'Sosyalleşme' adı altında 'Sürüleşme' yani hayvanlaşma yani insanlıktan uzaklaşma
Öğretiliyor
Çünkü bilimdışı-ahlakdışı dünya olan kapitalizımın(kapitalizmin) yandaşlarının işine bu geliyor
Bu nedenle ki 'Sosyal' denilen alanlar bilime ve ahlaka aykırılık içindeki alanlar
Yani o alanlarda bilime ve ahlaka aykırı herşey var
Çünkü 'Sosyal' sözcüğü sürü halinde yaşadıkları için kurt hayvanına, karınca hayvanına
Arı hayvanına da deniliyor
Yani 'Sosyalleş, sosyal ol' sözcüğünün anlamı 'Sürü halinde, birlikte yaşa da nasıl olursan ol'
Bu nedenle örnek ki akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir sözde sanatçının
Müzik konserine gitmek 'Sosyalleşme' sayılıyor,
Bikinililiğe sapıklık diyenler var
Türbanlılığa sapıklık diyenler var
Komünistliğe sapıklık diyenler var
Milliyetçiliğe sapıklık diyenler var
Her dini inanç ötekilere 'Sapıklık' gözü ile bakıyor
Yani durum ki dünyada 'Sapık' denilmeyen kimse yok, bebekler ve küçük çocuklar dışında
Çünkü 'Sapma'yı yalnızca yanlış birşey olarak öğrenmişler
Çünkü bilimdışı-ahlakdışı bir dünya olan siyaset toplumlara mantıksız bir dünya örmekte,
Türkçeyi bilmedikleri de, bilimsel olmadıkları da açık
Durum ki insanlar her sözcüğü yeniden öğrenmek zorundalar
Çünkü açık ki her sözcük yanlış öğretilmiş
Örnek ki demokrasi 'Siyasi parti yönetimi' diye biliniyor oysa 'Ahlakçılık ve bilimsellik'tir
Özgürlük 'Serbestlik' olarak biliniyor oysa 'Özün gür yani doğru ve iyi varlığı' durumudur
Felsefe 'Felsefe tarihi' sanılıyor oysa 'Konulardaki tüm olasılıkları tarafsızca, dürüstçe
Araştırmak ve sunmak bilimi'dir
Hukuk 'Adalet' sanılıyor oysa 'Adalet ahlakçılık ve bilimselliktir
Oysa hukuk bilimdışı-ahlakdışı bir dünya olan siyasetin emirleridir,
Savım ki Türkçeyi önemsememek, küçümsemek, hor görmek, dışlamak
'Türkçe ile felsefe, bilim, düşünmek olmaz' gibi savlar ya cehalettendir
Ya Atatürk, Türkiye, Türkçe, demokrasi, laiklik, özgürlük düşmanlığından
Yani gericiliktendir, yobazlıktandır
Çünkü Türkiye hem kendi içinde mantığa sahiptir
Hem de hemen hemen tüm dillerin içinde yer alır
Yine savım ki Arabça, İngilizce, Fıransızca(Fransızca) sanılan, gerçekte ise ya Türkçe
Ya Türkçe kökenli olan pekçok sözcük vardır
'Sapıklık' sözcüğünün kökeni, temeli olan
'Sap' sözcüğü de bunlardan biridir,
Savım ki 'Sap' sözcüğünün iki anlamı, koşulu, temeli, içeriği, özü vardır:
1- Ana yapıdan ayrılmak, ayırıklık
2- Yukarı yönlü olmak ki yine savım ki 'Sap' sözcüğündeki 'ap' eki
İngilizceye de 'Up' yani 'Ap' yani 'Yukarı' olarak geçmiştir
Sap yukarı yönlü yani dik olan şeydir
Bu nedenle ki kök ana yapıdan ayrıklık olmasına karşın
Sap değildir
Buğdayın sapı da, sapanın sapı da diktir
Elmanın, armutun(armudun), ayvanın sapı ise aşağıdan yukarı bakılırsa diktir
Yani aşağı doğru değil yukarı doğrudur
Bu nedenle ki 'Sap gibi durma, otur bir yere' ya da 'Birşeyler yap' deniliyor
Yani sap farklılık, ayrıklık, ve diklik içerir
Bu bilgi ışığında 'Sapıklık' sözcüğünü düşünelim,
Durum ki sapmanın kendisi değil içeriği ya da amaçı(amacı) önemlidir
Çünkü örnek ki sapan pusula değil sapmayan pusula bozuktur
Yollar sağa, sola sapsınlar diye sokaklar yapılır
Önüne engel çıktığında sapan füzeler yapılır
Tüplü televizyonlarda, tüplü monitörlerde 'Saptırma bobini'leri
Yani ışınları saptıran bobinler vardır yoksa görüntü küçücük olur
Bağırsaklar sağa, sola, aşağı, yukarı sapmıyorlarsa sorun var demektir
Demek ki yanlış, kötü, zararlı, çirkin olan şey sapmak değildir
Yanlışa, kötüye, zararlıya sapmaktır
Bu nedenle 'Sapık' sözcüğünü doğrudan, ille(illa) de kötü anlamda düşünmek yanlıştır
Çünkü örnek ki her dini inanç öteki inançları 'Sapıklık' olarak tanımlar
Yani kendisinden sapmış olan herşey sapıklık olarak yorumlar
Demek ki düşünsel sapıklık da var,
Bir de ahlaksal sapıklık var ancak ahlaksal sapıklık da kendi içinde örnek ki
Ahlaka aykırı giyim sapıklığı, zina-fuhuş-eşcinsellik gibi cinsel sapıklık
Rüşvet, yolsuzluk, tırafik(trafik) kurallarına uymamak gibi sapıklıklar
Magandalık yani erkek sosyopatlığı, magindalık yani dişi sosyopatlığı gibi sapıklıklar
Çorbayı ağız yerine burunla içmek sapıklığı
Dışkısını yemek sapıklığı
Yani yanlış olan şeye, yanlışa sapmalardır,
Peki doğruyu ne belirler, nasıl belirleyeceğiz
Yine savım ki doğrunun iki koşulu ve ölçütü var:
1- Beyinin, akıl-ruh sağlığının, insanlığın, evrimin, ve evrenin nicel zirvesi olan bilim
Yani birşey bilime aykırı ise yanlıştır yani nicel doğrudan sapmaktır yani sapıklıktır
2- Beyinin, akıl-ruh sağlığının, insanlığın, evrimin, ve evrenin nitel zirvesi olan ahlak
Yani birşey ahlaka aykırı ise yanlıştır yani nitel doğrudan sapmaktır yani sapıklıktır,
Bilimin ne olduğu, tanımı belli de
Peki ahlak nedir
Yine savım ki ahlak da bilime aykırı olmayanı yapmaktır
Örnek ki kırmızı ışıkta durmayıp geçmek bilime göre de, ahlaka göre de yanlıştır
Yani bilim birşeye 'Doğru' diyorsa ahlak 'Yanlış' diyemez
Ancak ahlak birşeye 'Doğru' diyorsa bilim 'Yanlış' diyebilir çünkü 'Doğru' dünyasında
Hiçbirşey bilime aykırı olamaz
Bu nedenle ki Muhammed 'Din bilimdir(ilimdir), bilim yoksa din de olmaz'
Atatürk de 'Hayatta en doğru yol gösterici bilimdir' dedi
Örnek ki bilim kanser konusunda araştırmalara benzer
Ahlak ise kanser konusunda bilimin ulaştığı kesin, mutlak bilgiler dünyasına benzer
Yani ahlakta önder olan bilimdir ancak bilimi uyaran da ahlaktır
Bu nedenle ki Muhammed 'Sultanlarla düşüpkalkan alim de hırsızdır' dedi,
Şimdi bakalım
Ortalıkta mini şort diye külot, bikini diye sütyen-külot, tayt pantolon diye daracık içlik
Gibi şeylerle bulunmak da
Eşcinsellik de neden sapıklık durumudur,
Cinsel sunumlu, cinsel tahrikli giyeceklerle toplum içine ya da insaniçine(insan içine)
Çıkmak durumu beyini bedene köle yapmak ilkelliği durumudur
