Şiir Defteri

BERAAT BATAKLIĞI OLDUK (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
14.09.2019 / 06:13
244 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
İnsani ve toplumsal alanlarda gerçeğin, doğrunun, iyinin, güzelin ölçüsü de, ölçütü de felsefe, bilim, ve dini dünyada ilk kez bilimsel ve insani olarak tanımlamayı başarmış olan ve Din hadisileri diye tanımladığım, Din hadisileri'ni adını verdiğim hadislerdir(sözlerdir). Yani gerçek nedir, doğru nedir, iyi nedir konusunda sorun yok çünkü bunları felsefe, bilim, ve Din hadisileri ile saptamak çok kolay. Hukuk ya da anayasa ya da bir devlet ya da bir ülke ya da bir toplum bilim ve ahlak temeli üzerine kurulu olmazsa pusulasız ya da haritasız ya da dürbünsüz ya da kaptansız kalmış bir gemi gibi sağa sola yalpalar, ve nereye gideceği belli olmaz. Hukuk akılını(aklını) yitirmiş durumda; çünkü hem ahlak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, felsefenin, bilimin, medeniliğin, insanca olmanın, insanlığın en üst aşamasıdır hem de hukuku felsefe, bilim ve Din hadisileri gibi insanlığın en üstün doğru dünyası değil cehaletin ve nefsin dünyası siyaset ile özel sektör yapmaktadır. Yani ahlakı dışlamış hukukun akılı da dışlaması; ahlakı yitiren hukukun akılını da yitirmesi kaçınılmazdır. Bu nedenle ki zina serbesttir, sütyen-külot yani bikini, mayo ile ortalıkta dolaşmak yani çıplaklık serbesttir; eşcinsellik serbesttir, eşcinsel evlilik serbesttir; genelevlerle sınırlı da olsa fuhuş serbesttir; sıtriptiz(striptiz) kulübü, sex shop, bar, pavyon serbesttir; akıldışı-ahlakdışı moda serbesttir. Bunlar felsefenin, bilimin ve Din hadisileri'nin yani insanca dünyanın istediği şeyler değil siyasetin ve özel sektörün istediği şeylerdir. Zinanın, fuhuşun, çıplaklığın yani ahlaksızlığın serbest olduğu biryerde hukuk ve demokrasi doğru yolda olduklarından söz edemezler. Hukuk ahlakı dışladığı için akılı da dışlamak zorunda kalır. Bu nedenle; hem özgürlüğü serbestlik sanır yani özgürlük ile serbestlik arasındaki farkı ve zıtlığı bilmez hem de demokrasiyi özgürlük değil serbestlik sanır; açık ki bunlar da mantıksızlığa, tutarsızlığa ve saçmalamaya neden olur. Oysa demokrasi serbestlik değil özgürlüktür yani yalnızca doğru, iyi, ahlaklı, bilimsel şeylere izin verilmesidir. Bu açıdan örnek ki Atatürk'e zalim demek ya da Atatürk dönemi'ne zulüm demek akıla, mantığa aykırı olduğu için demokrasi değildir; öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını, öz evladlarını, eşlerini bile rahatça öldürtmek hakkı olan Osmanlı hanedanlığı'nı ve sultanlarını övmek, onurlandırmak, gururlandırmak, baştaçı etmek doğru, iyi, mantıklı, bilimsel, insani olmadığı için demokrasi değildir. Yani demokrasi bilime ve ahlaka uymak koşulu ile var oluş biçimidir ki bu nedenle doğrudur yoksa demokrasi de insanlıkdışı, akıldışı birşey olur. Ülkemiz beraat bataklığı olmuş. Bunun nedeni de devletin, ülkenin felsefe, bilim, ve Din hadisileri ile yönetilmemesi, dolayısı ile de hukukun bilim ve ahlak üzerine kurulu