Osmanlı imparatorluğu
Felsefe, bilim ve dini tanımlayan Din hadisileri açısından 1 ton kömür idi
Mustafa Kemal Atatürk o bir ton kömürden bir kilo elmas çıkardı
Mustafa Kemal Atatürk'ün yaptıklarını anlamak için
Nitel yüksek zekaya gerek olduğundan
Nicel yüksek zekaya sahip olan Osmanlı hanedanlığı'cıları
Mustafa Kemal Atatürk'ü anlayamadılar
Ve
'1 ton, 1 kilodan büyüktür
Bize bir ton kömürümüzü ver
Biz bir kilo elması istemeyiz
Çünkü ton, kilodan büyüktür' dediler
Kuşkusuz ki cehalet ve nefs için nicelik nitelikten daha önemli
Ve daha üstündür,
Ve Osmanlı hanedanlığı'cıları niteliği anlayamadıkları için
Kendilerine nicel ülküler buldular
Onlardan biri de 'Kızıl elma' dedikleridir,
Felsefel açıdan kısaca, genel olarak 'Kızıl elma' nedir diye bakıldığında
Ya savaşla, kanla kızıla boyanacak bir dünya anlaşılır
Ya da Kızıl elma kültüründen biraz yararlanılırsa
Hem 'Kızıl elma'nın, batımında kızıl bir renk alan güneşin battığı yere kadar dünya arazisi
Ve dünyanın düz olduğuna inanıldığı anlaşılır
Ki zaten Semavi din denilen dini inançlarda dünyanın düz olduğuna inanılır,
Yani iki açının hangisinden bakılırsa bakılsın
Kızıl elma'da dünyayı elegeçirmek(ele geçirmek) nicel ve nefs hayali vardır
Yani felsefe, bilim ve Din hadisileri öğrenmek amacı değil,
Açık ki cehalet ve nefs siyasi iktidar haline geldiğinde
Toplumlarına felsefe, bilim ve Din hadisileri yerine
Felsefeye, bilime, Din hadisileri'ne aykırı, zıt
Dünyevi, nicel, nefssel amaçlar verip zavallılığını altın bir küre olarak
Sunmak hevesine girmektedir
Ki Örneğin 3. Aleksandros'ta(Büyük İskender'de) da
Hitler de bu durum yaşanıldı,
Atatürk Türkiyesi Türkiyesi'nde
Demokrasi, laiklik, bilimsellik karşıtı güçler
Yani felsefeden, bilimsellikten ve Din hadisleri'nden anlamayan güçler de
Varlıklarını sürdürebilmek için
Felsefeye, bilimselliğe, Din hadisileri'ne sarılmak yerine
Yandaşlarına ve topluma 'Kızıl elma' diye
Osmanlı hanedanlığı döneminde
İşgalcilik, yayılmacılık
Yani başka halkların, milletlerin, insanların vatanlarını
Fetih adı altında ellerinden almak olarak ortaya çıkmış olan
İnsanlıkdışı, akıldışı, dindışı, ahlakdışı bir amaç ortaya koymuşlar ki
Bunun asıl amacı belli ki başkalarının vatanlarını ellerinden almaktan önce
Atatürk Türkiyesi'ni yok etmek, yıkmak amacı taşımaktadır
Yani Kızıl elma milliyetçiler için, dünyadaki tüm Türkleri
Bir devlet, bir millet, bir bayrak altında toplamak amacı iken
Açık ki milliyetçiliği red eden, milliyetçiliği kafatasçılık olarak gören
Osmanlıcılar için Kızıl elma tüm dünyayı ele geçirmek amacıdır
Ki Yahudilerin de ana, asıl amacı da zaten dünyayı ele geçirmektir
Bu açıdan Osmanlıcı Kızıl elma'cılığın Yahudilik ile benzerlik içinde olduğu
Ve bunun da bir dünya savaşına yol açmak olduğu ortadadır
İşte bu yüzden ki hep bir üçüncü dünya savaşı hayalinde olan Batı
'Yurtda barış, dünyada barış' diyen Atatürkçüleri
Değil de 'Yurtda barış, dünyada barış' demeyen
Osmanlıcıları desteklemiştir, desteklemektedir,