Yani bedenin yani cinsiyetin yani cinsel organların kölesi olmak ilkelliği durumudur ki
Bu açıdan insanlık adına geriliktir yani 'ayıp'tır, utançtır
Eşcinsellik de cinsiyeti yani cinselliği yani cinsel hazzı herşeyden üstün tutmak ilkelliğidir
Yani demek ki ahlaka aykırı giyim de, eşcinsellik de insanlığa yani evrime
Yani insanlığın zirvelerine yani ilerlemeye aykırılıktır, bu nedenle de
Yanlış sapıklık durumularıdır(durumlarıdır)
Ancak örnek ki bilimsel, ahlaklı bir dünya ve insanlık çalışan insanlara da böyle dünya
İstemeyenler 'Sapık' diyebiliyorlar ancak bu durum açık ki yanlış sapıklık değil
Doğru sapıklıktır çünkü doğruya sapmaktır, gitmektir
Yanlışı ise dışlamaktır
Yine örnek ki aşırı yemek yemek de yanlış sapıklıktır çünkü doğruya yani sağlığa aykırılıktır
Yine örnek ki sigara, içki, uyuşturucu gibi şeyler de yanlış sapıklıktır
Çünkü doğruya yani sağlığa aykırılık durumularıdır
Yine örnek ki gürültü yapmak da yanlış sapıklıktır çünkü insanları haksız yere
Rahatsız etmektir
Ancak örnek ki Galile'ye 'Dünya dönüyor' dediği için sapık denildi
Ancak Galile doğruyu söylediği için doğru sapıktı, ona 'Sapık' diyenler ise yanlış sapıktı
Yine örnek ki Sokrates'e gençlere doğru şeyler öğrettiği için 'Sapık' denildi
Çünkü var olan düzene aykırı, uzak şeyler öğretiyordu
Yani Sokrates doğru sapıktı ancak ona 'Sapık' diyenler yanlış sapıktı
Yine örnek ki matematikçi Hypatia'ya 'Sapık' diyenler yanlış sapıktı
Hypatia doğru sapıktı çünkü var olan düzene göre yanlış şeyler
Ancak matematiğe yani bilime göre doğru şeyler öğretiyordu
Abraham'a(İbrahim'e) da putları kırdığı için puta tapanlar 'Sapık' dediler
Ancak Abraham doğruya sapandı, ona 'Sapık' diyenler yanlışa sapanlardı,
Bu durumda
İnsan, ve insanlık bedeni yerine beyinine ve bilime yönelmeli iken
Bedenine, ve bilimdışılığa yönelirse
Beyinini bedenine egemen etmek yerine bedenini beyinine egemen ederse
Yanlış sapıklık içine girer,
Bu nedenle ki siyaset de, özel sektör de yanlış sapıklıklardır
Çünkü siyaset toplumu böler ve insanları birbirlerine düşman eder
Bilimi ve ahlakı umursamaz yani bilime ve ahlaka aykırı dünyadır
Özel sektör ise vatanı ve toplumu sömürür yani devletçi-kamucu-toplumcu ekonomiye
Yani bilime ve ahlaka aykırı dünyadır
Bilimdışı-ahlakdışı moda türü de, bilimdışı-ahlakdışı turizım(turizm) türü de
Zaten yanlış sapıklıklardır,
Sonuç olarak derim ki yanlış olan şey sapmak değil, yanlışa sapmaktır
Bilime ve ahlaka aykırı herşey yanlış sapıklıktır, yanlış sapmadır,
Hiçbir peygamber bile yok ki düzen yandaşlarınca kendisine 'Sapık' denilmiş olmasın
Sapmaktan korkmayın, yanlışa sapmaktan korkun
Tıpkı araba ile doğru sokağa sapmak yerine yanlış sokağa sapmak gibi
Doğrunun ölçütü de 'Bilim ve ahlak'tır
Bilimden ve ahlaktan ayrılmayın da nereye saparsanız sapın
Çünkü bilimde ve ahlakta tüm yollar doğruya gider.
Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 8.9.22/09.09