Kuran'da temel araç yani ikna aracı, ikna yöntemi kuşkuculuktur
Temel amaç ise var olan putçu inanca inandırmayı bıraktırıp
Allah'a inandırmaktır
Bunu da kuşkuculuk, kuşkulandırmak yöntemini kullanıp yapmaktır
Yani insanlarda kuşku yaratmak, kuşku oluşturmak yöntemidir
Ve kuşku da bireysel alanlarda kuşkusuz ki korkular da yaratır
'Ya Allah varsa, ya Öteki dünya varsa?' kuşkusu, düşüncesi, duygusu, sanısı, kaygısı
Yaratmak
Ve arkasından da olması gerektiği gibi
'Ya Allah varsa, ya Öteki dünya varsa?' korkusu yaratmak
Yani Kuran der ki 'En büyükten, en güçlüden kork ve ona boyun eğ'
Oysa bilim bunun tersini söyler çünkü bilim de kendisinden üstün
Güçlü, büyük olmasını istemez
Kuran örneğin 'Gökleri ayakta tutan Allah'tır'
'Denizlerde gemileri yürüten, gündüzleri ve geceleri yaratan Allah'tır
Allah olmasaydı bunlar da olmazdı' gibi sözlerle, savlarla
Var olana da yönelik kuşkuculuk, kuşku
Kendisine de yönelik kuşkuculuk, kuşku yaratmaya çalışır
Bu kuşkuculuk hem var olan yani eski inanç konusunda olumsuz bir kuşku
Hem de yeni olan inanç yani Kuran'ın doğru olabileceği konusunda
Olumlu kuşku yaratmaya yönelik kuşkulandırıcılıktır
Ve bu kuşkuya bir de Cehennem denilen korkutma, korku, tehdit
Cennet denilen nefs ile eşlik, pekiştirme, yönlendirme yapmak vardır
Ancak Kuran var olandan kuşku duyulmasını ister
Kendi söylediklerinden kuşku duyulmasını istemez
Yani Kuran'da tek yanlı, bilimsel olmayan kuşkuculuk vardır
Çünkü bilim kendi söylediklerinden bile kuşku duyulmasını ister
Bilim ile dini inanç arasındaki temel fark da budur zaten,
Bible'da(İncil'de) ise kuşkuculuk ve kuşku yaratmak insanlara
Yani sözlere yani Musevilere yöneliktir yani Musevilerden yani insanlardan kuşku duymayı
Yaratmaya yöneliktir
Bible'da ilahtan kuşku duymaya yöneliklik yoktur
Tora'da(Tevrat'ta) ise firavundan yani insanlardan ve firavunun ilahından
Yani eylemlerden çünkü firavunun Mose'ye(Musa'ya) söyleyebildiği
Söyleyebileceği hiçbir mantık sözü yoktur
Çünkü firavunun inancı söze değil yalnızca yapmaya yani eyleme
Yani yalnızca tapınmaya yöneliktir
Bu nedenle Tora hem Kuran'daki hem de Bible'daki kuşkuculuğu kapsayan
Bir kuşkuculuğa sahiptir
Ancak Kuran hem var olan ilahlardan hem sözlerden hem eylemlerden
Kuşku duymayı sağlamaya yöneliktir,
Ve ne yazık ki 21. yüzyılda bile hala dini inançlar din sanılmaktadır
Din sayılmaktadır
Oysa dini tanımlayan Din hadisileri'nden bu yana din başkadır, dini inanç başkadır
Bu yüzden ben Din hadisleri doğrultusunda
Hiçbir dinden olmayan dinliyim
Yani hiçbir dini inançtan olmayan dinli
Yani gerçek, doğru dinden olan dinli
Yani din hadisileri'nin tanımladığı gibi bir dinli,
Oysa dini dünyada ilk kez açıkça tanımlayan Din hadisileri'nde
Hem böyle şeyler yan, korku, korkutma, nefs yoktur
Hem de bu hadisler böyle şeylere karşıdır
Dini tanımlayan Din hadisileri der ki
'Din bilimdir, ahlaktır, vicdandır, merhamettir, dürüstlüktür, adilliktir
Nefssizliktir, inzivadır'
Yani bakın hiç korku, korkutma, nefs yok,
Gerçek ki doğru dini tanımlayan yalnızca Din hadisileri'dir
Din hadisileri'nin dışındaki dinle ilgili herşey yalnızca dini inançtır
Çünkü bilimde 'Herşey' olmaz ancak inançta 'Herşey' olabilir
Çünkü bilimde mantık, tutarlılık gerekir ancak inançta gerekmez
Bu yüzden Din hadisileri açısından baktığımızda gerçek ki
Dünyada henüz gerçek, doğru din yoktur
Yalnızca dini inançlar vardır
Ve birgün dünyada mutlaka din olarak yalnızca Din hadisileri olacaktır
Ne mutlu dünyada, tarihte ilk kez dini bilim olarak tanımlayan
Dahi Araba
Kuşkusuz ki O insanlığa dini tanımlayan Din hadisileri ile en büyük iyiliği yapmıştır
Ve bu yüzden de tarihin, insanlığın en büyük dahisidir
Ancak siyasetçiler başta olmak üzere, işlerine gelmeyenler
Din hadisileri'nin öğrenilmesini istemezler, engellerler
Ve insanlara, toplumlara, insanlığa din diye
Din hadisileri'ne aykırı, zıt şeyler öğretirler
Kuşkusuz ki onlar dinin en sevmediği insanlardır
Ve onlar da birgün mutlaka yok olacaklardır
Ve insanlık din hadisileri ile birgün mutlaka
Yeniden, dostça ve sonsuza kadar doğacaktır.
Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 29.1.18/14.32