olmamasıdır. Bunun en tipik iki kanıtı ise şunlar: 1- Yeni akit Tv adlı merdivenaltı televizyon kanalı ki 'Medyada nefret söylemi ve ayrımcılık söylem raporu-2018 adlı raporda Yeni akit adlı merdivenaltı birinci sırada ki Akit Tv ile Yeni akit gazetesi zaten aynı dünya; Akit Tv'yi izlerseniz hakaretin, barbarlığın, vahşiliğin bininin bir para olduğunu görürsünüz; 10 kasım 2015 tarihinde 'Zulüm 1938'de son buldu' başlıklı bir haber yayınlamış; bu haberden dolayı bu Tv kanalı hakkında Atatürk'e hakaretten dava açılmış ancak beraat verilmiş; neden; çünkü 'Demokratik bir toplumun temelinde ifade özgürlüğü varmış'. Be hey Akit Tv; sen ne zamandır demokrasiyi savunuyorsun; sen de değil misin öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını, öz evladlarını, eşlerini bile öldürtmekten çekinmeyen Osmanlı hanedanlığı diktatörlüğü'nü savunan, öven, baştaçı eden? Öteyandan; Zaten Atatürktür bu topraklara demokrasinin temeli olan laikliği ve bilimciliği getiren; yani senin akıl-ruh sağlığın yerinde değil mi ki bu topraklara, bu millete demokrasinin temelini getiren insana zalim, onun getirdiği demokrasi amaçlı düzene zulüm diyorsun; yani bu durumda Atatürk'ü bu biçimde eleştirmek demokrasi değil, demokrasi düşmanlığıdır çünkü demokrasiye bilim ve laiklik dahildir. Öteyandan; madem o kadar demokratiksin; neden hiç Recep Tayyip Erdoğan'ı, Akp'yi eleştirmiyorsun; bunlar senin gerçekte o sözü Atatürk'e demokrasi amaçlı değil hakaret ve düşmanlık amaçlı söylediğini gösterir ancak hukukun bunu anlaması için kuşkusuz ki akıl, mantık, bilim, felsefe, Din hadisileri üzerine kurulu olması gerekir. Yani bu durum; beraat bataklığının akılı ilgilendiren yönü yani akıl yanı. Yani demokrasiyi savunmayan Yeni akit çıkarına gelince demokrasiyi bahane etmektedir; hukuk demeli ki 'Yahu sen demokrasiyi savunmuyorsun, nasıl oluyor da demokrasi istiyorsun?' yani hukuk örnek ki bayanlara şiddeti savunan bir suçlunun, bayan haklarını savunma olarak kullanmasını yutar mı yani örnek ki on kişiyi hunharca öldürmüş bir katilin 'Ben insanları çok severim, yasalara çok saygılıyım, çok merhametliyim, çok vicdanlıyım, iyi bir insanım' demesini, diye savunma yapmasını yutar mı, savunma olarak tanır mı yani örnek ki caminin namaz kılınan yerinde, birini kasıtsız, pılansız(plansız) olarak öldürdüğünü, ölen kişiyi hiç tanımadığını öne süren bir dinsize 'Öyleyse caminin namaz kılınan yerine ne işi vardı?' demez mi; peki Akit TV'ye aynı tür sorular neden sorulmuyor? Bir de bu bataklığın ahlak yanı var ki ahlak demek zaten zekanın, akılın, mantığın, bilimin en yüksek hali demektir. 2- Yıl 2017. 