Çıplak, yarı çıplak fotoğrafları
Telefon numaraları
Ücret tarifeleri ve koşulları ile
İnternetde görüyorum bol bol bolca
Rahatça kendini tanıtan ve müşteri arayan fahişeleri
Ücret tarifelerine bakınca görüyorum ki
Fahişeler bile beğenmiyor
Senin ahlaklı, onurlu, gururlu
Aile babası, aile anası, emekçi işçilere verdiğin asgari ücreti,
Yazmışlar fahişeler ücret tarifelerini
Sanki kasap reyonu gibi
4-5 yıldızlı otel isteriz diyorlar
Saati 300 liradan aşağı çalışmayız diyorlar
Yani senin ahlaklı, onurlu, edebli, kuzu gibi işçilerine
Günde en az sekiz saatden ve haftada en az beş gün çalışmak koşulu ile
Bir ayda verdiğin ücreti 2.5 saatde istiyorlar
Üstelik de 4-5 yıldızlı otellerde çalışmak koşulu ile
Yazık
Yazık
Bir de buna demokrasi, özgürlük, hür teşebbüs
Özel sektör, uygarlık, çağdaşlık, kalkınma, büyüme
Güçlü devlet, güçlü ekonomi, hukuk devleti diyorsunuz
Demokrasi bu kadar ucuz da
İnsan hayatı, insan ahlakı, insan onuru da mı bu kadar ucuz?
Yazık
Yazık,
Ülkenin bu durumuna yazık
Ülkenin bu durumuna
Halkın, ulusun
Gerçek emekçinin bu durumuna yazık,
Bir köpek yavrusu bile yalnızca süt değil özgürlük de ister
Bir köpek yavrusu bile yalnızca yemek değil sevgi de ister
Peki bu düşük, gülünç, köle tarifesi gibi
Asgari ücretle mi vereceksiniz işçilere özgürlüğü ve sevgiyi?
Fahişeler bile saati 300 lira ister iken
Fahişeler bile 4-5 yıldızlı otel ister iken
İşçiler mi istiyor bir fahişenin bir gecede aldığı paranın yarısını
Üstelik de hergün en az sekiz saat çalışarak
Bir ayda almayı?
Fahişelere saatde 300 lira verenler
Fahişeleri 4-5 yıldızlı otellerde
Gösterişli, çok pahalı, lüks konutlarda yaşatanlar
Biribirinden edebi, cilalı, sanatsal, uçuk övgüler düzenler utanmıyorlar mı
İşçilere hergün sekiz saat çalıştırıp
Ayda 800 lira vermeye
Ve işçileri gecekondularda, yokluk
Ve aşağılanmalar içinde yaşatmaya?
Yoksa işçiler para, özgürlük ve sevgi sevmiyorlar mı?
Yoksa işçiler para, özgürlük, güzellik, övgü ve sevgi sevmez mi?
Eskiden ahlakdışı insanlar, fahişeler, pezevenkler, sapıklar utanır
Ahlaklılar, onurlular, edebliler, iyi insanlar övünür ve övülürdü
Şimdi ise tersi oldu
Ahlak dışı insanlar her yere bayraklarını dikdiler
Ahlaklı insanlar sokağa çıkamaz oldu
Çıkarsa da benim gibi başı önde, sinir ve utanç içinde yürür oldu
Amanın o fahişelere, pezevenklere, açık saçıklara,sapıklara
Ne saygılar ne saygılar, ne sevgiler ne sevgiler
Ne övgüler, ne övgüler
Dünya tersine dönüyor dedikleri bu olsa gerek,
Bir yanda Atatürk, bilimcilik ve vatan düşmanları, gericiler, yobazlar
Boş inançlılar
Bir yanda fahişeler, pezevenkler, sapıklar, yabancı kültür uşakları
Yabancı ekonomi, yabancı sanat, yabancı eğitim, yabancı ödül
Yabancı iş, şirket, ticaret, yabancı sözcük uşakları
Yeter be yeter artık
Böyle demokrasinin vücudunda bel soğukluğu, firengi, aids
Bit, pire, kene, uyuz olur
Böyle demokrasinin beyininde
Alzheimer, şizofreni olur,
Baba beni niye okutdun diye sorardım hep
O da hep, adam ol diye yavrum, derdi
Şimdi anlıyorum ki ben gerçekde
Bu yoz düzene boyun eğmemek için okumuşum
Anlıyorum ki asıl adam olmak
Bu yoz düzene boyun eğmemek imiş,
Sokakta yürüyorum
Önümden ezik büzük, yorgun argın, bakımsız, çelimsiz
Hayatdan bıkkın işçiler
Ve son model arabaları içinde mutlu, gösterişli giyimli, bakımlı
Modaya uyan, dünyaya meydan okur gibi sırıtan
Kimi üniversite diplomalı fahişeler
Pezevenkler, sapıklar geçiyor
Utanmak fare deliklerine sığınmış
Kendini güneş, ay, yıldız, gökkkuşağı sanan utanmazlık
Pisikopatlık, sosyopatlık, yozluk geçiyor,
Ey Sakarya
Mustafa Kemal Atatürk senin başını yukarı kaldırmışdı
Şimdi yine yüz üstüsün
Sen yine kendi kendine küstüsün
Ancak sen bil ki hiç kurumayacaksın Sakarya
Çünkü ben çok
Ben çok
Ben çok
Hergün, her an ağlayacağım
Senin üstüne binip rodeo yapanlardan
Amerikan bayrağı, Avrupa bayrağı, Arab bayrağı taşıyanlardan değil
Seni sırtında taşıyan Mustafa Kemal Atatürk'lerden olacağım.
Necdet Gürçiftçi
14-Ekim-2012 tarihinde internette yayınlandı.