Durum ki birileri hem Müslümanları bilim ve teknoloji konusunda üretici olmamaya
Hem de hem bilime ve teknolojiye hem de bilim ve teknoloji üretenlere karşı
Olmaya yönlendirmeye çalışmakta
Örnek ki 'Aşı düşmanlığı'
Yani hem aşı üretmiyorlar, hem de üretilen aşıya düşmanlık ettiriyorlar
Oysa Muhammed 'Bilim/İlim/İlm Çin'de de olsa gidip öğrenin' dedi,
Durum ki dini inançları cehalet, mantıksızlık, nefs, siyaset, ve özel sektör
Kendilerine doğru sündürmeye, esnetmeye, benzetmeye çalışmakta
Örnek ki Batıda, boyunları haç kolyeli bikinili sözde Hıristiyanlar(Hristiyanlar)
Kendilerine 'Hıristiyan' diyen siyasi partiler var
Oysa din ahlak, edeb, utanmak da demektir
Ve siyaset dine aykırıdır çünkü siyaset toplumu bölen
Ve insanları birbirlerine düşman eden yandaşlık, akıldışılık, bilimdışılık, ahlakdışılık
İnsanlıkdışılık dünyasıdır,
Yahudilerin temel özelliği dikkat, ve içsel dayanışmadır
Çünkü Yahudilerin, insanlarını var oluşlarından beri kayıt altına almaları bunun örneğidir
Yahudilerin kutsal kitabı tarihsel insanlarının soylarını tektek(tek tek) yazar
Yahudilerin içsel dayanışmalarının örnekleri ise kutsal kitaplarındaki
Örnek ki 'Yahudiden faiz almayacaksın, Yahudi olmayanlardan faiz alacaksın'
Ve 'Yahudiye bozuk et satmayacaksın, bozuk eti Yahudi olmayanlara satacaksın'
Gibi emirlerdir,
'Namaz' konusundaki ilk ilginçlik 'Na' ile başlamasıdır
Çünkü 'Na' ön eki Arabçada olumsuzluk belirtir
Örnek ki 'Müsait' sözcüğü(kelimesi) 'Uygun' anlamında
Ancak 'Namusait' sözcüğü 'Uygun olmayan' anlamındadır
Türk dil kurumu diyor ki 'Na ön eki farsçadır, müsaid ise Arabçadır'
Bu durumda 'Namüsait' sözcüğü yarı Farsça, yarı Arabça olmakta
Öyle ise 'Namaz' sözcüğündeki 'Na', ve 'maz' nedir
İlginç ki Türk dil kurumu 'Namaz sözcüğü Farsçadır' diyor
Tıpkı 'Peygamber sözcüğü Farsçadır' dediği gibi
Ancak Kuran Arabça olduğuna göre Kuran'da neden Arabça yerine Farsça yazsın
Bu durumda 'Demek ki Kuran'da namaz, ve peygamber yazmıyor' diye düşünülür
Acaba Türk dil kurumu mu yanılıyor
Çünkü 'Namaste/Namazte' sözcüğü 'Selamlamak, selam' anlamında Hintçe ise
'Namaz sözcüğü nasıl Farsça oluyor?' diye düşünülür
'Nazik' sözcüğü de Türk dil kurumu'na göre 'Farsça' imiş
Bu durumda açık ki 'Nazik' sözcüğü de 'Na' ve 'zik' sözcüklerinden oluşmakta
Ve 'Zik olmayan' anlamı içermekte, öyle ise 'Zik' nedir
Büyük olasılıkla 'Dik olmayan' anlamındadır yani 'Kaba, küstah, barbar, inatçı olmayan'
Anlamında, yani büyük olasılıkla Farsçaki 'Zik' Türkçedeki 'Dik' demek
Bir de Türkiye'deki 'Nazilli' ilçesi var, ve Türk dil kurumu'na göre 'Zil' de Farsça sözcük
Bu durumda 'Nazilli' sözcüğü de 'Zilli olmayan' anlamına gelmekte
Ve pek anlam içermemekte, acaba doğrusu 'Nazilli' değil mi
Ya da 'Na+zil' değil de 'Naz+il+li' mi yani 'Nazlı il, nazlı yer' anlamında mı
Öyle ise 'Namaz' sözcüğünün anlamı nedir, üstelik de 'Namas' Hintçe sözcük iken,
'Maz' sözcüğü Türkçede 'Su, kara(toprak)' gibi anlamlara geliyormuş
Bu durumda namaz sözcüğü 'Su olmayan' ya da 'Toprak olmayan' anlamına gelir
Bu durumda 'Acaba namaz susuz yani abdestsiz mi yapılır?'
