Şiir Defteri

BAYANLAR 'YA YATAĞA YA MİDEYE' Mİ (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
24.05.2019 / 05:11
245 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Yamyamlık büyük olasılıkla; genç ve güzel bayanları yemekle başlamış olmalıdır; bayanın çağımızda bile fıstık, tatlı, şeftali, kavun gibi midelik şeylere benzetilmesine bakılırsa; bu nedenle ki beğenilen bayan türü içinde örnek ki 'Lahana gibi kadın, marul gibi kadın, karnabahar(karnabahar) gibi kadın, patates gibi kadın' türü benzetmeler yok yani durum büyük olasılıkla 'genç ve güzel' olmakla sınırlı ve başlangıç olmalı. Bu durum yani 'Bayan/Kadın ya yatağa ya mideye' yaklaşımı çağımızda bile, üstelik de gelişmiş, medeni ülkelerde de sürmektedir; örnek ki Avrupa'da kadın sütü, kadın peyniri satılmaktadır; Japonya'da insan eti lokantası açılmıştır ki konu ile ilgili haberin fotoğraflarında görülen beden(vücut) parçasıları(parçaları) en azından genç bir bayana aittir ki bu lokantalara ailelerini geçindirmekte zorluk çeken genç kişiler öldüklerinde etlerini lokantaya yazılı bir anlaşma ile satmış olmaktadırlar ve açık ki de aileleri bir an önce paraya kavuşsunlar diye genç yaşda(yaşta) intihar etmektedirler çünkü lokanta yalnızca gençlerin etlerini almaktadır yani belki de balığı çiğ çiğ yiyen mantık insan etini de yemekte bir sorun görmemiş olabilir. Yani şöyle bir dünya tarihine ya da insanlık tarihine ya da insan dişisinin tarihine bakıldığında; başından da, sonundan da durum insan dişisi için pek de hoş, iyi, güzel, olumlu görünmemektedir, durmamaktadır. Ve işin daha da tuhafı; Batıyı kendilerine önder, lider ve örnek almış bayan türünün de bu duruma akıldışı-ahlakdışı-cinsel sunumlu-cinsel tahrikli-et sunumlu-et tahrikli moda ile çanaktutmalarıdır(çanak tutmalarıdır). Yani açık ki dünya tarihi ya da insanlık tarihi bayanlar üzerine hiç kurulamayacak durumdadır. Yani açık ki tek doğru dünya türü, ve tek doğru insanlık türü felsefe, bilim, ve ahlak üzerine kurulu olmaktır, ve bunlara aykırı herşeyi yasaklamaktır yoksa açık ki insan dişisi ya yatağa ya mideye olmak durumu ile karşı karşıya kalmak, olmak olasılığına ve olanağına içlenecektir(kapsanacaktır) ki bir de dünyanın yeni bir buzul çağına dönme olasılığını, ve insanlığın buzların altında, yerin altında, daracık yerlerde, yiyeceksiz-içeceksiz bir dünyada yaşamak zorunda kalabileceğini de düşünmek, ve insanlığı şimdiden felsefe, bilim, ve dini tanımlayan Din hadisileri ile eğitmek gerekmektedir. Ve gerçek ki Türkçesi ile 'Kuzuların sessizliği' filımı(filmi) de, bu tür gerçek olayların varlığı da insanın sütünden de, etinden, derisinden de yararlanmak isteyenlerin var olduğunu göstermektedir ki zaten insanın kılından, tüyünden yararlanmak da peruk biçiminde vardır; ve kolajen(kollajen) içeren kozmetiklerde, Çin'de idam edilen mahkumların derilerinden sağlanan kolajenin kullanılmakta olduğu savı da vardır. Yani açık ki yalnızca insan dişisi değil, insan erkeki (erkeği) de kendisine felsefe, bilim, ve Din hadisileri ile çekidüzen(çeki düzen) vermek zorundadır yoksa dünya bir günde yamyamlık çağına dönmek olasılığına ve olanağına Dünya savaşı'larının da, Nazi Almanyası'nın da, üstelik de 20. yüzyılda ve Avrupa'nın göbeğinde Srebrenitsa katliamı'nın da gösterdiği gibi, sahiptir; yani açık ki insanlık 'Bayan ya yatağa ya mideye' olasılığından ve olanağından kurtulmadıkça yani felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne sarılmadıkça asla rahatuyuyamayacaktır(rahat uyuyamayacaktır) ki bu durumda açık ki en büyük sorumluluk, en büyük iş bayanların kendilerini cinsel organ, yemek, tatlı, beden, et, kütle, nicelik, cinsel zevk nesnesi, cinsel boşalma nesnesi, cinsel sunum, cinsel tahrik gibi göstermemelerine; kendilerine, kendilerini böyle göstermeye çalışan akıldışı, ahlakdışı modayı/turızımı/medyayı/siyasetçileri/hukuk türünü/demokrasi türünü/laiklik türünü/sanatçı türünü/ünlü türünü değil felsefeyi, bilimi, Din hadisileri'ni, düşünürleri(filozofları), alimleri, alimeleri, bilgeleri, evliyaları, dervişleri örnek almalarına düşmektedir. Açık ki felsefeden, bilimden ve Din hadisileri'nden uzak, yoksun insanlığı daha medeni bir dünya değil; daha barbar, daha vahşi bir dünya; daha barbar, daha vahşi bir insanlık beklemektedir. 'Dünya nereye gidiyor, insanlık nereye gidiyor?', ülkeleriniz nereye gidiyor, diye sormayın; açık ki, felsefe-bilim-Din hadisileri ile yönetilmedikleri için kuşkusuz ki felsefenin, bilimin ve dini tanımlayan Din hadisileri'nin olmadığı yani düşünen insanın inkar edildiği, dışlandığı, aşağılandığı yere gidiyor tıpkı Sodom, Gomora, Pompei gibi. Necdet Gürçiftçi Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 24.5.19/05.12
Düzenleme: 24.05.2019 / 05:13
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • mdnkrt
  • Alpero
  • ezgiparcikan
  • sportel16
  • Ragıp
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir