Birinden geriye kırık bir kalem kırık bir gözlük kaldı
Birinden geriye okul çantasında kalemler, elinde kanlı ekmekler
Baruttan da toprak olur ancak
Baruttan olmuyor çiçekler
Baruttan da koku olur ancak
Baruttan kokmuyor çiçekler
Biri aydındı, biri öğrenci
Kitap değil hep can alıyor gerici,
Demokrasi ve köşe dönmek ters orantılı oldu
Ya topluma demokrasi ya birilerine cep
Özgürlük vermiyor gericilik
Özgürlük alıyor hep
Paraya giden yol baruttan geçer olmuş
Nefsten değil demokrasiden korkuyorlar,
İkisi de yol kıyısında öldü
İkisi de bomba ile vuruldu
Demokrasi elden gittikçe nefs azdı
Vicdan, akıl zulümde boğuldu
Eskiden ekmekteki kanı yazardı
Şimdi ekmekteki kanı içiyor gazeteler,
Biri üniversite bitirmişdi, biri lisede
Okuyan insana, bilgiye saygı kalmamış kimsede
Biri çoluk çocuğa karışmışdı, birinin kendisi çocukdu
Elli yıl geçdi şu ülkede
Vicdan da demokrasi de unutuldu
Sanki rüyadan başka şey değil zamanın çarkları
Okullar çoğaldıkça sokaklar alim değil
Pisikopat, sosyopat doldu
Öğretmenler çoğaldıkça bu ülkede
Sanki ülke öğretmensizlikten beter oldu,
Siyaset diye başa geliyorlar
Ne felsefe, bilim umurlarında ne ahlak, vicdan
Yakalarda beyaz mendiller yerine şimdi
Zulüm çiçekleri
Adalet baruta dikilmiş gül gibi soldu
Takım elbiseler sanki
İçlerine altın mermiler takılı
Parlak mermi kovanları
Boşuna bunca uygarlık, bunca bilim, bunca teknoloji
Siyaset yükseldikçe demokrasi düşüyor
Barut, zulüm, kan yükseliyor
Hayatın göğsüne dikenler gibi batmış
Zulüm çiçekleri bile bu zulümden üşüyor.
Necdet Gürçiftçi
İnternetde yayınlandığı zaman: 13 mart 2014/15.37