Ya da 'Namaz toprak üzerinde yapılmaz
Namaz için bedeni örnek ki seccade, hasır, kilim, halı gibi şeylerle
Topraktan ayırmak mı gerekir?' diye düşünülür
'Maz' sözcüğü Letonca da 'Fazla değil' anlamına geliyormuş
Bir de Türkçede 'Kilim dokuyan insan' anlamına gelen 'Mazman' sözcüğü var
'Mazman'daki 'Kilim' anlamı namaz sözcüğündeki 'maz' ise bu durumda namaz sözcüğünün
Anlamı 'Kilimsiz' anlamına gelir yani 'Doğrudan toprak üzerinde' anlamına gelir
Bu durumda da 'Su, toprak' anlamına gelen 'Maz' sözcüğü ile çelişki, zıtlık oluşur,
Namaz konusunda sözsel sorunlardan başka bir de İslamsal sorunlar görülmekte
Ve bu sorunlar daha 'Ezan' aşamasında görülmekte
Çünkü hadis 'Ezanı makamsız okuyun' demekte
Ancak ezan da, Kuran da makamlı okunmakta
Hadis 'Gürültü yapan bizden değildir' demekte
Ancak ezan gürültü cihazı olan hoparlörlerle okunmakta
Durum ki hadislere gerekli önem, özen, duyarlılık gösterilmekte,
Namaz konusundaki bir başka yanlış da 'Namaz dinin direğidir' sözüdür
Çünkü Türk dil kurumu'na göre 'Direk' sözcüğü Türkçedir tıpkı 'Bayram' sözcüğü gibi
Bu durumda açık ki Kuran'da 'Direk' sözcüğü geçmez, Muhammed de 'Direk' demiş olamaz
Kuran'da 'Kurban bayramı, Ramazan bayramı' yazmaz
Muhammed de 'Kurban bayramı, Ramazan bayramı' demez
Bu durumda 'Acaba Türkiye'deki Müslümanlar mı yanılmakta
Yoksa birileri Türkiye'deki Müslümanları yanıltmaya mı çalışmakta?' diye düşünülür
Çünkü örnek ki Muhammed 'Sultanlarla düşüpkalkan alim bile hırsızdır' demesine karşın
Öz bebek kardeşlerini yani bebekleri
Öz çocuk kardeşlerini yani çocukları bile öldürtmekten çekinmemiş Osmanlı sultanıları
Baştaçı edilmekte, övülmekte
Bu durumda 'Acaba Türkiye'deki Müslümanlar mı yanılmakta
Yoksa birileri Türkiye'deki Müslümanları yanıltmaya mı çalışmakta?' diye düşünülür,
'Dinin direği nedir?' sorusunun yanıtı(cevabı) açık ki namaz değildir
Çünkü Muhammed örnek ki
'Alimin uykusu bile cahilin ibadetinden üstündür'
'Sofra hazırsa, sofradakileri bekletmeyin, namazınızı erteleyin'
'İlm öğrenmenin sevabı kırk yıl ibadetin sevabıdır'
Kılıç çekmeden, mızrak vurmadan, ok atmadan Allah yolunda bir saat durmak
Göz ucu kadar isyansız altmış senelik ibadetten üstündür' diyor ki bu hadis de 'Cihad'ı
Kılıç, kalkan, silah cihadı sananların da yanlış yolda olduklarını anlatır,
'Dinin direği'nin ne olduğunu
Dini tanımlayan Din hadisileri anlatmakta
Din hadisileri diyor ki 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük
Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik
Ve bunlarla inzivadır'
Bu durumda 'Acaba Türkiye'deki Müslümanlar mı yanılmakta
Yoksa birileri Türkiye'deki Müslümanları yanıltmaya mı çalışmakta?' diye düşünülür
Ki siyaset de, sultanlık da dine aykırı dünyalar olduğundan
Sultanları da baştaçı eden siyasetçilerin
'İnşallah, maşallah' demeleri durumu dine aykırılık oluşturması durumu da
'Acaba Türkiye'deki Müslümanlar mı yanılmakta
Yoksa birileri Türkiye'deki Müslümanları yanıltmaya mı çalışmakta?' diye düşünülmesine
Neden olur,
Durum ki Kuran harita gibi ise
Dini tanımlayan Din hadisileri de pusula gibidir
Yani dini tanımlayan Din hadisileri olmadan 'Din' diye doğru yere gidilmez
Öyle ki 'Din' diye, akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünya olan
Dine aykırı dünya olan siyasetin eline bile düşülebilir,
Din ezbere olmaz
Din gelenekle, görenekle, töreyle olmaz
Din dini tanımlayan Din hadisileri ile olur
Ancak okullarda din diye Din hadisileri'nin din tanımı değil
Mezhepçilik, tarikatçılık, cemaatçilik, gelenek, görenek, töre, siyasi yandaşlık
Bilimdışı, mantıkdışı, akıldışı şeyler öğretilmekte
Örnek ki sultanlar, sultanlık bile övülmekte,
Bilinmeli ki siyasetle yönetilen ülkelerde de
Siyasetçilerin 'İnşallah, maşallah' dediği ülkelerde de din doğru öğretilmiyor demektir
Çünkü zaten siyasetin kendisi dine aykırıdır,
Muhammed dünyaya boşuna gelmedi
Din hadisileri boşuna söylenmedi.
Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 4.12.22/03.54