15. İstanbul Lbti+Onur yürüyüşü adlı akıldışı ve ahlakdışı gösteri yürüyüşünde gözaltına alınan 23 eşcinsel içine beraat kararı verildi. Gerekçe şu: 'Toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme, yönetme ve bunların hareketlerine katılma suçunun unsurları oluşmamış'. Yani akıldışı, ahlakdışı ve insanlıkdışı bir var oluş biçimine izin veren bir hukuk demokrasinin akıl, bilim ve ahlak üzerine kurulu olduğunu zaten bilmiyor ya da bilmek istemiyor demektir. Yani ahlaka aykırı bir durum nasıl oluyor da hukuka, yasalara(kanunlara), Türkiye'ye aykırı değil de uygun oluyor; öyle ise bu ülkede camiler, imamhatipler, ilahiyatlar, din dersileri(dersleri) neden var? Ve ahlakdışılığın onur ile ne ilgisi var; ahlakdışılığı onur sayan bir hukuk da, demokrasi de yanlış yoldadır; özgürlüğü değil serbestliği hukuk ve demokrasi sanmaktadır. Yani yürüyüşün ahlaka uygun olup olmadığına değil, izinli olup olmadığına bakılmaktadır; peki ahlakdışı gösterilere kim izin vermektedir, hukuk ve demokrasi mi, hayır, siyasetçiler izin vermektedir, oy çıkarı için. 3- Peki; 'Demokratik bir toplumun temelinde ifade özgürlüğü var' ise neden peygamberiniz de televizyonda rahat rahat konuşulamıyor, örnek ki 'Ayşe ile evlendiğinde Ayşe kaç yaşında idi?' gibi çünkü bakın Arab ülkelerinde, sünnet diye, 9 yaşındaki kız çocukları ile evlenmeler var yani onlar da diyorlar ki 'Bu sünnettir, bu evlilikleri biz kafamıza göre yapmıyoruz, ve bakın ki Diyanet de, bir ilahiyatçı da 'Dokuz yaşındaki kız çocukları evlenebilirler' diye fetvalar vermişlerdi yani onlar da bunları kendi kafalarına göre söylemediler değil mi; ve örnek ki neden Ateizm derneği'nin internet sitesi kapatıldı; ve örnek ki neden okullarda evrim dersi kaldırıldı; ve örnek ki okullarda neden dinsizlik dersi de yok? Atatürk'e ya da Atatürk'ün amaçlarına hakarete izin vermek, ve ahlaka aykırılıklara izin vermek bataklığa dönmek demektir çünkü Atatürk akıl, bilim demektir, ahlak da ahlak demektir. Ve gerçek ki Atatürk düşmanlığı da, Osmanlıcılık da, eşcinsellik de, ortalıkta bikini, mayo diye sütyen-külot dolaşmak da, kamusal cinsel sunumlu giysiler giymek de, akıl-ruh sağlıksızlığıdır da yani demokrasinin, laikliğin bunlara izin vermesi akıl-ruh sağlığını değil akıl-ruh sağlıksızlığını teşvik etmesidir ki bu da demokrasinin, özgürlüğün ve hukukun hem de devlet olmanın, ülke olmanın, millet olmanın, eğitimin, bilimin, dinin ve Türkiye olmanın hem özüne hem amaçına(amacına) aykırıdır. Yani ortada hem akıldışılığa hem ahlakdışılığa izin veren tuhaf bir hukuk, tuhaf bir adalet ve tuhaf bir demokrasi var; demek ki hukuk fakültesilerine felsefe ve ahlak dersileri de konulmalı(koyulmalı) yoksa hukuk bilimin ve ahlakın yani insancalığın değil siyasetin, özel sektörün, modanın, cehaletin, akıldışılığın, ahlakdışılığın ve nefsin dünyası olur. Yani akılı, bilimi ve ahlakı dışladıktan sonra demokrasinin ve hukukun nesi kalır? Yalnızca adı ve süsü kalır. Atatürk'e ya da dönemine bilim, demokrasi, insanlık, özgürlük yolu değil de zulüm diyenlere; ahlaka aykırılıklara beraat veren ya da akıl hastahanesine göndermeyen bir hukuk bilimden de, ahlaktan da yani insancalıktan uzak demektir, ve hukuk değildir, hukuk görünümlü bir cehalet, nefs, mantıksızlık bataklığıdır; serbestliktir ancak özgürlük değildir, serbestliktir ancak demokrasi değildir, vardır ancak insanca değildir, adı hukuktur ancak gerçekte siyasettir. Hey Akit Tv zulüm