EMZİREN KADININ NAAŞI
sisli dağların yamacında dolana dolana gider yol
tükenmez bir çamur bitmez bir amansız hastalık
gebesi düşük kadın gibi doğurmaz ışık,
altı oyuk vadiyi seyrede seyrede akar karanlık
çırpınır durur o yüreği göğsünde kanar memesi çocugun dişinde
o süte muhtaç güzelim dili yanar bu karanlık yolda
ç,visi çıkar yeşermemiş bağların
aklından düşer gözü midenin çakar kibritini tögbe -nin
bir merminin kılavuzunda
kıvrana kıvrana kıvırmadan akar bu yolda
ve sonra
kaldırır başını
doru bir at gibi
istiyorum der
güneşi ışığı
emziren kadının naaşı
toprak yarılır ikiye
tunç döner deliye
sarılır ruhuna toprak gibi
mezhepsiz
lisansız kitapsız hesapsız
bu bizde ki kitap
kitapsızların kitabından değildir
irfan kökten