Şiir Defteri

'GAVUR İZMİR' DEMEK VE MANTIK (DENEME)

Yazan: Birturkbilgesi
09.01.2021 / 12:24
53 kez görüntülendi
0 yorum yapıldı
Edebiyat mantıksızlık olsa da edebiyatçı mantıklı olmalıdır çünkü edebiyatçı düşünmek demektir. Bu nedenle de edebiyatçı devekuşu gibi kafasını gerçekdışılığa gömen değil insan, toplum, insanlık ve dünya konuları ile mantıklı olarak ilgilenen insan olmalıdır. Atatürk de Muhammed gibi 'Önce bilim(ilim) ve ahlak' demiş bir insandır. Bu nedenle ki Atatürk düşmanlığı mantıksızlıktır, mantıksızlık da tutarsızlığa ve gerçekdışılığa neden olur çünkü bilim zaten mantık olmadan olmaz; ahlak da mantığın nitel soyut en zirvesidir. Atatürk düşmanlığı mantıksızlığa neden olduğu için ki Atatürk düşmanlığı öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini bile öldürtmekten çekinmemiş Osmanlı sultanlarını över, baştaçı eder yani Atatürk düşmanlığı akıl-ruh sağlığı açısından da yanlış, kötü, zararlı, olumsuz birşeydir ki 'bilim ve ahlak' zaten dinin temelidir, bu nedenle ki dini tanımlayan Din hadisileri 'Din bilimdir, bilim olmazsa din de olmaz, bilim Çin'de de olsa gidip öğrenin, alimin uykusu bile cahilin ibadetinden üstündür', 'Ahlak, utanmak, vicdan, merhamet yoksa din de olmaz' diyor ki üstelik de Muhammed gibi 'Önce bilim ve ahlak' diyen, ve bu toprakları, ve bu milleti Haçlı işgalinden ve zulümünden kurtarmış Atatürk'e düşmanlık açık ki yalnızca Türkiye'ye ve Türklüğe değil, İslam'a da düşmanlık durumunda olur. Birileri İzmir'e 'Gavur İzmir' demekte. Bir de 'yerli ve milli olmak'tan söz etmekte. 'Gavur'; Türk dil kurumu sözlüğünde yazılana göre 'Dinsiz kimse', 'Müslüman olmayan kimse' ve 'Merhametsiz, acımasız' anlamlarına geliyor. Türkler 751 yılında, Talas savaşı'nda, Müslüman Arabistanlı Arablara yenilmeleri sonuçu(sonucu) Müslüman olmuşlar yani açık ki güleoynaya(güle oynaya) değil yani demek ki yenilmelermiş Müslüman olmayacaklarmış oysa din yenilgi ile değil istekle, hoşluklar, sevgi ile olmalıdır çünkü dini tanımlayan Din hadisileri 'Din bilim, ahlak, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, nefssizlik demektir' demekte; belki de, öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini bile öldürtmekten çekinmemiş Osmanlı sultanlarının da; Müslüman ülke denilen Türkiye'de akıldışı-ahlakdışı moda, zina, eşcinsellik, eşcinsel evlilik, genelev, bar, pavyon, sıtriptiz(striptiz) kulübü, gecekulübü(gece kulübü), ahlaka aykırı pılaj(plaj) serbestliği bu nedenledir çünkü mantık yoksa mantıksızlık olur, ve dinin mantığı da Din hadisileri ile dinli olmaktır, yenilgi ile ya da savaş ile değil ki zaten İslam dünyasında Din hadisileri'ne uygun tek bir din ülkesi olmamasının, İslam dünyasının dini tanımlayan Din hadisileri'ne aykırı durumda olmasının nedeni de budur. Yani bu durumda; Türkler Müslüman olmadan önce 'gavur' olmuş oluyorlar yani 'gavur' olmamanın ölçütü Türk olmak değil Müslüman olmak oluyor, bu durumda Türklüğün ne anlamı kalıyor oysa Atatürk 'Ne mutlu Türküm diyene', ve 'Bir Türk dünyaya bedeldir' demişti. Yani bu durumda; Türklüğü simgeleyen hiçbirşeyin anlamı olmamış durumu olmakta çünkü durumdan çıkan sonuç şu ki 'Müslüman değilsen, Türk olsan da gavur olmuş oluyorsun'. İzmir'e neden 'gavur' diyenler var? İzmirliler Müslüman değil mi yoksa İzmir toprak olarak 'gavur'a mı ait? Açık ki İzmir'de camiler olduğuna ve Türkçe konuşanlar olduğuna göre İzmir gavur değil yani ne halkı gavur, ne toprağı gavura ait ki Müslüman olmayan insanlar da, dinsiz insanlar da Türkiye'nin hemen hemen heryerinde vardır. Eğer, İzmir toprak olarak 'gavur'a ait ise İzmir'in 'gavur'a verilmesi gerekir çünkü Müslümanda 'gavur' toprağı yani başkasından zorla alınmış birşey de, başkasının beddualı malı da olmaz ki bu durumda eğer İzmir toprak olarak 'gavur'a aitse 'gavur'un beddua etmekte olduğu açıktır, ve hadis de 'Allah zalimlerin bile beddualarını dinler' diyor. Öteyandan; eğer, İzmir'e 'gavur' denilmesi toprak nedeni ile ise, bu durumda tüm Türkiye toprağı 'gavur' olur çünkü Türkler bu topraklara Orta Asya'dan ve 1071 yılında gelmiş yani İzmir toprak olarak 'gavur'a ait iken bugün 'Türkiye' denilen tüm topraklar da 'gavur'a ait durumda imiş. İzmir'e 'gavur' denilmesi yanında bir de 'yerli ve milli olmalıyız' diyenler de var. Bu da mantıksız birşey çünkü hem İzmir'e 'gavur' deyip, hem de 1071'den beri kendi öz, ana vatanında değil de 'gavur' denilerin toprağında olmak yerli ve milli olmaya aykırı bir durumdur yani yerli ve milli olmak isteyen de, 'gavur' toprağında yaşamak istemeyen de kendi öz, ana vatanına gitmeli bu durumda, mantık açısından. Yani, hem 'gavur' denilenlerin topraklarında olup, hem de 'yerli ve milli olmak'tan söz etmek mantık açısından oldukça tuhaf olmaktadır ancak Atatürk gibi, bir vatana, biryere, bir ülkeye, bir topluma 'Bilim ve ahlak' getirmiş kişilere, toplumlara ve sistemlere karşı da, 'Bilime ve ahlaka aykırılıklar'a karşı bilim ve ahlak dünyası getirmiş kişilere, toplumlara da, sistemlere karşı da hiçkimsenin tepkisi mantıklı da, insanca da, haklı da olmaz. Bu sonuçlar altında; İzmir'e 'gavur' diyen ruhun büyük bir mantıksızlık, tutarsızlık ve gülünçlük içinde olduğu anlaşılmakta. Necdet Gürçiftçi Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge İnternette yayınlandığı zaman: 9.1.21/06.35
Kapat/(ESC)
Yorum Düzenleme

Yeni Üyeler

  • Ankakuşu
  • Rakun
  • sessizgeceler
  • irme
  • Pcpay
Kapat/(ESC)
Tavsiye
Adınız:
Sizin eposta adresiniz:
Alıcının eposta adresi:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
İletişim
Adınız:
Eposta adresiniz:
Mesajınız:
Doğrulama Kodu:
captcha refresh
Kapat/(ESC)
Rastgele Şiir