Kuşkusuz ki hem taht için ya da 'Devlet bekası' için bile olsa
Bebekleri, çocukları öldürmek, öldürtmek
Ne felsefede vardır ne bilimde ne Din hadisileri'nde
Kaldı ki Osmanlı hanedanlığı'nın başkalarının vatanlarını fetih adı altında
İşgaline karşın
Mondros anlaşması sonucunda düşmanların Anadolu'yu
Ve öyle ki İstanbul'u işgali karşısında sessiz kalmaları
O bebeklerin, çocukların gerçekte 'Devlet bekası' için değil
Sultanların kendi canlarını kurtarmak için
Öldürttüklerini kanıtlamaktadır
Yani gerçek ki Osmanlıcılık da Osmanlıcı Kızll elma da nefs kültürüdür,
İslamiyet dini inancında vatan yoktur
Çünkü İslamiyet dini inancına göre tüm dünya 'Kıyamet' ile yok olacaktır
Ve kimse de vatanının yok olmasını, yok edilmesini istemez
Yani Din hadisileri'ni dışarıda bıraksak bile İslamiyet dini inancında
Zaten vatan diye birşey yoktur
Dolayısıyla 'Millet' diye de birşey yoktur
Demek ki Osmanlıcı Kızıl elma'cılar İslamiyet dini inancını bile
Doğru ve iyi bilmemektedirler
Bilselerdi zaten İslamiyet'te hangi nedenle olursa olsun
Bebekleri, çocukları, anneyi, babayı öldürmek ya da öldürtmek olmadığını bilirler
Ve bunları yapmış olan Osmanlı hanedanlığı'nı savunmazlardı
Yani belli ki Osmanlı hanedanlığı da Osmanlıcılık da
İslamiyet ve Türklükle ilgisiz şeylerdir
Öte yandan işin içine felsefeyi, bilimi ve Din hadisileri'ni de sokarsak
Bunlarda da başkalarının vatanlarını üstelik de haraca bağlamak için
işgal etmek asla yoktur
Yani Osmanlı hanedanlığı'nın ve Osmanlıcıların yalnızca İslamiyet dini inancı ile değil
Felsefe, bilim ve Din hadisileri de ilgisi yoktur,
Gerçek ki insan ve insanlık için tek doğru yol
Ayvayı yememek elma, armut gibi şeyler
Ya da başkalarının vatanlarını işgal etmek, ele geçirmek değil
Felsefe, bilim ve Din hadisileri'dir
Bu yüzden felsefe, bilim ve Din hadisileri diyor ki
Kızıl elma gerçekte Kızıl ayva'dır
Ancak siyaset ve Osmanlıcılık cehalet ve nefs yani
Felsefeye, bilime ve Din hadisileri'ne aykırı en büyük şeyler olduklarından
Felsefe, bilim ve Din hadisileri yerine
İşte böyle dünyevi, maddi, nicel şeylere yönelirler, sarılırlar,
Gerçek ki Semavi dini inançlara göre yalnızca şeytan değil
İnsan da kovulmuş olandır
Ve bu kovuluştan tek kurtuluşu da dünyevi, maddi, nicel şeylere
Cehalete, nefse, siyasete, ticarete sarılmak değil
Felsefeye, biliem, Din hadisileri'ne sarılmaktır
Zaten biliyorsunuz Semavi dini inançlara göre biri bay biri bayan ilk iki insan da
Elmayı yedikleri için kovulmuşlardır
Elmayı yiyip kovulmuş olan insanlar tuhaf ki kovuldukları dünyada da
Felsefeye, bilime ve din hadisileri'ne sarılmayıp
Bu kez de ayvayı yemek için uğraşmaktadırlar
Ey insanlık insanca bir dünya istiyorsan
Elmada ayvada değil
Felsefede, bilimde, Din hadisileri'nde toplan,
Tuhaf şey hem komünistlere 'Kızıl' diye saldırırlar
Hem de kızıl elma peşinde koşarlar
Cehalet işte
Gel de bunlardan hayr bekle
Belli ki şeytan bu kez de onlara ayvayı elma diye göstermektedir.
Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 15.3.18/13.44