Ülke soyuluyormuş, çeneler çift tokmaklı davul
Ruhlar giydiriliyor paslı demirden kafes, ağızlar kilitli bavul
Herşey maddiyata indirgenmiş, yalnız siyaset değil sanat bile
Ruh sürüngenleşmiş ki uçurmaya yetmez bin kanat bile,
Ülke soyulursa yine dünyada kalır, Mars'a gidecek değil ya bavul bavul
Nefsin elinde doldurulacak dolmaz bir kasa, umurda değil asa masa
Beyin maddiyat düşünür, ruh maneviyat
Nefse gelince oyna hopla zıpla tepin
İlime, ahlaka, edebe, vicdana gelince, umurunda mı salağa yat,
Hayvandan ne farkın kalır, ruhun değil de bedeninse evin
İnsanca insan olmak istiyorsan parayı malı nefsi serveti değil ilimi görünce sevin
Koltuğu olma dünya denilen kor yiyip içen devin
Ruhun giderse düşün geriye kalır neyin
Odun gibi taşınan beden değil insanı insan yapan, bedenin üstündeki ruh taşıyan beyin,
Salatalığı soyunca ne salatalık medeni olur ne salatalığı yiyen
Kestanede de var kirpide de diken
İnsanlık öyle çürümüş ki edebli tende ise saçlar sakallar oluyor diken diken,
Dere boyu nazeler
Nereye gidiyor bu tazeler
Dünyayı paylaştıkları, hayatı çürüttükleri yetmedi
İnsanlığı da yok ediyor kepazeler.
Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 23.5.16/18.27