arıyorsan; başına taç ettiğin Osmanlı hanedanlığı diktatörlüğü dönemine neden bakmıyorsun; başına taç ettiğin dini inançlar tarihine neden bakmıyorsun ki Atatürk şeriat diye birşey savunmadı ki şeriat denilen şey zulüm değilse, hiçbirşey zulüm değildir; ve bir de İslamiyet dini inançındaki Cehennem savunusuna, anlatısına, ve Arab ülkesilerine(ülkelerine), İslamcı ülkelere neden bakmıyorsun; ve Akp dönemine neden bakmıyorsun ki bak İstanbulluları gereksiz yere ikinci kez sandık başına götürdü; neden bunlara bakmıyorsun, işine gelmiyor mu? Yani bir ülkede akıldışılık da, ahlakdışılık da hak ise o ülkede demokrasiden, hukuktan ve beraat kurumunun doğruluğundan nasıl söz edilebilir? Yani öyle tuhaf bir ülke olmuşuz ki akıldışılık da serbest, ahlakdışılık da serbest; ve buna yani bu deliliğe hukuk ve demokrasi deniliyor. Akıldışılığa beraat var, ahlakdışılığa beraat ver, oh ne güzel; sonra da ülkede suçlar neden azalmak yerine çoğalıyor diye karakara(kara kara) düşün, ve sonra da 'İdam cezası yok da, cezalar ağır değil hafif de' gibi saçmalıklara var; yahu ülkede doğru demokrasi ve doğru hukuk yani doğru devlet, doğru hukuk yok, daha en başta, gerisini ne düşünüyorsun yani ele alınmış bir hamsi oltası 'Orkinos neden avlayamıyorum' diye düşünülüyor; ele alınmış bir büyüteç, 'Virüsleri neden göremiyorum' diye düşünülüyor. Yani Atatürk'e ve Atatürk dönemine hakaret odağı haline gelmiş bir medya organını demokrasi olarak gören; Atatürk'e ve Atatürk dönemine hakareti düşünce ifade özgürlüğü olarak gören; ahlaka aykırılığı tercih ve özgürlük olarak gören bir hukuk da, verdiği beraat kararları da herşeyden önce akıl, mantık, bilim adına tartışılır durum taşır; ve hukuku da, demokrasiyi de, ülkeyi de doğruya değil, kültürel-ruhsal-düşünsel bir bataklığa götürür. Gerçek ki bir gemi için pusula, harita, dürbün, kaptan ne ise; gerçekler, doğrular ve insanca bir dünya için felsefe, bilim, ve Din hadisileri de odur. Yani ortada ki siyaset, özel sektör, cehalet ve nefs çalıyor; demokrasi ve hukuk oynuyor. Açık ki bu durumun sonuçunda(sonucunda) ancak hapishaneler ve akıl hastahanesileri(hastahaneler) çoğalır. Açık ki incir çekirdeği kendini dünya sanır olmuş. Yani kısaca, özetle; örnek ki Hitler'i ya da Engizisyon'u yani vahşeti yani akıldışılığı savunmak; ya da çıplaklığı ya da zinayı ya da fuhuşu ya da pornoyu ya da eşcinselliği yani ahlaksızlığı ya da ahlaka aykırılığı savunmak demokrasiye, özgürlüğe, düşünce ifadesine değil, akıl-ruh sağlıksızlığına girer; ve demokrasinin de, özgürlüğün de, hukukun da işi akıldışılıkları ve ahlakdışılıkları savunmak değildir. Yani demokrasi de, özgürlük de, hukuk da doğru ile yanlışı, iyi ile kötüyü ayırd etme reşidliğine ermeli artık. Necdet Gürçiftçi Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 14.9.19/06.14
Düzenleme: 14.09.2019 / 06:14
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • gamzelinka
  • birbulutgibisin
  • Sessizşair
  • alidemiral
  • karvakti
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir