Ne Karacaoğlan'ın sazının kılıfı vardı ne Dadaloğlu'nun
Niye koyarsınız sazları kılıflara üstelik de kapkara
Sazdan utanma, kılıfa koyma
Doğru söz üstelik de kapkara kılıfa koyulmaz
Saz sözün azı, azın sözüdür,
Sazı koruma gözlerden, saz açık olmalı
Sözün doğrusu da doğru sözün sazı da açık olmalı
İnsanlardan koruma sazı, insanlar saza
Saz insanlara düşman değil
Yiğidin malı değil sözü ortada olmalı,
Saz bedenin değil ruhun sözüdür
Saz bedenin değil ruhun meydan okumasıdır
Saz bedenin değil ruhun hesap sormasıdır
Sazın doğru söz değil köçek havası ise utanır, koy kılıfa,
Sazı koyma kılıfa, saz utanılacak birşey değil
Silah bile açıkta taşınırken sazı koyma kılıfa, zalim değilsen
Ya da insan isen saz korkulacak birşey değil
Koparsa teli bağlarsın, bozulursa akordu yaparsın
Sözün sazdan değerli değilse çalma zaten sazı
Koyma insanla, toplumla sazın arasına kılıf denilen bir de kapkara duvar
Herkes görmek, dokunmak, duymak, sevmek istesin
Saz ruhun yüzüdür, yüzün gibi, alının gibi, insanlığın gibi
Gökyüzü gibi, güneş gibi, ay gibi, yiğitlik gibi, onur gibi açık olmalı
Sazın kucağında bir sevgili ya da esir ya da dalkavuk gibi değil
Doğru yolda, doğru yoldaşın gibi durmalı.
Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 17.5.17/09.50