Çok düşünen insan az, ve yavaş konuşur
Çünkü hem harılharıl(harıl harıl) düşünmekten, konuşmaya zaman ve olanak bulamaz
Hem de söyleyeceği her sözcüğü bile kılıkırkyarıp(kılı kırk yarıp) iyice düşünür
Mantıksız ya da yanlış konuşmak istemez
Yani söyleyeceği her sözcüğün sorumluluğunu taşır
Yani harılharıl düşünmeyen insan da harılharıl çok konuşur, ve makineli tüfek gibi konuşur
Çünkü düşünmeye gereksinimi yoktur,
Ahlak beyinin, insanlığın, ve evrenin nitel zirvesi ise
Bilim de nicel zirvesidir
Yalnızca ahlaklı olmak yetmez, bilimsel olmak da gerekir
Yalnızca bilimsel olmak yetmez, ahlaklı olmak da gerekir
Bu nedenle Muhammed de, Atatürk de yalnızca 'Önce bilim' de, 'Önce ahlak' da değil
'Önce bilim ve ahlak' dedi,
Üniversite demek iş kapısı, para kapısı, makam kapısı ya da bilim kapısı değil
Evren, ahlak, onur, ve insanlık kapısıdır da
Üniversitenin de, üniversiteli olmanın da nitel onuru vardır
O da evrensel, bilimsel, mantıklı, tarafsız, dünyayı aşmışlık, ve ahlaklı olmaktır
Yani üniversiteye yalnızca beden değil ruh da gitmelidir
Üniversiteye yalnızca bilgi değil düşünürlük, alimlik, alimelik, bilgelik de dahildir
Yoksa üniversite mezunu olmak üniversite diplomalı lise mezunu olmak gibi olur,
Alt çenenin nicel düşüklüğü beyinsel yetersizlik belirtisi olabilir
Örnek ki şizofrenide olabileceği gibi
Bir de insan dişisi için kullanılan çenedüşüklüğü(çene düşüklüğü) var
Bu şiir işte böyle bir çene düşüklüğünü anlatır,
Birbirlerini çok seviyorlardı ve ikisi de üniversite mezunu idi
Ancak kadın üniversiteyi neresi ile okumuş belli olmayan
Üniversiteye sırf işe girmek, para kazanmak için gittiği açık olan
Hem çok cahil, hem çok mantıksız
Hem de çenesidüşük, dırdırcı, makineli tüfek gibi konuşan ancak boş
Yani toplumu, ülkeyi, insanlığı, bilimi, insanları, akılı ilgilendirmeyen şeyler konuşan
Genel kültürsüz, hiç kitap okumayan, astrolojiye inanan
Tecrübe, kıyafet, sıhhat sözcüklerini bile Türkçe sanan
Özeleştirisiz, ve eleştirilmeye kapalı biri idi
Öyle ki nerede ise dünyanın düz olduğunu sanan, dünyayı cinlerin yönettiğini sanan
Tıp(Tıb), bilim, ve ilaç yerine dua ve 'şifalı' denilen bilimdışı şeyleri kullanmaya çalışan
İshalde ilk yardımı bile bilmeyen biri idi
Koca ise mantıklı, bilimsel, az konuşan, kitap okuyan, çok düşünen biri idi
Yani kadının çeneye, kocanın ise sessizliğe gereksinimi vardı,
Koca baktı ki olmayacak, kadını çok sevmesine karşın sırf çenesi, mantıksızlığı
Ve cehaleti yüzünden boşanmaya karar verdi
Ancak kadın da kocasını çok seviyordu, öyle ki onsuz yapamazdı
Ve bir hastahaneye gidip, konuşma merkezini etkisizleştirtti
Artık hiç konuşamıyordu,
Kocası boşanmaktan vazgeçti
Ve birlikte çok mutlu yaşamayı sürdürdüler.
Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 14.10.21/05.31