Şiir Defteri

BANA İSA'DAN SÖZ ETME- 1 (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
08.05.2021 / 12:03
133 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Kişiliğimizin başlangıç evresinin bence özü şu: 'Kaktüsleri sevmek'... Çocukluğumdan bu yana kaktüsleri severim. Onların o kötü, olumsuz, itici, taşımsı, betonumsu, çirkin, soğuk, ilkel, olumsuz, korkutucu, tutarsız, güvenilmez, sıradan, yararsız, gereksiz, acınılacak, yalnızlığa tutsak, zindan bitkisi gibi görünen görünümlerinin arkasında, varlıklarının içinde özlerinde, seslerinde, bakışlarında, derilerinde bir suçsuzluk, küskünlük, haksızlığa, yanlış anlaşılmaya, itilmişliğe zorunlu olarak, istemeksizin bir boyuneğmişlik; insanca insanlara yalvarış; insanca insanlara yakınlaşma isteği, insanca insanlardan yardım dilenme; iyilik, güzellik ve doğruluk için bir çırpınış görürüm, yaşarım. Yaşamının temel özelliğini, varoluş bilincimin başlangıcını işte bu dikenli çöl bitkisi oluşturur: Hiçbirşeyin dış görünüşüne, çirkinliğine, güzelliğine, iticiliğine, çekiciliğine, yararlılığına, zararlılığına, yalınlılığına, karmaşıklığına, ilkelliğine, gelişmişliğine, sıradanlığına, el üstünde tutulmuşluğuna, ayaklar altına alınmışlığına, kapsanmışlığına, dışlanmışlığına, benim olmasına, benim olmamasına, ilk önemi, ilk belirleyiciliği, ilk değerlendiriciliği, ilk sırayı, ilk ereği, ilk tutkuyu vermem. Herşeyi önce bilimselce, toplumsalca, ahlakça araştırır, incelerim. İsa(Jesus) da, peygamber İsa da kalın, ağır, kaba, keskin, boyasız, sıradan ancak ustaca yapılmış, uzun iki kalasa, saksıya kaktüs diker gibi çivilerle bağlanmış, insan biçimli bir kaktüs gibidir, dev bir kaktüs. Kaktüsleri severim, kaktüsleri dinlerim. Kendimdeki ve kalaslardaki varoluşu ilgimi çeken İsa'ya da sordum: 'Ey İsa; sen ne yapdın(yaptın) da sana böyle yapdılar?'. Yanlarındaki, bacakları askerlerce kırılmış iki çiviliye bakdı(baktı) ve dedi: 'Ne onların yapdığını yapdım(yaptım)' ve bacakları sağlam, sağlıklı, koşuşan insanlara bakdı 'ne de onların yapdığını yapdım. Ve ikisinin de yanlarında olmamam gerekirken iksinin de içindeyim.' İsa başına takılan dikenli otlarla dev ve sonsuz bir kaktüs gibi durur insanlığın, dünyanın üstünde. Ben kaktüsleri severim; dikenleri kendilerine batmış, sessiz birer çığlık gibidirler. Romalılar; kendileri aslan yememelerine karşın insanları aslanlara yedirirlerdi. Ancak, Avrupalıdırlar onlar, bir bildikleri vardır; Doğulular gibi, hele Türkler gibi 'cahil' mi onlar da 'Çamurdan olsun Avrupa'da olsun, Avrupa'dan olsun, Avrupa'ya olsun' desinler! Ah ne güzeldir o Avrupa, Amerika! hitler de tıbba, kimyaya ve imalata merak sarmışdı(sarmıştı) ancak o da Avrupalılar üzerinde. Avrupa insanından sabun yapmayı insan sağlığı ve insanlık için bir tutku olarak yaşamına geçirmişdi(geçirmişti), yaşamışdı(yaşamıştı). Ah ne güzeldir o Avrupa, Amerika! Ortaçağ'da İsa'cı papazlar, rahipler de odun ve kömür kıtlığı ve yokluğu karşısında Avrupa inanının ne güzel bir yakacak olarak kullanılabileceğini kanıtlamak için soğuğa, kışa karşı yarışmışlardı(yarışmışlardı). Ah ne güzeldir o Avrupa, Amerika! İsa sen çarmıhda(çarmıhta) çiviliyken, ölüyorken, dudaklarına niçin su yerine sirke damlatdılar(damlattılar); içkinin, şarabın yerini tutsun diye mi? İçki yasağı mı vardı o gün? Olabilir; o akşam ve ertesi günü Yahudiler için kutsaldı çünkü. Kedilerin iki renklisi erkek; ikiden çok renklisi dişidir genelde. Ancak insanlar tek renkli olmalarına karşın yine de kancıklık yaparlar. Doğada her hayvanın erkeği güzel ve çekiciyken insanda dişi güzel ve çekicidir. 'Yaratıcı'; insan soyunun sürmesini istemiyor anlaşılan. Kitabın adı güzeldi: 'Yüreğinin götürdüğü yere git'. Okudum; içinin ne denli saçma, yanlış, kötü ve zararlı olduğunu görüp anlayınca adının da ne denli yanlış ve saçma olduğunu anladım. Bu konuya ileride döneceğim. Anlaşılıyor ki küllerden, sabunlardan ve kanlardan güzel bir Batı dünyası kurulamamış. Kül uyuşturucuya dönüşmüş, sabun ahlaksızlığa, kan kanlı paraya. Doğulular boşuna dememişler 'Herşey gerçeğine geriler' diye; yoksa bu sözü ben mi icat etdim(ettim)? Ben; Batı denilince aklımda hep Kibritçi kız, Kül kedisi, Heidi, Polyanna, bilim, kültür, insanlık, ahlak, onur, toplumsallık, evrensellik, yurt sevgisi olmasını isterim; uyuşturucu, ahlaksızlık, kan, yozluk, bencillik, sorumsuzluk, insanlıkdışılık(insanlık dışılık), değil. Hiroşima'da, Nagazaki'de Kül kedisi'leri, Kibritçi kızlar, Heidi'ler, Polyanna'lar vardı. Batı külü sever, sabunu sever, gazı sever ve kanı sever. Ve bu yüzden de Hiroşima'daki, Nagazaki'deki insanları gerçekten birer Kül kedisi'ne çevirdi. Sanırım Kül kedisi masalının adını yanlış yorumlamış. Necdet Gürçiftçi İnternetde yayınlandığı zaman: 20.7.14/12.30 (Bana İsa'dan söz etme- 2005 şubat)
Düzenleme: 08.05.2021 / 12:28
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • Hilal2733
  • Fatihbtgl
  • Akancae
  • SEVAKA
  • İkra
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir