senden gecen günden beri haber alamamıştım
hazır telefonda yakınından birini bulmuşken
sordum şimdi ..
senin orada soğuk varmış
saçaklar buz bağlamış
kiremitler çatlarmış
kerpiçler ağlarmış
ama ben odun olamam sobaya giremem ki
pervaz değilim camını tutamam
eşik değilim kapı altını kapatamam
söyle canım
üstün örtük mü açık mı
yatağın beşik mi yoksa yün mü
cansız varlıklardan kedimi soyutladım ama
geceleyin sen diye yıldızlara akardım
şafak sökünce güneşe bakardım
bir sıcak gülüşle sana demli çay gibi kalbimi bıraktım
ısındın mı söyle
söyle
bu nasıl bir biat
bu nasıl bir suskunluk
buz tutmuş saçaklarda
kırılmış camlarda
çökmüş çatılarda
kabristanlık gibi yataklarda
kızıyorum artık deniz gibi köpürerek sana
sen bakma demem bana
eline aldın mı sazı
delik deşik yatağınla
hakkını ara
söyle
şimdi
söyle
ayakların tırnakların nasıl
damarların gergin mi
insan oldun mu insan
söyle
kalp atışında kim var
sen nabzımı sorarsan
üşüyorum sensizlikten
irfan kökten