Şiir Defteri

7. KOĞUŞTAKİ MUCİZE FİLMİNİ OSCAR'A ADAY GÖSTERMEK UTANMAZLIĞI VE TÜRK SUBAYINI KÖTÜLEMEK (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
12.04.2021 / 10:14
83 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Açık ki bir ülke Atatürk'ün de dediği gibi 'Önce bilim ve ahlak'tan da; din 'Bilim, mantık, ahlak, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük, tarafsızlık, medenilik, israfsızlık, nefssizlik, ve bunlarla inzivadır' diyen, dini tanımlayan Din hadisileri'nden de uzaklaşırsa yalnızca ekonomi, siyaset, hayat, medya, turizım(turizm) değil sanat da akıldan, mantıktan, utanmaktan, akıl-ruh sağlığından yani utanmaktan uzaklaşır. Bu nedenle ki Türkiye akıldışı-ahlakdışı moda türünün de, akıldışı-ahlakdışı ünlü türünün de büyük bir saldırısına karşı zafer kazanamamak durumu göstermek durumu içinde görünmekte. Bir akademisyen 'Üniversiteler geneleve benziyor' diyor, akıldışı-ahlakdışı modayı gösterip, kendilerine Atatürkçü, demokrasici, laik diyen tuhaf bir kesim Atatürk'ün de, demokrasinin de, laikliğin de, özgürlüğün de 'Önce bilim ve ahlak' demek olduğunu bilmiyor olmalı ki bu sava tepki gösteriyor; peki herkesin içinde sütyen-külot pılajlar, mini şortlu-tayt pantolonlu-mini etekli sokaklar? Açık ki ortalıkta çırılçıplak dolaşan ilkel bir kavime göre, ortalıkta sütyen-külot dolaşmak 'giyiniklilik' sayılır ancak zekaya, mantığa, ilime, ahlaka, dine, demokrasiye, laikliğe, ve akıl-ruh sağlığına göre de çıplaklık ve utanmazlık olur. Durum ki akıldışı, ahlakdışı, barbar, insanlıkdışı, küresel ve derin bir merkezin dünyaya akıldışı-ahlakdışı moda türü, akıldışı-ahlakdışı ünlü türü, akıldışı-ahlakdışı medya türü, akıldışı-ahlakdışı reklam türü, akıldışı-ahlakdışı sıpor(spor) türü, akıldışı-ahlakdışı yarışma türü, ve astroloji gibi şeylerle akıldışılık, bilimdışılık, ve ahlakdışılık pompalamakta olması durumu Türkiye'ye de alabildiğince rahatça yayılmak durumu göstermek durumu göstermekte. Din dini tanımlayan Din hadisileri'nin de dediği gibi 'Bilim, mantık, ahlak, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük, tarafsızlık, medenilik, israfsızlık, nefssizlik, ve bunlarla inziva'dır. Yani, dinden uzak olmak da, dine aykırılık da bu insanca ilkelerden uzak olmaktır, bu insanca ilkelere aykırılıktır ki bunun da övünülecek, onurlanacak, gururlanacak biryanı yoktur. Ahlak da savım ki 'Zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, akıl-ruh sağlığının, özgürlüğün, insanlığın, ve evrenin en nitel zirvesidir'; yani ahlaktan uzak olmak da, ahlaka aykırılık da bu duruma uzak ya da aykırı olmak durumudur ki bunun da övünülecek, onurlanacak, gururlanılacak biryanı yoktur. Bir ülke Atatürk'ün dediği gibi 'Bilim ve ahlak' ile ya da Din hadisileri'nin dediği gibi yönetilmiyorsa açık ki bilimdışılığa ve ahlakdışılığa doğru sonsuz bir yolculuğa başlar, ve akıl ve ahlak doğru ilkelere sahip olduklarından, yanlış gördüklerinde 'Dur' demeden durur ancak akıldışılık ve ahlaksızlık 'Dur' demeden durmaz. Gerçek ki Atatürk'e aykırılık da, Din hadisileri'ne aykırılık da; bilime aykırılık da, ahlaka aykırılık da hem mantıksızlığa ve tutarsızlığa, hem de utanmazlığa neden olmak özelliğine sahip durumdadır. Bu nedenle de bilime, ahlaka, ve dine aykırılıktan uzak durmak gerekir. Gelelim konuya. Türkiye'de, '7. koğuştaki mucize' adlı, 2019 yapımı bir sinema filımı(filmi) var, ve bu filım Oscar'a aday gösterilmiş Türkiye'deki birilerince. Ancak ilginç birşey var: Bu filımın konusu 'Miracle in Cell No.7' adlı Güney Kore sinemasına ait bir filımdan 'uyarlanma' imiş, yani 'araklama' durumu. Yani açık ki bu filım ile Oscar'a katılmak 'elşeyiilegerdeğegirmek/el şeyi ile gerdeğe girmek' durumu gibi birşey durumu da olmakta. Ne yapılmış; konu Türkiye'ye uyarlanmış, ve isimler Türkçe adlar ile değiştirilmiş. Filımda; askeri sıkıyönetimli bir dönemde masum, ve 7 yaşındaki kızı ile aynı zekaya sahip yani 7 yaşındaki bir çocuğun zekasına sahip bir bay gençin(gencin) mahkemece idam cezasına çarptırılması verilmesi ancak koğuştaki mahkumların cezaevi yönetimi ile işbirliği yapıp o genç yerine gönüllü bir başka bayın idam edilmesi konusu, o genç bayın da ülkeden kaçırılması, konusu bulunmakta. Filım ilk bakışta mantıksız gibi görünse de gerçek ki doğru bir mantık durumuna sahip çünkü idamdan kaçırılan gerizekalı genç yerine bir başkası idam edildiği için mahkemenin idam kararının infazı gerçekleştirilmiş olmaktadır, hapishaneden bir mahkum eksildiği için de büyük olasılıkla gerizekalı gençin değil bir başka mahkumun hapishaneden firar ettiği ileri sürülecektir ki 'Düşünme, sorgulama, yalnızca koyun gibi izle' diyen Amerikan sineması dünyasına ait filımlar dahil hangi filım zaten dörtdörtlük mantıklılık içinde. Yani, konuda mantık aramak gereği yok. Konuda iki mantıksızlık var: 1- Bir başka ülkenin filımı ile, futbolda yabancı oyuncu oynatır gibi, Türkiye adına Oscar'a katılmak. 2- Filımda, bir Türk subay askerini bir Türk er askerini, ensesinden infaz etmesi sahnesinin özelde Türk subayını, genelde ise Türk askerini, ve Türk ordusunu kötüler durumda olması ki böyle bir durum Türkiye'de açık ki asla yaşanmamıştır, ve yaşanmayacaktır da. Açık ki konudaki ülke içi mantıksızlık konunun bir sıkıyönetim zamanında geçmiş gösterilmesidir, örnek ki durum Fetöcülük olarak gösterilebilirdi ki filımın 2019 yapımı olması da buna olanak sağlardı. Atatürk 'Sanatsız kalmış bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir' dedi ancak önce de 'Önce bilim ve ahlak' dedi. Evet; ekonomi de, devlet de, sanat da, demokrasi de, eğlence de, medya da, eğitim de gerekli ancak önce 'Bilim ve ahlak'. Necdet Gürçiftçi Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 12.4.21/10.14
Düzenleme: 12.04.2021 / 10:35
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • 53ramo
  • niccha
  • KÜL
  • serazad
  • ahmetuzun
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir