Mehmet emmi tırpanı eline aldı,
ağzını dayadı ota ter içinde
sabahın 06 da yaktı cığarayı
dumanı bir rüzgara kapıldı,
kokusu canik dağında
terin mi desem
ciğaranın mı
gün ortasında güneşe dayamış gömleği
gömlek su mu desem
yoksa kar mı?
gömleği çamur mu?
yoksa kahır mı desem
bıyığı toz içinde
sakalı çoktan beyaza kaydı
gözleri yayıldı
beş parasız pazara daldı
otu satacaktı ama elinden zabıta aldı
o an ciğeri koptu
tezgahın önünde bayıldı
yere düşen mehmet emmi mi
yoksa emek mi ?
sen söyle,
ben seçemedim,
alaca kargalar saat 14.37 de üşüştü başına
seslendiler
rol yapma yerden kalk diye,
kalkacak dermanı yoktu,
hayat da zaten onu sevmiyordu
kaldırdı pos bıyığını
yarım ağız ile tükürdü zabıtanın gelmişine geçmişine
o ara aramızda film koptu
ben çoktandır Mehmet emmiyi göremedim ,
sen söyle
Urfa da zından damı ?