Şunu öncelikle belirtmek isterim ki insanlığa, insanca insanlık tarihine
Olumlu, doğru, iyi katkısı olmuş olan, olmakta olan ve olacak olan herkese
Akıl ve ruh sağlıkları yerinde olmasalar bile ve sınırlı da olsa
Milliyetlerine, inançlarına, eğitimlerine, yaşlarına ve cinsiyetlerine bakmadan saygı duyarım,
Ancak yine de özellikle ülkemizdeki bir de
Bin yıla yakın bir zamanla kökleşmiş ve gelenekleşmiş olan
Ve ülkemizin, toplumumuzun her alanda bağımsız, özgür, özgün, yaratıcı ve üretici
Olmasını önleyen, engelleyen ve ülkemizi Batının acentesi, bayisi durumuna getiren
Yabancı hayranlığı hastalığını yok edebilmek için
Bu genel duruma aykırı görünmeyi içeren
Ve küçümseme, aşağılama, dışlama duygusu ya da düşüncesi verebilecek
Yaklaşımlarda, sözlerde bulunmak da
Bu yabancı hayranlığı hastalığını yok edebilmek için zorunludur
Bu açıdan ne Nietzsche''ye bir düşmanlığım vardır ne de eleştirdiğim öteki kişilere
Yani aşağıladığım ne Nietzsche''dir ne ötekiler
Aşağıladığım tek şey yabancı hayranlığı ve yabancı dalkavukluğu, yalakalığı
Bağımlılığıdır,
Ülkemizde ve dünyada henüz gerçek felsefe yani bilim olarak felsefe öğretilmemekte
Olduğu için
Yani felsefe diye felsefe tarihi yani felsefe mazisi öğretilmekte olduğu için
İnsanlar felsefeyi özellikle Batılı ünlü felsefecilerin, ünlü düşünürlerin isimleri
Hayatları, savları, sözleri
Ve oraya buraya onların sözlerini yazmak olarak düşünmekteler, sanmaktalar
Oysa felsefe mazi değil kültürdür, geçmiş değil gelecektir
Olmuş olan değil olacak olandır
Bu yüzden ki felsefe bilimin de dinin de, insanca insanlığın da temelidir
Ve ne mutlu insanca insanlık için mağdur olmuş olanlara,
Yabancı hayranlığı toplumumuzda
Yabancılardan gelen herşeyi baştacı etme, doğrulama, üstün görme gibi
Başka yan hastalıklar, marazlar da yaratmakta
Bu nedenle yapabildiğim kadar yabancıların ünlü sözlerini eleştirmek için
Uğraşacağım ki sağlam sanılan şeylerin ne kadar çürük
Dik sanılan şeylerin ne kadar eğri
Güçlü sanılan şeylerin ne kadar zayıf
Doğru sanılan şeylerin ne kadar yanlış oldukları anlaşılabilsin
Ve yabancı hayranlığından vazgeçilip evrensellik içinde özgüçe
Evrensellik içinde yerelliğe yönelinsin
Bu bağlamdan olarak bu konuda ilk sözüm Nietzsche iledir,
Nietzsche deyilince ilk akıla gelen sözü
Hemen hemen sağcı, solcu, dinli, dinsiz her çevrede büyük etki yaptığını gördüğüm
''Beni öldürmeyen şey güçlendirir'' sözüdür,
Bu söz yanlıştır
Çünkü felsefeye, gerçeklere ve doğrulara aykırıdır
Çünkü bu söz cahil, cahil olmayan, barbar, medeni herkesçe kullanılabilir, sevilebilir
Oysa bir söz herkesin işine geliyorsa o söz felsefel ve dinsel açıdan doğru değildir
Bilimsel açıdan doğru da olsa
Örneğin bilimin ''Ellerini yıka'' sözünü herkes tutar, uygular
Ancak ''Sigarayı bırak'' sözüne uymak konusunda böyle bir yoğunluk yoktur
Ve dinin de ''Nefsi terk et'' sözüne pek uyan da yoktur
Yani bilime uymak tek başına yeterli değildir
Felsefeye ve dine de uymak gerekir
Yani bilimsellik ya da bilim düşünsel ya da ruhsal doğrunun ölçütü değildir tek başına
Ki din de bu yüzden vardır,
''Beni öldürmeyen şey beni güçlendirir'' sözü neden felsefeye aykırıdır
Çünkü bu söz güçlenmeyi felsefenin tanımladığı gibi felsefe, bilimsellik gücü
