Bir kelebek ki kendini çok güzel görürmüş, çok kibirliymiş
Bülbül ki sesini çok güzel bulurmuş ve çok kibirliymiş
Bunlar birgün
''Gel dinli olalım'' demişler,
Ve birbirlerine sormuşlar
''Peki ancak biz dini bilmeyiz, nasıl dinli olacağız?'',
Kendilerine dini öğretecek birilerini aramaya başlamışlar
Ve bir dilenci ile karşılaşmışlar
Dilenciye
''Dilenci kardeş, sen fakir ve yalın birisin
Gerçekler, doğrular olsa olsa sende daha iyi olur
Bize din nedir öğretir misin?'',
Dilenci demiş ki
''Din dilencilere sadaka vermektir'',
Gül ile bülbül başlamışlar dilencilere sadaka vermeye,
Onları gören bir kasap demiş ki
''Siz ne yapıyorsunuz?''
Onlar da demişler ki ''Dinli olmak için sadaka veriyoruz'',
Kasap demiş ki
''Hayır din sadaka vermek değildir et vermektir''
Kelebek ile bülbül başlamışlar kasaptan et alıp
Et dağıtmaya,
Onları gören bir puta tapıcı demiş ki
''Siz ne yapıyorsunuz?''
Demişler ki ''Din et vermektir, dinli olmayı öğreniyoruz'',
Puta tapıcı demiş ki
''Hayır din puta tapmaktır, kendinize bir put yapın ve sabah akşam
Gece gündüz ona tapın'',
Kelebek ile bülbül kendilerine bir put yapmışlar
Ve başlamışlar sabah akşam, gece gündüz ona tapmaya,
Onları gören bir alim şöyle demiş:
''Siz ne yapıyorsunuz?''
Demişler ''Din puta tapmaktır, dinli olmayı öğreniyoruz'',
Alim demiş ki ''Hayır din böyle olmaz
Ancak siz dinli olamazsınız'',
Kelebek ve bülbül şaşkınlık ve üzüntü ile sormuşlar:
''Peki neden?'',
Alim demiş ki
''Din bilimdir ve bilim akıl ister
O da kelebeklerde ve bülbüllerde olmaz.''.
Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 6.9.17/13.00