Şiir Defteri

ADALET İSTİYORSANIZ AHLAKI DA İSTEYECEKSİNİZ (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
29.06.2020 / 07:34
131 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Açık ki ortalıkta çırılçıplak dolaşanlar da hukuk, adalet isteyebilirler; böyle bir ülkede de hukuk, adalet olabilir ancak mantıksızlık da mantık kadar, ahlakdışılık da ahlak kadar, cehalet de bilim kadar, utanmazlık da utanmak kadar, aptallık da akıl kadar sınırsız ve sonsuzdur, zeka açısından. Unutmayın ki tarihte kendilerini ilah ilan eden hükümdarlar, ilahlarına insan kurban eden kitleler bile oldu; düşünün ki Avrupa'da halkın her evliliğinin gerdek hakkına sahip hükümdarlar oldu ve buna hukuk, adalet, kanun denildi; düşünün ki bir hükümdar eşeğini bir direğe bağlayıp eşeğine selam vermeyenleri idam ettirebilirdi ve bu hukuk, adalet, kanun olurdu; yani çözümleri insanlara bırakmamak gerekir; çözüm için tek kaynak bilim ve ahlaktır, Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi. Yukarıdan aşağıya her gelen su dere ya da ırmak değildir, sel de olabilir; her ateş mum alevi değildir, yangın da olabilir. Düşünün ki siyaset de özel sektör gibi hükümdarlığın kardeşleridir; bu nedenle ki akıllarında hep 'Hükümdarlar gibi yaşamak' vardır, bu nedenle ki Muhammed de hükümdarlığın dine aykırı olduğunu şu sözü ile belirtmiştir: 'Sultanlarla düşüpkalkan(düşüp kalkan) alimler bile hırsızdır', yani düşünün ki 'alimler bile' yani ahlak herşeyden üstündür, bilimden ve alimlikten bile çünkü Hitler'in de ahlaksız, vicdansız bilimcileri vardı yani bilim ahlak olmadan insanca olmaz yani ahlak olmadan doğru mantık da, doğru insanlık da olmaz. Bu nedenle ki Muhammed 'Din utanmaktır, utanmak yoksa din de olmaz' dedi; düşünün ki hem bikini, mayo diye ortalıkta sütyen-külot, mini şort diye külotla dolaşanlar hem de kendilerine dinli diyenler, kendilerini dinli sananlar var çünkü nefs hem en büyük cehalettir hem kötülüklerin hem nedeni hem amaçıdır hem de önce akılı, sonra da ahlakı yok eder yani ahlakdışılık gerçekte nefse yani en büyük cehalete ve kötülüklerin hem nedenine hem amaçına köleliktir. Asıl adalet ahlak ile başlar; ahlakın olmadığı, ahlaka aykırılığın serbest olduğu yerde ahlak da güneş kadar değil ancak mum ışığı kadardır. Gerçek ki ahlakdışılık da akıldışılığın kardeşlerindendir. Bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce bilim(ilim) ve ahlak' dedi ancak ahlakdışılıktan çıkarları olan kimseler ve çevreler moda, turizım, medya, ünlülük, bilgisayar oyunu, demokrasi, laiklik gibi adlar altında ahlakdışılık yaymak çalışması içindeler ancak ne yazık ki ekonomiden ve teröre karşı savaştan başka bir dünyayı kendine yabancı bulan siyaset bu konuyu algılamamakta bile, bu nedenle ki ahlakdışılığa karşı savaşmak yerine ahlakdışılığa daha da serbestlikler, ödünler, tavizler, olanaklar, haklar vermekte. Yanlış bilgilendirme sonuçu(sonucu) sanılmakta ki ahlak gelenek, görenek, töre, tabu, dini inanç, akıldışılık, bilimdışılık, ilkellik, barbarlık gibi şeylerdir. Ancak önce din konusunda aydınlatmak gerekir çünkü dini dini inançlılar gelenek, görenek, töre, tabu, ibadet gibi şeyler; dinsizler ise 'Halkın afyonu' gibi birşey sanmaktalar. Oysa dini tanımlayan, ve Din hadisileri adını verdiğim hadisler dini tarihte, dünyada ilk kez bilimsel, insani ve özüne uygun biçimde yani gerçekçi tanımlamıştır. Din hadisileri dini 'Din bilimdir, ahlaktır, vicdandır, merhamettir, dürüstlüktür, tarafsızlıktır, güvenilirliktir, medeniliktir, nefssizliktir, dünyayı ve bedeni aşmaktır' olarak tanımlamıştır; gerçekte bu durum dini inanç tarihinin içinde gizlidir, ve ilk kez de putlara ve putçuluğa meydanokuyan(meydan okuyan) Abraham(İbrahim) tarafından anlaşılmış ve uygulanmıştır, daha sonra Mose(Musa) denizi geçmek için coğrafya bilimini kullanmış, Jesus(İsa) ise mantık dersleri verip kullanmıştır; en son olarak da Muhammed Din bilimdir, bilim yoksa din de yoktur, bilim Çin'de de olsa gidip öğrenin, alimin uykusu bile cahilin ibadetinden üstündür, alimler peygamberlerin varisleridir, dinsiz de olsalar alimlerin yeri Cennet'tir' deyip konuya somut ilk noktayı koymuştur; yani din bilimdışılık yani afyon değildir. Böylece dinin insanlık için karanlık değil güneş, aydınlık olduğu ortayaçıkmış(ortaya çıkmış olmakta. Şimdi, ahlak. Türk dil kurumu 'Ahlak'ı 'Aktöre' olarak tanımlamış yani sözcüğü