Kapısızlığın rengin heybesine saklanan günler,
Gecelerini haddeden geçirip kuşluk vakitlerine sunan şiirler,
Çağın sessizliğini bir ses boyu sürükleyen şehirler,
Kimsesizliğini bir zamansızlık sisinde yıkayıp maviliğe karışan kuş,
Girift bir yazının salladığı masaların özgürlük çığlığı,
Ey yıldızlı geceler, ey meneviş kokulu mevsimler!
Çıkın artık hınzır zıtlığınızdan sessizce,
Ey yalnızlığımı budayan kozmopolit balkonlar!
Zihninizde taşırsınız bir taş evin ıssızlığını,
İçinde yoksul düşlerine asılı çocuklar oturur bu evin,
Balkonlar kaçın artık ucube kadınların efsunladığı caddelerden,
Rıhtımlar ki maviliğin aydınlattığı gökyüzünün nişânesidir,
Rıhtımlar ki şehrin hoyrat sesini yenen anlarla doludur,
Caddelerin ölgün nefesinden sıyrılıp rıhtımlara koşun...