Şiir Defteri

AHLAK BAKANLIĞI KURULMALI SAVIM (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
07.04.2021 / 10:57
113 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Türkiye'de ilginç ki herşeyin bakanlığı var ancak en önemli şeyin bakanlığı yani Ahlak bakanlığı yok oysa Muhammed de, Atatürk de, din de 'Önce bilim ve ahlak' diyor öyle ki bilimsiz ahlak da, ahlaksız bilim de yanlıştır. Bunun nedeni açık ki hem bir akıldışılık, bilimdışılık, ahlakdışılık, barbarlık, nefs dünyası türü olan siyasettir, hem de ahlakın gelenek, görenek, tabu, bilimdışılık, baskı, tehdit sanılması durumudur yani ahlakın yanlış tanımlanması durumudur. Bu nedenle ki ahlakı doğru tanımlamak gereklidir. Ahlak zaten felsefe tarihinde 'Doğruya giden yol' olarak tanımlanır yani dışlanmaz, küçümsenmez, aşağılanmaz. Bu duruma uygun olarak ahlakı tanım savım şudur: 'Ahlak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, akıl-ruh sağlığının, özgürlüğün, demokrasinin, laikliğin, insanın, insanlığın, evrimin, ve evrenin soyut nitel zirvesidir. Bu durumda açık ki ahlakı dışlamak bunları da, 'Din bilim ve ahlaktır, bunlar yoksa din de olmaz' diyen Din hadisileri'nin tanımladığı dini de dışlamaktır. Bu tanıma göre ahlak 'Akıl-ruh sağlığı' da demek olduğundan Sağlık bakanlığı'nın ahlakı da içermemesi yanlıştır; ahlak demokrasinin de zirvesi olduğundan demokrasinin de ahlakı dışlaması yanlıştır; bu durumda açık ki hukukun da, Gençlik bakanlığı'nın da, Aile bakanlığı'nın da, Çalışma bakanlığı'nın da, Savunma bakanlığı'nda, Eğitim bakanlığı'nda, Spor bakanlığının da, Atatürkçülerin de, sanatçıların da, ünlülerin de, özel sektörün de, modanın da ahlakı dışlaması yanlıştır. Gerçek ki ahlak mantığın hem zirvesi, hem özetidir yani ahlak yoksa nitel mantık da yoktur ki nicel mantık robotlara, bilgisayarlara da yüklenilebilir yani yalnızca nicel mantıkla insan olunmaz, nitel mantık da gerekir ki ahlak nitel mantığın da zirvesidir. Bu durumda küresel korona salgınının temel nedeninin de insanlığın ve dünyanın ahlaka aykırılık içinde olması, buna da siyasetin izin vermesi olduğu anlaşılır çünkü ahlakı dışlamak nitel zekayı, nitel akılı, nitel mantığı, nitel beyini, nitel ruhu da dışlamaktır çünkü savım ki bilim beyinin nicel zirvesidir, ahlak ise beyinin nitel zirvesidir; yani ahlak korunmuyorsa, ahlak egemenliği yoksa doğru da olsa herşey yanlış yolda demektir tıpkı bıçağın ekmek kesmek yerine soygun için kullanılması gibi yani herkes üniversite mezunu olsa da üniversiteler ahlakı dışlamışsa, ahlak öğretmiyorsa yalnızca meslek, iş, para kazanma yolu öğretiyorlar demektir oysa üniversite demek de 'Önce bilim ve ahlak' demektir oysa üniversiteler hem bilimdışı şeylere inanan kimselerle, hem de akıldışı-ahlakdışı moda içindeki kimselerle dolmakta. Okullarda, ve Andımız'da 'Doğru, iyi, ahlaklı, ve medeni insan' olmak öğretilirken görülmekte ki Tv reklamlarında bile 'Saçmalamak güzeldir, kirlenmek güzeldir' gibi akıldışı, mantıkdışı, saçmasapan şeyler öğretilmekte; akıldışı-ahlakdışı moda, akıldışı-ahlakdışı ünlüler, zina serbestliği, genelev serbestliği, eşcinsellik serbestliği, Tvde ahlaka aykırı filım(film)-dizi-reklam gibi durumlar ve akıldışı-ahlakdışı pılaj(plaj), bar, pavyon, sıtriptiz(striptiz) kulübü, gecekulübü, bay-bayan karışık masaj salonu, bay-bayan karışık sıpor(spor) salonu gibi akıldışı-ahlakdışı mekanlar topluma akıldışılık ve ahlakdışılık pompalamakta. Bu durumda; okulların, üniversitelerin, Andımız'ın, İstiklal Marşı'nın, Atatürkçü olmanın, dinli