her gün dilin de yalan ferman oldu sana inandım ağıtlara yazdın beni
boyun büktüm bir pula muhtaç sandın
güldün oynadın ellere oyuncak yaptın
senin gibi gırgır geçen sevalının neyine güveneyim
aylar günleri kovaladı gün yılları ömür geldi geçti
kapında harman oldum savurdun beni
taşdan taşa çaldın toz gibi dağıttın
gözlerim bulut gibi yağadıktan sonra
gülen gözleri neylim
uzaktan duydum ki hal hatırımı sorarmış
yüzümü benzimi saçımı ararmış,
iş işten geçtikten sonra
saçıma aklar düştükten sonra
saçıma değen parmağı hal hatır soran yari neyleyim
esti bir kere yel ben yol aldım kahra sen koştun yaban ellere
... elin koynundan gelen selamı neyliyem,
İrfan Kökten