Şiir Defteri

AYŞEN GRUDA'NIN YA DA SANATÇININ CEHALETİ (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
09.08.2018 / 09:43
86 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Bir ülke ya da sanat eğer felsefe, bilim ve dini tanımlayan Din hadisileri içinde değilse ya cehalettir ya ahlakdışılık. İnsan ya da sanatçı ya da ülke felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne yaklaştığı ölçüde doğru, haklı, yararlı, zorunlu ve önderlik olur. Şiir sanat olduğu için Yunus Emre de sanatçıdır ancak o felsefe, bilim ve Din hadisileri yolunda biridir. Bir de magazin yayınlarındaki; bikini, mayo diye sütyen-külot ortalıkta dolaşan, utanmayı dışlamış; felsefeden, bilimden ve Din hadisileri'nden yoksun; ahlak, edeb tanımayan sözde, yoz, çakma sanatçılara bakın. Örnek ki Abd'de konser sahnesilerinde uyuşturucu bile kullanan, masturbasyon bile yapan, sevişen sözde, sahte, çakma sanatçılar var. İnsan, insanlık, sanat ve sanatşı herşeyden şunu anlamalı ki özeli seçmek için önde doğrunun geneline bakmak gerekir örnek ki pusula bile kuzeye göre yapılır. Yani doğru bir yön olmalı herşeyden önce; ve insanlığın en doğru tek yönü felsefe, bilim ve Din hadisileri'dir yani bunlardan yoksun sanat doğru sanat değildir, bunlardan yoksun sanatçı da doğru sanatçı değildir. Yani örnek ki Yunus Emre'yi pavyonlarda, barlarda, gece kulübülerinde konser verirken asla göremezdiniz; ortalıkta mayo ile ya da yarıçıplak olarak dolaşırken de göremezdiniz; öyleyse bu sanatçılar neyi örnek alıyorlar, Amerika'yı, Amerika'nın yoz, ahlakdışı, insanlıkdışı, akıldışı sözde, çakma, sahte sanatçılarını mı? Şiir de sanat olduğu için, Nazım Hikmet de sanatçıdır, şiir sanatçısıdır ancak eşini aldatmıştır; ancak yine bir sanatçı, şiir sanatçsı olan Yunus Emre'nin eşini aldatması söz konusu bile olamaz. Yani sanat da sanatçı olmak da hüner değildir; hüner olan şey felsefe, bilim ve Din hadisileri içinde sanat ve sanatçı olmaktır. Yani sanatçı olmadan önce alim, alime olmak gerekir yani felsefe, bilim ve Din hadisileri yolunda olmak gerekir; peki ülkemizde böyle kaç sanatçı var? Bence sıfır. Ülkemizde şu günlerde bir Kemal Sunal tartışması başlamış, Akp yandaşı bir bayan gazetecinin bir köşe yazısı ile; ancak bu tartışmayı ben 15 yıl kadar önce bir internet sitesinde Kemal Sunal'ı eleştirmekle zaten yapmakta idim ve bir Kemal Sunal haberine yorumumu okuyan bir kişi 'Yorumunuzu okuduktan sonra ben de artık Kemal Sunal filiımları(filmleri) izlememeye başladım' diye yorum yazmıştı. Yani Kemal Sunal filımlarını seven kişi felsefe, bilim ve Din hadisileri dünyasından uzak kişi demektir. Ayşen Gruda isimli bir sözde sanatçı da Kemal Sunal'ı eleştiren o bayan gazeteciye 'Ölülerin arkasındanç konuşmak doğru değil' demiş ki bu söz hem özelde Ayşen Gruda'nın hem de genelde sanatçının cehaletini sergilemektedir. Ayşen Gruda bir reklamda 'Domates güzeli' olarak ünlü olmuş ve nedeni ne olursa olsun lise terk, bikini giymiş ve 5.2.2010 tarihli bir söyleşisinde '1500 tane sevgilim olmuştur' demiş biridir. Herşeyi geçelim; Ayşen Gruda'nın 'Ölülerin arkasından konuşmak doğru olmaz' sözü onun ve sanatçının ne kadar büyük bir cehalet içinde olduğunu sergilemektedir ki ne yani Hitler öldü diye Hitler'in arkasından konuşmayacak mıyız? Yani bu söz mantık açısından bir cehalet; ancak bu söz İslami açıdan söylenmişse yani İslam'la bu kadar çok ilgili ise bikinisi ve 1500 sevgili neden? Ne yandan bakarsak bakalım mantıksızlık yani cehalet. Bir insan sanatçı olacaksa önce felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne gitmeli; önce alim, alime olmalı ki seçimleri ve işleri doğru olsun. Yani gerçek, doğru sanatçı ancak Felsefe-Bilim-Din hadisileri okulu'ndan yetişir, başka yerden değil. Yani bu sanat ve sanatçı kafası topluma ve insanlığa zarar verir, yarar değil. Gerçek, doğru sanat toplumları güldürmek, eğlendirmek değil Felsefe-Bilim-Din hadisileri dünyasına götürmektir. Halk sevdi diye gerçek, doğru sanatçı olunmaz; ancak felsefe, bilim ve Din hadisileri ile olunur. Arkandan kötü konuşulmasını istemiyorsa hayatında felsefenin, bilimin, Din hadisileri'nin yolunda olacaksın; işte böyle bir sanatçının ya da kişinin arkasından kötü konuşulması ancak o zaman onursuzluk olur. Hem felsefeden, bilimden, Din hadisileri'nden uzak ol hem 'Arkamdan konuşma' de, olmaz. Önce felsefe, bilim ve Din hadisileri ile alim, alime olacaksın ki topluma ve insanlığa sanat diye sunduğun şey cehalet ya da ahlakdışılık değil doğru olsun. Kendinize Amerikan sözde, çakma, sahte sanatçılarını değil Yunus Emre gibileri örnek alın. Yürüdüğünüz yerleri arayanlar doğruluktan, alimlikten, alimelikten başka şey bulamasınlar. İnsanın, insanlığın, sanatın, sanatçının, Türkiye'nin, dünyanın pusulası Abd değil felsefe, bilim ve Din hadisileri olmalıdır. Artık; bikini, mayo giyen; sigara, içki içen; ahlakı dışlamış, akılı dışlamış; felsefeden, bilimden ve Din hadisileri'nden uzak sanat doğru sanat, sanatçı da doğru sanatçı değildir. Kuşkusuz ki felsefe, bilim ve Din hadisileri hem Musa'nız hem de Nuh'un gemisi'niz olacaktır; anlayana; anlamayana ise davul-zurna az. Hem Sodom'a, Gomora'ya, Pompei'ye özenip, koşup hem de gerçek, doğru sanatçı olunmaz, doğru sanat olmaz. Var olmak var olmaktır, doğru olmak değil. Olacaksanız Yunus Emre'nin üstünde sanatçılar olun, altında değil. Necdet Gürçiftçi İnternette yayınlandığı zaman: 9.8.18/ 09.40
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • Aysell
  • pozan
  • 42meral
  • taykoloji
  • eylul

Bağlı Üyeler

  • kelebeğeaşıkyarın15:17
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir