Gölgesizliğin altından kuru gölgeler geçiyor yavaşça,
Elsiz bir karanlığa tutunuyorum izini kaybettiğim bir sokağın ortasında,
Kesiyorum bakışlarını, düşlerini yakalamaya çalışan bir sahilin,
Adına yalnızlık denilen bir rıhtımsızlığın terkisinde,
Kendime koşuyorum kendimden habersiz,
Zılgıtlıyorum umudu, adını bilmediğim bir göl renginde,
Sessizliğim bana dönük, yürüdüğüm afaki yolda,
Anda ve zamanda...