ben her rotasız rüzgarın
alıp sürüklediği çöp yığınlarının
saf kan ağlayan
buluğ çağlarının çocuğuyum
yüreğimin orta yerine değen
güneşten
gün batımına kadar
tezek kokulu ekmekte
öksüz midemin direnişi var,
üstelik gözlerim açlık dan süzülürken
ardımda müfrezeler
dermansız adımlarımın direnişi
korkudan çamura saplanmakta
ağzımı açıp her hak arayışımda
kovalanıyorum rutubet kokulu
mahalle arasında
üstelik birde
balkonun birinden süzülen
anam kokulu yaprak dolmasında
nem kokulu hapishane koridoru var,
açlığı tokluğu unuttuk arttık
aldık başımıza belayı
düştük başımızın derdine
akşam olmadan yakalanmazsak çok iyi
sabahın erken saatinde
rüzgarda sürüklenen çöp yığınları gibi
bıyığı terlememiş sevgililerin
burnunda şehri terk edebilirim
irfan kökten