlarına da bu durumla gelebilir diye. Bu durum da evlilikdışılığı da, resmi nikahsız yaşamayı da, fuhuşu da yayabilir. Çözüm savım ki şudur: Boşanmak isteyenler durumlarını anlatan dilekçelerini adliyeye verirler. Yalan söyleyip söylemediklerini anlamak için de Yalan makinası kullanılır; tanık, sağlık raporu gibi şeyler istenmez çünkü bunlar uyduruk olabilmekteler, örnek ki eş kendini yaralayıp sağlık raporu alıp 'Beni eşim yaraladı' deyip boşanma davası açabilmekte, iki de yalancı tanık bulmuşsa değmeyin keyifine; masum eş istediği kadar masumluğu konusunda zırlayıpdursun boşa; daha somut bir örnek ki eşlerden biri ötekine bıçakla saldırsın, saldırıya uğrayan eş de kendini korumak için eşinin bileklerini tutup, bıçağı elinden düşürmek için bileklerinı tırnaklarını bastırıp acıtsın, saldıran eş hemen karakola koşup 'Eşim bana şiddet uyguladı, bakın bileklerimde de tırnak izileri var' desin, polis onu hemen hastahaneye götürüp bileklerindeki tırnak izileri(izleri) konusunda bir sağlık raporu aldırır, ve saldırıya uğrayan eş hakkında 'Basit yaralama suçu'ndan ceza davası açılır, saldırıya uğrayan eş de 'Ben ona saldırmadım, o bana bıçakla saldırdı, ben de kendimi korumak için bileklerini tutup tırnaklarımla sıktım' dediğinde eşine şiddet uyguladığını itiraf etmiş sayılır çünkü asıl saldıran eş 'Ben ona saldırmadım, o bana saldırdı, bakın sağlık raporum da var.' demiştir, eğer saldırıya uğrayan eş yoksulluktan ya da adalete güvenip avukattutmamışsa(avukat tutmamışsa) da büyük olasılıkla yerel mahkeme saldırıya uğrayan eşi suçlu bulur, ceza verir, eğer saldırıya uğrayan eş temyize gitmezse kabakbaşınapatlar(kabak başına patlar); dikkat edin, yalancı tanık bile yok. Görülmekte ki bu durum daha çok kadınlarca kullanılmakta; bu da kadına şiddete, ve kadın cinayetilerine(cinayetlerine) de neden olabilir bir durumdur. Durum ki: 1- Hukuku siyaset değil bilim ve ahlak yapmalıdır. 2- Boşanma davası, ceza davası gibi davalarda Yalan makinası(makinesi) kullanılmalıdır. 3- Hukuk fakültesinde felsefe ve mantık da öğretilmelidir. 4- Hukuk fakültesinin adı Adalet fakültesi; Adalet bakanlığı'nın adı Hukuk bakanlığı olmalıdır. Durum ki Yalan makinasız yargılama durumu tombala, loto, toto, piyango, şans oyunu gibi birşey olmak durumu ile yüzyüze kalmakta oysa adalet öncelikle bilim ve ahlak olmalı; bu nedenle de ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce bilim ve ahlak' dedi; peki hani nerede; zina, ortalıkta sütyen-külot dolaşmak, eşcinsel evlilik bile serbest, bu mu ahlak? İki davaya tanık oldum. İkisinde de yalancılar, iftiracılar, düzenbazlar kazandılar 'Adalet' diye. Durum ki 'Hukuk var ancak adalet yok durumu'. Yalan makinası olsun, başkaşeye(başka şeye) gerek kalmaz. Necdet Gürçiftçi Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 27.7.21/09.22
Düzenleme: 27.07.2021 / 09:40
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • Gyuzizi
  • TUĞTEKİN
  • Musa63
  • Sevdalıyürek
  • Sernilo
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir