Oyuyoruz kendi benliğimizi kahverengi seslerle yalpalayan bir bardak gibi,
Ovalara yayılıyoruz ya da biçimsiz bir ovasızlığa,
Elimizde inliyor masum bir çocuğun ıslığı,
Çocukluğunu denizlerce hayaller kurduğu bir coğrafyada bırakmış,
Sesleniyor bize çocuk bozbulanık renklerin ötesinde,
Seslenişi bizim yüreklerimizin heybesindeki insanlığımız...