olmanın, eğitimin, Aile bakanlığı'nın, Eğitim bakanlığı'nın, Gençlik bakanlığı'nın, Savunma bakanlığı'nın, Rtük'ün, Diyanet'in emekleri açıkça boşa gitmek durumu gösterir bir durum içinde olmaktadır. Eğitim, hayatın, ekonominin, ülkenin, ailenin baştaçı; Atatürk'ün de, Muhammed'in de dediği gibi 'Bilim ve ahlak' değilse açık ki baştaçı edilen dünya 'Bilim ve ahlak'a aykırı bir dünya olur; eğitim de alim, alime yetiştirmek değil sisteme eleman yetiştirmek durumu olur, o zaman da devlete 'Türkiye devleti' demenin anlamı kalmaz çünkü 'Türk' demek 'Önce ahlak' demektir. Ahlak ekonomi açısından da çok önemlidir çünkü ahlaka dayalı bir ekonomide hem işsizlik, yoksulluk, yokluk olmaz, hem parasızlığa dayalı suçlar olmaz, hem ekonomide adaletsizlikler olmaz, hem üretimde de tüketimde de israf olmaz; hem öznel nedenli tırafik(trafik) kazası ve bunun neden olduğu parasal zararlar olmaz çünkü ahlak 'Doğru şeyleri doğru olarak yapmak' da demektir ki bundan zarar değil yarar gelir yani gerçek ki ahlaktan zarar gören insanlar ve işler yanlış yoldaki insanlar ve işlerdir. Yani bir ülkede bin tane üniversite olabilir ancak akademisyenler de, öğrenciler de örnek ki fahişe ya da pornocu ya da dolandırıcı olabilir; bir ülkede, yetişkin herkes üniversite mezunu olabilir ancak herkes ahlakdışı da, mafya da olabilir; düşünün ki Nazi imparatorluğu'nun da üniversiteleri, akademisyenleri, bilimcileri, öğrencileri vardı. Bilim bakanlığı olması yetmez, Ahlak bakanlığı da gerekir çünkü ahlak olmazsa bilim yanlış şeyler için de kullanılabilir çünkü bilimin beyini(beyni) yoktur çünkü bilim nesnedir yani doğru bilim için ahlak da gerekir; bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce bilim ve ahlak' diyor. Yani, bir ülkedeki üniversitelerle övünülmez; üniversiteler bilimsel ve ahlaklı insan yetiştiriyorlarsa övünülür. Mars'a gitmekle övünülmez; Mars'a gidenler bilimsel ve ahlaklı ise övünülür yoksa çağımızda yaşıyor olsa idi Neron bile Mars'a gidebilirdi. Ancak açık ki kendisi bilime ve ahlaka aykırı bir dünya olan; varlığı toplumları bölmek, ve insanları birbirlerine düşman etmek üzerine kurulu olan yani varlığı bölücülük, düşmanlık, barbarlık, bilimdışılık, ahlakdışılık, insanlıkdışılık üzerine kurulu olan siyaset türü hem ahlakın doğru tanımını nasıl anlayacak, hem de 'Bilim ve ahlak' üzerine kurulu bir ülke, ve dünya kurmayı nasıl becerecek? Demek ki önce siyasetin yasaklanması; ve Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak' yönetimi ve egemenliği gerekir. Yani öncelikle siyaset ayı oynatıcılığı gibi yasaklanmalıdır, ve tarihin çöplüğüne gönderilmelidir durumu yoksa bilime ve ahlaka aykırılık olan siyaset türünün 'Bilim ve ahlak'çılık taslaması çok gülünç(komik) bir durum durumu olur. Tespih(Tespik) tanesi gibi taneleri düşünün. Dağınık durumdalar iseler onlara 'tespih' denilmez; bir ip ile dizilirlerse, birleştirilirlerse tespih olurlar, tespih durumuna gelirler. Ahlak da doğru şeyleri birleştiren ip gibidir yani ahlak olmazsa doğru şeyler bile doğru durumda olmazlar. Evet; 'Bilim ve ahlak' egemenliği isteniyorsa önce 'Siyaset'in yasaklanması gerekmektedir. Ahlak bakanlığı kurulmalı, ve ülke akıldışı-ahlakdışı modaya, ve akıldışı-ahlakdışı hayat türüne teslim edilmemelidir. Ya ahlak başa, ya kuzgun leşe. Necdet Gürçiftçi Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 7.4.21/10.56
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • 53ramo
  • niccha
  • KÜL
  • serazad
  • ahmetuzun
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir