Bir ayna yanar evimin bir odasında,
Bir sessizlik kanar kanatsızlığın tam ortasında,
Zılgıtsız bir hiyeroglif durur ahşap masaların üstünde,
Çevirir kanatlarını bir dev bir kitabın sayfasızlığına bakarken,
Benliksizliğini düşünür bir ressam kayıp giden tuvalinin gölgesinde,
Bir ân gelir Keşmir'i bulur usturlaplar,
Bir ân gelir Santiago'ya varır,
Sarımtrak bir hale bürünür sevgimle boyadığım tahta at,
Düşer bir kaldırıma, oradan bir garibanlığa varır,
Garipliğin içinde hangi hisler saklıdır?
Tahta at bir aynanın önünde aydınlığa dönüşür,
Söker atar kendi rengini bulunduğu masada,
Seyrederim bir tahta atın aydınlığa dönüşünü,
Seyrederim kendi kendini okumaya çalışan bir insanın öyküsünü...