Dinin tanımladığı gibi ahlak ve ruh gücü olarak içermemektedir, tanımlamamaktadır
Yani güçlü olmayı beyine, ruha yani gerçeklere, doğrulara değil
Hayatta kalmaya yani bedene yani niceliğe yani tikelliğe bağlamaktadır
Yani düşünün aynı sözü felsefe, bilim ve ahlak ile ilgisi olmayan herkes de söyleyebilir
Bilimde doğruyu yanlış, doğru, iyi, kötü herkes savunabilir ancak
Felsefede ve dinde durum böyle değildir
Yani felsefe ve din yalnızca söze değil bir de beyine, ruha, kişiliğe, özel hayata bakar
Yani o söz yanlış, kötü herşeyi de doğrular, olumlular, savunur, korur
Yani örneğin sigara, içki, uyuşturucu, tırafik(trafik) kazası, bıçaklanma, kuşunlanma
Dövülme gibi şeyler karşısında hayatta kalmayı başaran herkes o sözü söyleyebilir
Ancak gerçek ki hayatta kalmak doğru, iyi, olumlu olmanın ölçütü değildir
Yani o sözü Hitler de söyleyebilir br başka zalim de
Ancak o sözü düşünür, alim, bilge, peygamber, evliya, derviş, felsefeci
Düşünce insanı kimseler söylemezler
Çünkü onlar var olmayı da güçlü olmayı da hayata, hayatta kalmaya, bedene
Niceliğe, tikelliğe değil
Doğru ve iyi düşünmeye, doğru ve iyi insan olmaya bağlarlar
Yani dokuz kurşun yemiş ölmemiş bir insan hayat karşısında güçlü olabilir
Ancak felsefe, bilim, din yani gerçekler ve doğrular karşısında
Eğer cehalet ve nefs içinde ise güçsüzdür, bir hiçtir
Yani anlaşılan ki Nietzsche yaşamayı ve güçlü olmayı
Felsefel, bilimsel, dinsel, beyinsel, ruhsal, kişiliksel açılardan
Yani bir düşünür, alim, bilge gibi değil
Bir savaşçı ya da mafya ya da barbar, ilkel, vahşi gibi düşünmüş ve dile getirmiştir
Yani bu söz güçlü olmayı felsefeye, bilime ve dine
Yani gerçeklere, doğrulara yani beyine, ruha, kişiliğe değil
Öldürmek isteyen şeye ve ölüme yani hayatta kalıp kalmamaya bağlar
Anlaşılan ki Nietzsche beyine, ruha yani felsefeye, bilimselliğe ulaşamamıştır
Ve hayatı ve var olmayı yalnızca nicel ve tikel açıdan değerlendirmiştir
Ki ''Tanrı öldü'' sözü de onun ne felsefeden ne bilimden ne dinden anlamadığını
Göstermektedir
Çünkü düşündüğü tanrı putatapıcılıktaki gibi bir ilahtır, düşüncedir, savdır
Zaten nerede Nietzsche varsa orada yoz insanlar vardır
Ancak yine de düşünmeye ve düşünce tarihine edebi bir katkısı olduğu için
Kendisine bir değer vermek zorunludur
Yani suç Nietzsche''de değil Nietzsche''ye dalkavulukta, yalakalıkta, çömezlikte, uşaklıkta
Adam düşünebildiği kadar düşünmeye çalışmış işte
Elinden geleni yapmaya çalışmış
Yerde ölü bir kuş varsa bu gökte uçan kuşların suçu değildir
Felsefe, bilim ve din hayatta kalmakla değil
Bilimsellikle, ahlakla, vicdanla, medenilikle ve nefssizlikle güçlülük ister
Felsefe, bilim, din savaş alanı değil düşünce alanıdır
Adam beyin zarı iltihabı olmuşsa adamın suçu ne
Bir kilo balın önünde taklalar atan sizler bilmelisiniz ki
İnsanlık için didinmiş her insan dünyanın tüm ballarından bile daha değerlidir
Konuya bir de bu açıdan bakın
Ve ülkemizdeki ''Yabancı olsun da ne olursa olsun'' yabancı hayranlığı artık yok edilmelidir
Kuşkusuz ki kendileri düşünen insanlar üretemeyen toplumlar
Düşünmesini bilmeyen toplumlar
Başkalarının düşünen insanlarıyla övünürler
Mala gelince yerli de
Biraz da yerli düşünürler, yerli alimler, yerli bilgeler üretin.
Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 26.10.17/10.26