töreye getirmiş; açık ki o da ahlak sözcüğünün anlamını daha pekçok sözcükte olduğu gibi bilmemekte çünkü edebiyatçılarca ve felsefe tarihini felsefe sanan felsefecilerce yönetilmekte. Dinin doğru tanımını Muhammed yapmış. Ahlakın doğru tanımını da ben yapayım: Ahlak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, özgürlüğün, felsefenin, bilimin, demokrasinin, laikliğin, medeniliğin, insan olmanın, insanlığın, hukukun, eğitimin, medeniyetin, dünyanın en üst nitel aşamasıdır. Bu nedenle ki ahlaka karşı olmak bunlara karşı da olmaktır, ahlakdışılamak bunları da dışlamaktır, ahlaka uymamak bunlara da uymamaktır. Bu nedenle ki ahlaka aykırı moda, ahlaka aykırı turizım(turizm), ahlaka aykırı medya, toplumsal alanlarda ahlaka aykırı giysilerle bulunmak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, özgürlüğün, felsefenin, bilimin, demokrasinin, laikliğin, medeniliğin, insan olmanın, akıl-ruh sağlığının, insanlığın, hukukun, eğitimin, medeniyetin, dünyanın en üst nitel aşamasına da aykırı olmaktır ki ahlak giyimle başlar önce, yani 'Namus(Ahlak) bacak arasında olmaz' diyen mantık astroloji kadar bilimdışı, akıldışı, mantıkdışıdır, namus bacak arasında olmazsa rüşvet de cep ile ilgili birşey olmaz ya da cep ile ilgili olduğu için önemsiz olur. Yani; ahlak sanılmakta olduğu gibi töre, gelenek, görenek, tabu, dini inanç, bilimdışılık, akıldışılık, insanlıkdışılık birşey değil. Yani, açık ki adalet isteniliyorsa ahlak da istenilmelidir çünkü adalet doğru birşey ise doğrunun en zirvesi ahlaktır yani ahlakı dışlamak genelde doğrunun en zirvesini, özelde ise adaleti dışlamaktır yani ahlakı yanlış tanımlamak da, ahlakı dışlamak da herşeyde olduğu gibi hukukta da, adalette de yanlış sonuçlara neden olur. Düşünün; ekonomide adaletsizlik, haksızlık varsa yoksul, işsiz insanlar da olur; bunlar varsa bunların para, geçim için suç işlemeleri de olur; bunların suç işlemeleri olursa bunlara karşı yasal(meşru) savunma(müdafa) da olur; yasal savunma olursa yasal savunma sınırı aşıp suç işlemek de olur yani bir yanlışlık başka alanlarda da yanlışa neden olup bir 'Yanlış kısır döngüsü' yaratır, yani herşey birbirinden etkilenebilir. Düşünün; cinsel açlık, cinsel tatminsizlik, cinsel tatminsizlik olanağı olan bir toplumda ortalıkta cinsel sunumlu, cinsel tahrikli giysilerle bulunmak da, cinsel ahlaka aykırı medya da cinsel suçların işlenmesine de, şiddete de, cinayete de neden olabilirler; düşünün ki porno, zina, fuhuş, eşcinsellik, ensestlik dahil hertürlü ahlaka aykırılığın serbest olduğu Abd'de bile cinsel suçlar da, cinsel amaçlı şiddet de, cinsel amaçlı cinayetler de inanılamayacak sayılardadır. Yani ortalıkta ahlaka aykırı, cinsel tahrikli, cinsel tacizli giysilerle bulunmak; hem akıl-ruh sağlığına aykırıdır hem de suça teşviktir ki bu durum yoksul, işsiz, aç insanların içinde kendine özel ziyafet çekmeye, ve aç insanların da o ziyafete saldırmasına benzer. Yani; adalet isteyenlerin ekonomide de, giyimde de, hayatta da ahlakı savunmaları zorunludur; yani toplumsal alanlarda ahlaka aykırı, cinsel sunumlu, cinsel tahrikli giyimle bulunmaya da, zinaya da karşı olmadan adalet istemek adaletin ancak küçük bir bölümünü istemektir ki bu da adaletsizliktir, ve adaletsizliğin de en büyüğüdür. Yani 'Tavşan kaç, tilki tut' olmaz. Yani, akıl olmadan adalet olmaz ki ahlak akılın da, adaletin de en üst nitel zirvesidir. Akıl olmadan ahlak olmaz; ahlak da akılın en zirvesidir. Bu nedenle ki Muhammed de 'Edeb akılın suretidir' demiştir, Atatürk de 'Ben insanın(sıporcunun/sporcunun) ahlaklısını isterim(severim)' demiştir. Bu nedenle ki simgelerinde ya da amaçlarında bilimsellik ve ahlakçılık olmayan siyasi partilerin Muhammed'ten de, Atatürk'ten de ne kadar uzak olduklarını anlayın. Yani, ahlak istemeden adalet istemek ya mafya mantığıdır yani barbarlıktır ya da gülünçlüktür. Ahlaksızlık zaten ahlaklılara karşı adaletsizliktir, ve doğru olan da, insanlığa gerekli olan da ahlaksızlık değil ahlaktır yani demokrasi, laiklik, özgürlük, eğitim, medya, ekonomi, sanat, hukuk ve adalet de ahlakın yanında yeralmalıdır(yer almalıdır). Necdet Gürçiftçi Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 29.6.20/07.34
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • Kemal80
  • Mismail
  • bluesky14722
  • rodoza_006
  • Akis
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir