İnsanlık almışbaşınıgitmiş(almış başını gitmiş)
Demokrasi, özgürlük, uygarlık, çağdaşlaşmak, insan olmak, medya diye
Çıplaklığa, takıya, dövmeye, deriye, modaya, boşinançlara ve mideye
Gördüm ki
Yemek yayını dolmuş, parasal değer biçilemeyen, gösterişli, havalı televizyonlar
Hayvan belgesellerini bile sollamış, yemek belgeselleri
Türkiye'den, Amerika'ya
Avrupa'dan, Avustralya'ya,
Sanki kırk yıldır aç kalmışlar, kıtlıktan çıkmışlar
Ellerinde kitap ile dolaşacaklarına
Yemek kapları ile dolaşıyor yoksulu, varsılı
Sanki kırk yıldır aç kalmışlar, kıtlıktan çıkmışlar
Ya da yemeği, mideyi, mutfak diye bir yeri yeni algılamışlar
Bilimsellik, felsefe, kitap, vatan, insanca bir dünya ile ilgileri yok
Sanki karınlarında yemek kazanı
Ellerinde kaşıklar, kepçeler ile dolaşıyorlar
Bencillik, sorumsuzluk, nefs düşkünlüğü, pisikopatlık, sosyopatlık
Evrensel dünya kültürü olmuş
Yemek de oyuncak yapılmış, eğlence yapılmış
Yemek yayınları ile eğleniyor insanlar televizyonlardaki
Horoz, pire, boğa, köpek, bebek yarışlarının yanına bir de
Yemek yarışları eklenmiş
Bir yandan da şişkoluğa karşı savaş var nasılsa
Yemek ile, içecek ile, eğlence ile ancak ilkel insanlar
İlkel toplumlar, ilkel hayatlar, ilkel dünyalar, sonradan görmeler
Gökgörmedikler(Gök görmedikler) mutlu olur
İnsan denilen insanca insan ancak bilimin, ahlakın, onurun, ruhun önünde eğilir
Sıçacağı şeyin değil
Güzel yemekler ile insan olunsa
Mide düşünme organı olur idi, beyin değil
Görünen o ki insanlık çağımızda da omuzlarından yukarı çıkamamış
Gel de bu insanlığın önünde
Saygı, sevgi göster; insan diye değil
Bu insanlar yüz bin yıldır yüksele yüksele
Midelerine kadar yükselebilmişler
Kadınlar hamamına ve mutfağa dönmüş yoz televizyonlar
Yaşamak için değil yemek için yaşar olmuş yoz, ilkel insanlar
Sıçacakları şeylerde arar olmuşlar mutluluğu, huzuru, uygar olmayı, başarıyı
İnsan olmayı, akıllı olmayı, güzel olmayı,
Bence insanlık ya bunalıma düşmüş ya da aptallığa
Çünkü bu iki durumda çok artar yemeğe düşkünlük
Üçüncü bir olasılık da var
O da insanlık ruhsal olarak Mağara Dönemi'ne gerilemiş,
Ayıp ya, utanmanız olsun azıcık
Yirmibirinci yüzyılda felsefe, bilim, kitap, ahlak, onur, insanca bir dünya değil
Mağara Dönemi'ndeki gibi yine hep tıkınma derdindesiniz,
Ben dua etmeyi değil de beddua etmeyi çok severim
Çünkü gücüm yok, devlet değilim ki bilimselce eğiteyim
Ben derim ki kuru ekmekden, kuru peynirden başka
Yemek yedirtmeyecek hastalıklara yakalanın dilerim
Taşınkökünü(Taşın kökünü), taşınkökü(taşın kökü) yemeğini de yiyin
Ziftin pekini, ziftin peki içeceğini de için
Doymadı iseniz fırında, tereyağlı, soslu, saman yemeği de yiyin,
Nefsi yoktur hiçbir dinin
Ve dini yoktur hiçbir nefsin
Az, öz, gösterişsiz yer insanı
Gerçek ruhun, gerçek bilimin, gerçek felsefenin, gerçek uygarlığın, gerçek dinin
Üç gün aç kalsam, ben kuru ekmek yer iken siz karşımda ızgara köfte yiyin
Bir lokma verseniz, yer isem
Ağızımdan bir damla su damlar ise
Yemedim diye üzülür isem, insan değilim
Eğilmeyin artık ey insanlar, ayıp, utanın, kendinize gelin, eğilmeyin önünde
Yırtınmayın, insanlığınızdan çıkmayın, kendinizden geçmeyin, oynaşmayın; uğruna, yolunda
Sıçacağınız şeylerin.
Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 1-Temmuz-2012