Konutlar sarılmışlar akışkan sokaklara
Hayvanların kanlarını emen durgun ve utangaç keneler gibi
Sokaklarda, parklarda, arabalarda gezmekte sevdalar
Üstlerine basılmış akrepler gibi yamık yamık
Kiminin dışı kara sevdadan
Kiminin içi ağusundan
Körler var da görmemek için takmamışlar gözlerini sanki
Saklamışlar içlerine kıllı kulaklarının sımsıkı
Yüreğimin içi akrep dolu kova kova
Sevdalımın göz bebekleri gibi kara
Ve bir dansözün arsız, çıplak bedeni gibi oynak
Kurak topraklara koşan su gibi kendine tok ama kıvrak
Paylaşmaktalar en güçlü ağudan daha güçlü bir kara sevdayı
Ve en aşağılık hırsızlığı yasal ve kutsal sayarak
Kuytusunda sevdam kirpiklerimin
O rüyadasındır bu rüyadasındır diye kapı kapı gezmelerimin
Hesabını tutuyor rüyalarım
Kaçı sensin kaçı sensiz yitişlerim
Sen diye canımı kemirmelerim
Kaç çarmıh eskitti ruhum sensizlikte bilemezsin
Hafif, duyarlı, oynak memelerinde
Yargıç dudaklarım
Yaşama en büyük ihanetini sorgulayacak
Her nesneye sırt dönmüş ruhumun
Seni ne çok sevdiğimi
Gövdemi göğsünde bir kurban gibi öldürdükten
Ve bir leş gibi özeleştirime gömdükten sonra öğreneceğim
Dikensidir aşk acısı, ayrılık sancısı
Açmamakta direnen, kendini beğenmiş, saldırgan gülleri
Açmaları için süngü gibi zorlayan
Seni çok seviyorum çok
Bir, iki dar açı dışında
Nitel sorgulanması olanaklı, sınırı geçmiş
Ama süresi geçmemiş her geniş açıdan
Sokaklar sıvılıktan katılaşmış yolların , sıkılı çelik avuçlarında
Baş verip beş vermeyen para kasaları gibi
Koca, çelikten bedenim, küçücük yüreğimin
Sömürgesi
Felsefesiz sevda sevda sayılmaz
Yaşam da yaşam
Sevda ikiye bölünmez de
Bölünür sevgilinin boyundan aşağı ve boyundan yukarı diye gövdesi
Hani neresi, hani neresi
Tanıştırayım bizi bizle ey sevdiğim
Bu ben, bu sevdiğim, bu evimin duvarı, bu da
İlk ve son okuduğum ve en sevdiğim kitabımın kapağı
Yaşamak kimi için kitaba benzer kimi için de andırır hıyarı
Soyunmamalı insan kamusal alanda
Ne mini etek ne açık bacak ne açık göbek ne kısacık ve dar don
Ne bikini ne mayo ne askısı ortada sütyen ne her şey ortada
Ya tuz da yoksa
Sarıldın mı sevdiğine kamusal alanda
Kitabın kapağı gibi sarılacaksın, en değerli
En değerli kitabı tutar gibi tutacaksın elinden
Ne hıyarın kabuğu ne üçün biri gibi değil
Ya tuz da varsa
Kitabı çok baskı yapınca sevinen insanlar baskıya
Neden çok öfkelenirler
Onurlu, bilimsel, ulusal, mantıklı, evrensel baskıya
Üstelik bir de yandan geçmeyi , yandan yakmayı , yandan patlatmayı
Yandan çakmayı çok severler
Ve yan çizmeyi
Ve yan basmayı
Ve kalbura bastıyı...
Necdet Gürçiftçi
2010-Eylül tarihinde internette yayınlandı.